Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bayram vesilesiyle yaptığı açıklamalarda hem çocukluk anılarını hem de yoğun çalışma temposunu anlattı. Bolat, bayramların değişen yapısına rağmen özünün korunmaya devam ettiğini vurguladı. Ailesine yeterince vakit ayıramadığını belirten Bolat, özellikle torunlarından bu konuda “tatlı sitemler” aldığını ifade etti.
"HÂLÂ BAYRAMLARIN O SICAKLIĞINI HİSSETTİĞİMİZE İNANIYORUM"
Türkiye Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, çocukluk yıllarındaki bayramların daha sade ancak samimi bir atmosferde geçtiğini belirtti. Açıklamasında, “Ramazan Bayramı denildiğinde benim zihnimde ilk olarak aile büyükleri, bayram sabahı heyecanı, ziyaretler ve komşuluk kültürü canlanıyor.” ifadelerine yer verdi.
Bayram sabahı erken kalkıldığını, namazın ardından büyüklerin ziyaret edildiğini belirten Bolat, o dönemlerde komşuluk ilişkilerinin ve birlikte yaşama kültürünün güçlü olduğunu ifade etti. Günümüzde ise hayatın temposunun bazı alışkanlıkları değiştirdiğini ancak bayramın özünün devam ettiğini söyledi:
"Açıkçası ben hâlâ bayramların o sıcaklığını hissettiğimize inanıyorum. Çünkü bayramın ruhunu yaşatan şey sadece şartlar değil; aileye verilen değer, büyüklerin duasına olan hürmet ve gönüller arasındaki muhabbetin canlı tutulmasıdır. Bu değerler yaşadıkça bayramların tadı da yaşamaya devam edecektir."
"ÇALIŞKANLIĞI VE DÜRÜSTLÜĞÜ ÖNCELEYEN BİR AİLEDE BÜYÜDÜM"
Aile yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bolat, değerlerine bağlı bir ortamda yetiştiğini belirtti. Açıklamasında, “Ailem bize her zaman ahlakı, çalışmayı, eğitimi ve topluma faydalı olmayı öğretti.” dedi.
Çocukluk döneminden itibaren okumaya ilgi duyduğunu ifade eden Bolat, zamanla ekonomi ve ticaret alanına yöneldiğini ve bu doğrultuda akademik ve mesleki çalışmalar yürüttüğünü kaydetti:
"Çok şükür ki değerlerine bağlı, çalışkanlığı ve dürüstlüğü önceleyen bir aile ortamında büyüdüm. Ailem bize her zaman ahlakı, çalışmayı, eğitimi ve topluma faydalı olmayı öğretti. Çocukluk yıllarımdan itibaren okumaya ve öğrenmeye karşı büyük bir merakım vardı. Zamanla ekonomi ve ticaret alanına olan ilgim arttı. Akademik hayat da bu ilginin doğal bir devamı olarak gelişti. Üniversite yıllarından itibaren ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak çalışmalar içinde bulunmayı hedefledim. Yüce Allah da çok şükür, bana akademisyenliğimde de, iş hayatımda da ve siyasi kariyerimde de bu duamın gerçek olmasını nasip etti."
"TORUNLARIM SİTEM EDİYOR"
Yoğun çalışma temposuna da değinen Bolat, ailesiyle geçirdiği zamanın sınırlı olduğunu belirtti:
"Aile benim hayatımda en kıymet verdiğim değerlerden biridir. Ancak görevimizin gereği olarak gerçekten çok yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Hem yurt içi hem de uluslararası temaslarımız sebebiyle bazen birkaç gün üst üste aynı şehirde uyandığımız bile nadir oluyor. Buna rağmen aile gibi mukaddes bir değer için fırsat bulduğumuz her anı değerlendirmeye çalışıyoruz. Elbette zaman zaman evlatlarımızdan ve özellikle torunlarımızdan “daha fazla vakit ayırmamız” yönünde tatlı sitemler geliyor. Bu da aslında bizim için büyük bir mutluluk vesilesi."
GENÇLERE OKUMA ÖNERİLERİNDE BULUNDU
İş dışındaki zamanlarında okumaya ve yazmaya önem verdiğini belirten Bolat, yoğun tempoya rağmen bu alışkanlıklarını sürdürmeye çalıştığını söyledi. Gençlere ise özellikle tarih, düşünce ve ekonomi alanlarında eserler okumalarını tavsiye etti.
KONYA MUTFAĞINA ÖZEL İLGİ
Türk mutfağının zenginliğine dikkat çeken Bolat, Konya mutfağına olan ilgisini de paylaştı:
"Türk mutfağı gerçekten çok zengin ve bereketli bir mutfak. Geleneksel yemeklerimizin çoğunu severim. Bir Konyalı olarak da, bamya çorbasının ve etli ekmeğimizin yeri bende ayrıdır. Ancak yoğun akademik hayat ve iş temposu dolayısıyla yemek yapma konusunda çok uzmanlaşma fırsatımız olmadı. Daha çok aile sofralarında bir araya gelmek ve birlikte yemek yemek bizim için en kıymetli tarafı."