Türkiye'nin milli havacılık çalışmalarında yeni bir aşama tamamlandı. HÜRKUŞ-II, 9 Eylül 2026'da Askeri Tip Sertifikası'nı aldı. Sertifikasyon sürecinde 12 farklı disiplinde 1.790 gereksinim doğrulanırken, 950 kanıt dokümanı incelendi ve 153 test gerçekleştirildi. Böylece Türkiye'de yerli geliştirilen bir hava platformu için uluslararası standartlara uygun ve tamamen milli insan kaynağıyla yürütülen askeri tip sertifikasyon süreci ilk kez tamamlandı.
HÜRKUŞ-II ASKERİ TİP SERTİFİKASINI ALDI
Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) açıklamasına göre HÜRKUŞ-II için yürütülen sertifikasyon çalışmalarının ardından Askeri Tip Sertifikası, 9 Eylül'de SSB ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı personelinden oluşan Sertifikasyon Kurulu tarafından verildi.
Sertifika, uçağın yalnızca tasarım ve üretim sürecinin değil; test, doğrulama ve uçuşa elverişlilik çalışmalarının da belirlenen standartlar doğrultusunda değerlendirilmesi sonucunda verildi.
Bu süreçle Türkiye, yerli geliştirdiği bir hava platformunda uluslararası standartlara uygun askeri tip sertifikasyon faaliyetini tamamen milli insan kaynağıyla ilk kez sonuçlandırmış oldu.
1.790 GEREKSİNİM, 950 KANIT DOKÜMANI
HÜRKUŞ-II'nin sertifikasyonu kapsamlı bir teknik incelemeyle gerçekleştirildi. Projede toplam 1.790 sertifikasyon gereksiniminin doğrulaması yapıldı.
Bu gereksinimlerin karşılandığını ortaya koymak amacıyla hazırlanan 950 sertifikasyon kanıt dokümanı ise ilgili paneller tarafından teknik açıdan incelendi ve değerlendirildi.
Süreç boyunca 283 panel toplantısı ve çalıştay gerçekleştirildi. Yazılım ve elektronik donanım çalışmalarına destek sağlayan alt yüklenici şirketlere yönelik 225 denetim yapıldı.
153 TESTİN 44'Ü GÖKYÜZÜNDE YAPILDI
HÜRKUŞ-II'nin sertifikasyon planında belirlenen doğrulama faaliyetleri üç ana test grubunda gerçekleştirildi.
Uçak üzerinde 38 laboratuvar testi, 71 yer testi ve 44 uçuş testi yapıldı. Böylece toplam sertifikasyon testi sayısı 153'e ulaştı.
Testlerle HÜRKUŞ-II'nin ilgili sertifikasyon gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığı teknik kanıtlar üzerinden değerlendirildi. Elde edilen sonuçlar Askeri Tip Sertifikası'nın verilmesine temel oluşturan kanıt altyapısında kullanıldı.
12 AYRI ALANDA İNCELENDİ
Sertifikasyon faaliyetleri tek bir teknik alanla sınırlı kalmadı. HÜRKUŞ-II toplam 12 sertifikasyon disiplininde değerlendirildi.
Aviyonik, elektronik donanım, elektrik sistemleri ve elektromanyetik ortam etkileri, itki-yakıt, insan faktörleri, kabin emniyeti, sistem emniyeti, sürekli uçuşa elverişlilik, uçak sistemleri, uçuş performansı, yapısal ve yazılım alanları için ayrı sertifikasyon panelleri oluşturuldu.
Böylece uçağın yazılımından yapısına, motor ve yakıt sistemlerinden uçuş performansına kadar farklı alanlar aynı sertifikasyon sistemi içerisinde ele alındı.
FARKLI KURUMLARDAN UZMANLAR GÖREV ALDI
HÜRKUŞ-II'nin sertifikasyonunda SSB, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, TR Uçuşa Elverişlilik (TRUE) ve TUSAŞ ekipleri birlikte çalıştı.
SSB Kalite-Test ve Sertifikasyon Daire Başkanlığından 7 uzman görev alırken, SSB adına sertifikasyon panellerinde TRUE'dan 16 uzman yer aldı.
Hava Kuvvetleri Komutanlığından 5, Hava Kuvvetleri adına sertifikasyon panellerinde Milli Savunma Bakanlığından 12 sertifikasyon uzmanı çalıştı.
TUSAŞ ise sürece 40 Uçuşa Elverişlilik Uzmanı ile 10 Tasarım ve Üretim Organizasyon Onayı Uzmanıyla katıldı.
GÖRGÜN: STRATEJİK BİR EŞİK
SSB Başkanı Haluk Görgün, 9 Eylül 2026'nın Türk havacılık sanayisi açısından teknik olduğu kadar stratejik bir eşik olduğunu belirtti.
Görgün, sertifikanın Türkiye'nin kendi hava aracını tasarlama, üretme, test etme, doğrulama ve sertifikalandırma yeteneğinin somut göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.
HÜRKUŞ-II'de elde edilen sertifikasyon tecrübesinin gelecek milli hava platformlarının geliştirilmesinde kullanılacak kalıcı bir yetkinlik ve kurumsal hafıza oluşturması hedefleniyor.
TÜRKİYE İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
HÜRKUŞ-II'de tamamlanan süreç, yalnızca bir uçağın sertifika almasından ibaret değil. Türkiye, hava platformunu geliştirmenin yanında platformun uçuşa elverişliliğini kendi uzmanları, test altyapısı ve teknik değerlendirme sistemiyle doğrulayabildiğini de ortaya koydu.
Bu kabiliyetin gelecekte geliştirilecek milli hava platformlarının test, doğrulama ve sertifikasyon süreçlerinde kullanılabilecek bir altyapı oluşturması bekleniyor.