SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Yapay resif etkisi: Rüzgar santralleri denizi dönüştürdü

Haber görseli

Yeni bilimsel araştırmalar, deniz üstü (offshore) rüzgar santrallerinin yalnızca enerji üretmekle kalmadığını, aynı zamanda su altı ekosistemlerini beklenmedik biçimde güçlendirdiğini ortaya koydu. Türbin temellerinin deniz tabanında yarattığı yapısal alanlar, birçok deniz canlısı için yeni bir yaşam alanına dönüştü.

TÜRBİN TEMELLERİ YAPAY RESİF GİBİ ÇALIŞIYOR

Araştırmalara göre rüzgar türbinlerinin deniz tabanına oturan pürüzlü beton temelleri, deniz süngerleri, yosunlar, algler ve midyeler gibi hareketsiz canlıların hızla tutunmasına olanak sağlıyor. Bu canlıların çoğalmasıyla birlikte türbin çevresi, yapay resif işlevi gören bir ekosistem merkezine dönüşüyor.

BALIK TÜRLERİ ARTIYOR, BİYOKÜTLE İKİ KATINA ÇIKIYOR

Saha gözlemleri, rüzgar santrallerinin bulunduğu bölgelerde balık türü çeşitliliğinin belirgin biçimde arttığını gösteriyor. Bilim insanları, bu alanlardaki biyokütle miktarının, benzer özelliklere sahip komşu deniz bölgelerine kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla olduğunu tespit etti. Bu durum, küçük organizmalardan büyük avcılara uzanan sağlıklı bir besin zincirinin oluştuğunu gösteriyor.

BİYOÇEŞİTLİLİK İÇİN YENİ BİR NEFES ALANI

Uzmanlara göre türbin temellerinde gelişen süngerler ve algler, yalnızca kendi başlarına değil, çevrelerindeki tüm deniz yaşamı için korunaklı ve besin açısından zengin bir ortam oluşturuyor. Böylece rüzgar santrali sahaları, zamanla doğal deniz yaşamını destekleyen mikro ekosistemler halini alıyor.

GEÇMİŞTEKİ YAPAY RESİFLERLE BENZER ETKİ

Daha önce batık gemiler veya petrol platformları gibi yapılarla oluşturulan yapay resiflerin deniz yaşamını zenginleştirdiği biliniyordu. Araştırmalar, offshore rüzgar türbinlerinin temellerinin de benzer bir etki yarattığını ve deniz canlıları için güvenli bir yuva sunduğunu gözler önüne serdi.

ÇEVRESEL RİSKLER VE BİLİMSEL TEMKİN

Bununla birlikte bilim insanları, türbin inşaatı sırasında deniz tabanında oluşabilecek tahribat ve metal aksamların zamanla yaratabileceği korozyon ve toksik sızıntı risklerine de dikkat çekiyor. Ancak güncel çalışmalar, bu risklerin doğru planlama ve izleme ile yönetilebileceğini; buna karşılık ekosistem kazanımlarının uzun vadede daha baskın olabileceğini gösteriyor.

ENERJİ ÜRETİMİNDEN ÖTE: EKOLOJİK KATMA DEĞER

Uzmanlar, elde edilen bulguların offshore rüzgar santrallerini yalnızca birer yenilenebilir enerji yatırımı olmaktan çıkarıp, aynı zamanda deniz ekosistemlerini destekleyen çevresel altyapılar olarak yeniden değerlendirmeyi gündeme getirdiğini belirtiyor.

Haber Merkezi

Küfür, hakaret ve spam yayınlanmaz.