ABD’nin Rhode Island eyaletinde, Katolik Kilisesi bünyesinde onlarca yıl boyunca sistematik bir şekilde sürdürülen çocuk istismarı skandalı, hazırlanan kapsamlı bir raporla tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Eyalet Başsavcısı Peter F. Neronha tarafından kamuoyuna sunulan veriler, kilisenin suçu örtbas etme yöntemlerini ve mağdurların yaşadığı derin travmayı ortaya koyuyor.
YEDİ ON YILLIK SİSTEMATİK İSTİSMAR VE KARANLIK BİLANÇO
New York Times’ın aktardığı bilgilere göre, 1950 yılından bu yana geçen yaklaşık 75 yıllık süreci mercek altına alan 300 sayfalık rapor, dehşet verici rakamları barındırıyor. Toplamda 75 rahibin, en az 300 çocuğa yönelik cinsel istismar eylemleriyle doğrudan ilişkilendirildiği tespit edildi. 2019 yılında başlatılan geniş çaplı inceleme kapsamında 250 bin sayfalık belge taranırken, 150 tanık ve mağdurla görüşülerek piskoposluk içindeki istismar ağı deşifre edildi.
PROVİDENCE PİSKOPOSLUĞU VE ÖRTBAS STRATEJİLERİ
Rapordaki en sarsıcı detaylardan biri, Providence Piskoposluğunun kurumsal tavrı oldu. Kilise yönetiminin, istismar iddialarını yargıya taşımak veya failleri görevden uzaklaştırmak yerine, vakaları gizlilikle "kurum içinde" çözmeye çalıştığı belirlendi. Başsavcı Neronha, piskoposluğun hakkında ağır suçlamalar bulunan en az 30 rahibi, farklı dönemlerde en az 5 kez başka kiliselere transfer ederek istismarın devam etmesine zemin hazırladığını açıkladı.
MAĞDURLARIN SESSİZ ÇIĞLIĞI VE GEÇ GELEN İTİRAF
Mağdur profilinin büyük çoğunluğunu 11 ile 14 yaşlarındaki erkek çocuklarının oluşturduğu, vakaların tepe noktasının ise 1970’li yıllar olduğu kaydedildi. Yaşadıkları dehşeti ortalama 26 yıl sonra yetkililere bildirebilen mağdurlar karşısında Providence Piskoposluğu, geçmişte vakaların ele alınış biçiminde "ciddi hatalar" yapıldığını kabul eden bir açıklama yayımladı. Ancak bu geç gelen itiraf, on yıllarca süren kurumsal koruma kalkanının yarattığı tahribatı gölgelemeye yetmedi.
