Enerji depolama tesislerinin (EDS) başarısı ve uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından sigortacının projeye tasarım aşamasından itibaren dahil edilmesi, artık bir tercih değil kritik bir gereklilik halini aldı. Enerji sektöründe artan riskler ve küresel reasürans kapasitesindeki sınırlamalar, sigorta süreçlerini proje geliştirme zincirinin merkezine taşıyor.
Enerji sektörü uzmanı Feridun K. Leventoğlu, Enerji Haber’e özel değerlendirmesinde, enerji depolama projelerinde sigortanın rolünün köklü biçimde değiştiğine vurgu yaptı.
REKABET DEĞİL, SEÇİCİLİK: SİGORTADA YENİ DÖNEM
Enerji depolama sistemleri için sigorta piyasasında klasik anlamda bir fiyat rekabeti bulunmuyor. Bunun yerine sigortacılar arasındaki rekabet, “en iyi riski seçebilme” yeteneği üzerinden şekilleniyor.
Sigorta şirketleri, portföylerine dahil edecekleri her yeni proje için ayrıntılı teknik analizler yapıyor. Küresel reasürans kapasitesinin sınırlı olması, yalnızca yüksek güvenlik ve kalite standartlarını karşılayan projelerin sigortalanabilmesine olanak tanıyor.
CHECKLIST YETMİYOR
Mevcut sigorta yaklaşımında, basit kontrol listeleri artık yeterli görülmüyor. Sigortacılar, projeyi bütüncül şekilde ele alan derinlemesine mühendislik değerlendirmeleri talebinde bulunuyor.
Bu süreçte;
-
Yangın riskleri,
-
Termal kaçak (thermal runaway) senaryoları,
-
Güvenlik ve erken uyarı sistemleri,
-
Soğutma ve izleme altyapıları
ayrıntılı biçimde modelleniyor. Proaktif risk yönetimi, sigorta teminatının temel şartı halini alıyor.
KALİTENİN KARŞILIĞI: SİGORTALANABİLİRLİK VE BANKABİLİTE
Bu seçici ortamda, yüksek kalite ve güvenlik standartlarını benimseyen projeler açık şekilde ön plana çıkıyor.
SAĞLAM TEDARİKÇİLER AVANTAJ SAĞLIYOR
Uzun vadeli ürün ve montaj garantileri sunan, geçmiş performansı güçlü tedarikçilerle çalışan projeler, sigortacılar açısından daha düşük risk profiline sahip kabul ediliyor.
BÜTÜNLEŞİK SİSTEM YAKLAŞIMI ÖNE ÇIKIYOR
Sigortacılar yalnızca pil hücrelerine değil;
-
Batarya Yönetim Sistemi (BMS),
-
Soğutma çözümleri,
-
Güç dönüştürücüler,
-
Tüm sistemlerin güvenli entegrasyonuna
odaklanıyor. Sistem bütünlüğü, risk değerlendirmesinin merkezinde bulunuyor.
FİNANSMANA ERİŞİMİN ANAHTARI: SİGORTA TEMİNATI
Bir enerji depolama projesinin sigortalanabilir olması, aynı zamanda finanse edilebilir (bankable) olmasının da ön koşulu olarak görülüyor. Sigorta teminatı; yatırımcılar, bankalar ve fonlar için en temel güven unsurlarından biri olarak görülüyor.
Sigorta sürecinin proje geliştirme aşamasına erken dahil edilmesi, hem riskleri azaltıyor hem de finansman maliyetlerini aşağı çekiyor.
Haber Merkezi: Beyza Kum