SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Yapay zeka için nükleer şart mı?

Haber görseli

Yapay zeka sistemleri ve dev veri merkezlerinin hızla büyümesi, enerji güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ankara Üniversitesi Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fethi Candan ile Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Bölümü Dr. Ahmet Kağan Mercan, artan elektrik talebinin enerji sistemlerinde nasıl bir dönüşüm yarattığını Enerji Haber’e değerlendirdi.

“ASIL MESELE SADECE BAZ YÜK DEĞİL”

Dr. Fethi Candan’a göre tartışma yalnızca yeni baz yük santralleri kurmakla sınırlı değil. Asıl mesele enerji sisteminin güvenilirliği ve esnekliği. Candan, veri merkezlerinin kesintisiz çalıştığını hatırlatarak: “Bugün daha doğru kavram baz yükten ziyade temiz ve güvenilir güç, güçlü şebeke altyapısı ve esneklik üçlüsüdür” dedi.

Candan’a göre veri merkezlerinin oluşturduğu baskı yalnızca elektrik üretiminden değil; yerel şebeke kapasitesi, güç kalitesi ve 24 saat temiz enerji eşleşmesi gereksiniminden kaynaklanıyor.

NÜKLEER ENERJİ NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Bölümü’nden Dr. Ahmet Kağan Mercan ise bu denklemde nükleer enerjinin rolüne dikkat çekiyor. Mercan’a göre yapay zeka sistemleri sürekli ve yüksek yoğunluklu enerji gerektiriyor. Bu sebeple nükleer santraller birçok ülkede baz yük kaynağı olarak ön plana çıkıyor.

“Nükleer enerji yüksek kapasite faktörü sayesinde birçok ülkede baz yük olarak kullanılmaktadır. Akkuyu NGS devreye girdiğinde Türkiye’nin baz yük kaynaklarından biri olacaktır.”

TEKNOLOJİ DEVLERİ NEDEN NÜKLEERE YÖNELİYOR?

Candan’a göre büyük teknoloji şirketlerinin nükleer enerjiye yönelmesinin arkasında birkaç temel sebep bulunuyor:

7/24 kesintisiz enerji ihtiyacı

Saatlik temiz enerji hedefleri

Uzun vadeli fiyat ve arz güvenliği

ESG ve sürdürülebilirlik baskısı

Enerji değer zincirinde kontrol isteği

Mercan ise özellikle küçük modüler reaktörlerin (SMR) bu noktada dikkat çektiğini belirtiyor. Modüler yapı, uzun işletim süresi ve güvenli tasarım avantajları bu teknolojiyi veri merkezleri gibi yüksek enerji tüketen sektörler için cazip hale getiriyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİ TEK BAŞINA YETERLİ Mİ?

Rüzgar ve güneş yatırımları teorik olarak toplam enerji ihtiyacını karşılayabilir. Ancak sistem güvenilirliği için başka unsurların da devreye girmesi gerekiyor söyleminde bulunan Candan: “Saatlik enerji eşleşmesi için depolama, şebeke güçlendirme ve güvenilir üretim kaynaklarının birlikte planlanması gerekiyor” dedi.

Mercan da özellikle sanayi ve dijital dönüşüm yükü artarken baz yük ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

YAPAY ZEKA SADECE ENERJİ TÜKETMİYOR

Yapay zeka yalnızca enerji talebini artıran bir teknoloji olduğu gibi aynı zamanda enerji sistemlerinin yönetiminde de kritik bir araç haline geliyor. Mercan, yapay zekanın nükleer santrallerde kestirimci bakım, güvenlik analizleri ve tasarım optimizasyonu gibi alanlarda verimliliği artırabileceğini ifade ediyor. Candan ise yapay zekanın enerji sistemlerinde yük tahmini, arıza önleme ve şebeke optimizasyonu gibi alanlarda giderek daha fazla kullanıldığını belirtiyor.

TÜRKİYE İÇİN YENİ ENERJİ DENKLEMİ

Yapay zeka ve veri merkezlerinin hızla büyümesi, enerji planlamasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Candan veri merkezlerinin Türkiye’de “stratejik yük” olarak ele alınması gerektiğini belirtirken, Mercan nükleer yatırımların dijital dönüşüm perspektifiyle değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.

Artan talep ise enerji sistemlerinde süreklilik ve planlı kapasite artışını zorunlu kılıyor.