SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Üç Boğaz’ı üçe katlayacak proje: Enerji mi, jeopolitik hamle mi?

Haber görseli

Çin, Tibet Özerk Bölgesi’nde Yarlung Tsangpo Nehri’nin alt kesiminde yer alan Medog bölgesinde dev bir hidroelektrik projesini hayata geçiriyor. Resmi açıklamalara göre yaklaşık 168 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip proje, tamamlandığında kurulu güç bakımından dünyanın en büyük hidroelektrik tesislerinden biri olacak.

60 GİGAVATLIK DEV PROJE

Planlanan tesisin toplam kurulu gücünün 60 gigavat seviyesinde olması tahmin ediliyor. Bu kapasite, Çin’in halihazırda en büyük hidroelektrik santrali olan Üç Boğaz Barajı’nın üretim seviyesinin yaklaşık üç katına karşılık geliyor. Yıllık elektrik üretiminin 300 milyar kilovatsaat civarında gerçekleşmesi hedefleniyor.

Proje, Yarlung Tsangpo Nehri’nin “Büyük Bükülme” olarak adlandırılan ve yaklaşık 2 bin metrelik yükseklik farkına sahip bölümünde inşa edilecek. Nehrin belirli kesimlerinin tüneller aracılığıyla dağlık alanlardan geçirilerek beş kademeli hidroelektrik santrale yönlendirilmesi planlanıyor. Sistemin toplam uzunluğunun yaklaşık 150 kilometreye ulaşabileceği ifade ediliyor.

ENERJİ, YAPAY ZEKA VE SANAYİ STRATEJİSİ

Çin yönetimi projeyi, karbon emisyonlarını azaltma ve enerji güvenliğini güçlendirme hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Elektrikli araç üretimi, sanayi kapasitesi ve enerji yoğun yapay zeka altyapılarının artan elektrik ihtiyacının bu tür büyük ölçekli projelerle karşılanması amaçlanıyor.

Resmi söylemde proje, “temiz enerji dönüşümü” ve uzun vadeli enerji arz güvenliği bağlamında ön plana çıkarılırken, Tibet’in aynı zamanda yüksek irtifa yenilenebilir enerji ve veri merkezi üssüne dönüştürülmesi planları da gündeme geliyor.

STRATEJİK VE ULUSAL GÜVENLİK BOYUTU

Uzmanlara göre proje yalnızca enerji yatırımı değil, aynı zamanda jeopolitik bir adım niteliğinde. Tibet bölgesi, Hindistan ile tartışmalı sınır hattına yakın konumda bulunuyor. Bu nedenle inşa edilecek altyapının, Çin’in sınır güvenliği ve bölgesel kontrol politikaları açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Hindistanlı bazı yetkililer, Himalayalar’daki büyük ölçekli altyapı projelerinin stratejik olarak konumlandırıldığına dikkat çekiyor.

SINIR AŞAN SU TARTIŞMASI

Yarlung Tsangpo Nehri, Tibet’ten sonra Hindistan’a Brahmaputra adıyla giriyor ve Bangladeş’e kadar uzanıyor. Bu durum projeyi bölgesel su güvenliği açısından hassas hale getiriyor.

Hindistan ve Bangladeş tarafında, su akış rejiminde olası değişikliklerin tarım, balıkçılık ve içme suyu kaynakları üzerinde etkili olabileceği yönünde endişeler dile getiriliyor. Bazı uzmanlar, barajın sel kontrolü açısından fayda sağlayabileceğini belirtse de, şeffaf veri paylaşımı olmadan risklerin tam olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çiziyor.

EKOLOJİK VE JEOLOJİK RİSKLER

Proje alanı, dünyanın en derin kanyonlarından birine ev sahipliği yapan ve zengin biyolojik çeşitliliğe sahip bir bölge olarak biliniyor. Bengal kaplanı, bulutlu leopar ve kırmızı panda gibi türlerin yaşam alanlarının etkilenebileceği belirtiliyor.

Ayrıca bölge; deprem, heyelan ve buzul gölü taşkınları gibi doğal afet risklerinin yüksek olduğu bir coğrafyada yer alıyor. Uzmanlar, gelişmiş mühendislik çözümlerine rağmen bu tür risklerin tamamen ortadan kaldırılamayacağına dikkat çekiyor.

YEREL HALK VE SOSYAL ETKİLER

Projenin, özellikle Monpa ve Lhoba gibi azınlık toplulukları dahil olmak üzere on binlerce kişinin yer değiştirmesine yol açabileceği ifade ediliyor. Çinli yetkililer, yeni yerleşim alanları ve ibadet yerleri inşa edileceğini açıklarken, sosyal medyada bazı yerel sakinler taşınma sürecinin yarattığı belirsizliklere dikkat çekiyor.

BÖLGEDE “BARAJ YARIŞI” 

Medog projesi, yalnızca bir enerji yatırımı değil; Asya’da su yönetimi, sınır güvenliği ve dijital altyapı stratejilerinin kesişim noktasında yer alan uzun vadeli bir güç projeksiyonu olarak değerlendirilirken projenin etkileri, tamamlanma süreci ilerledikçe bölgesel dengeler üzerinde daha net görülecek.

Haber Merkezi