Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, yeni geliştirilen prototiplerle birlikte Milli Muharip Uçak KAAN ve HÜRJET Jet Eğitim Uçağı'nın test çalışmalarında önemli bir artış olacağını duyurdu.
Demiroğlu, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, TUSAŞ'ın Deniz Kuvvetleri ile birlikte üç ana platform üzerinde faaliyet gösterdiğini ve bunların arasında insansız hava aracı AKSUNGUR'un bulunduğunu vurguladı.
AKSUNGUR'UN KABİLİYETLERİ ARTACAK
Deniz devriye ve gözetleme görevleri için AKSUNGUR'a sonobuoy ve torpido gibi faydalı yüklerin entegrasyonu konusunda çalışmalar sürdürüldüğünü aktaran Demiroğlu, bu platformun mevcutta 750 kilogram olan yük taşıma kapasitesinin gelecek yıl 1250 kilograma çıkarılması hedefini belirtti.
Demiroğlu, ayrıca uçuş sürelerini de artırmayı amaçladıklarını, mevcut 50 saatlik uçuş süresinin 60 saate çıkarılması için çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Bu değişimlerin hem Deniz Kuvvetleri hem de diğer kullanıcılar için büyük bir avantaj sağlayacağını sözlerine ekledi.
HELIKOPTERLER İÇİN YENİ ÇALIŞMALAR
Deniz Kuvvetleri için ikinci bir odak alanı olarak helikopterler üzerinde de çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Demiroğlu, hem GÖKBEY helikopteri hem de gelecek yıl ilk uçuşunu yapması planlanan 10 tonluk helikopterin, Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına uygun farklı konfigürasyonlarla geliştirildiğini dile getirdi.
Demiroğlu, GÖKBEY ile 10 ton sınıfındaki helikopter için sonar entegrasyon çalışmalarının başladığını belirterek, yerli bir sonar ile Deniz Kuvvetleri’ne önemli bir kabiliyet kazandıracaklarını ifade etti.
HÜRJET'TE YENİ GELİŞMELER VAR
HÜRJET'in gemi tabanlı versiyonu üzerinde de çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Demiroğlu, bu projenin uzun vadeli olup, uçak gemisinin tasarımıyla ihtiyaçların şekilleneceğini belirtti. Bu yeni platformun, mevcut HÜRJET'ten farklı olacağının altını çizdi. Demiroğlu, orman yangınlarıyla mücadelede de TUSAŞ platformlarının aktif olarak kullanıldığını, yangınların erken tespit edilmesi ve söndürme çalışmaları için önemli katkılar sağladığını belirtti.
Yangınla mücadele konusunda iki ana platform kullandıklarını belirten Demiroğlu, ilk olarak ANKA ve AKSUNGUR sistemlerini öne çıkardı. Özellikle uzun süre havada kalabilme özellikleri sayesinde AKSUNGUR'ların, yangının başlama aşamasında erken tespit edilmesine olanak sağladığını ifade etti. Bu durumun, hızlı bir müdahale ile yangının çabuk söndürülmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Gece ya da gündüz yangının nerede bulunduğu ve hangi yöne doğru ilerlediği konusunda havadaki araçların sağladığı bilgi akışının büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, AKSUNGUR'a entegre edilen haberleşme sistemlerinin, dağlık alanlarda GSM hatlarının çekmediği durumlarda dahi iletişimi sağladığını, böylece yangınla mücadelede önemli bir avantaj sunulduğunu aktardı.
Yangın söndürme işlevine sahip T-70 helikopterlerinin tamamının teslim edildiğini aktaran Demiroğlu, Orman Genel Müdürlüğü'nde 3 helikopter bulunduğunu ve gerektiğinde diğer kuvvetlerin envanterindeki helikopterlerin de yangın söndürme görevlerinde kullanılabileceğini ifade etti.
TUSAŞ’ın geliştirdiği 10 ton sınıfındaki helikopterlerin de yangın söndürme görevleri için kullanılacağını belirten Demiroğlu, projeye dair önemli bilgiler paylaştı. 10 tonluk helikopterin mock-up görüntüsünün geçtiğimiz yıl IDEF'te sergilendiğini hatırlatan Demiroğlu, bu çalışmanın son aşamaya geldiğini ve önümüzdeki yıl testlerinin gerçekleştirileceğini söyledi. 2028 yılına kadar 8 adet helikopterin yangın söndürme amaçlı olarak, 4 tona kadar su taşıma kapasitesine sahip olarak teslim edileceği hedefini paylaştı. 2,5 tonun üzerindeki su taşıma kapasitesinin önemine dikkat çeken Demiroğlu, 4 ton taşıyabilen helikopterlerin daha etkili olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte, kara ve hava kuvvetleri için üretilecek diğer helikopterlerin de aynı özelliklerde olacağını, böylece tüm helikopterlerin yangınla mücadelede kullanılabilir hale getirileceğini belirtti.
KAAN YENİ UÇUŞLARA HAZIRLANIYOR
KAAN projesindeki güncel durumu aktaran Mehmet Demiroğlu, birinci prototipin başarılı bir şekilde uçtuğunu ancak asıl testler için yoğun çalışmaların sürdüğü ikinci ve üçüncü prototiplerin üzerinde çalışıldığını belirtti. Birinci prototipin taksi testlerine başlamış olduğunu, ikincisinin de nihai montaj hattına geçtiğini söyledi.
Bu yıl içinde iki prototipi uçuşa hazır hale getirmeyi planladıklarını ve bu iki prototipi yan yana göreceklerini açıkladı. Önümüzdeki yıl, silahlı konfigürasyonun geleceğini ve bu iki prototipi ilk önce zarf açma testlerinde test ettikten sonra silah ve sistem entegrasyonunu gerçekleştireceklerini belirtirken, 2024 yılının aynı döneminde 3 KAAN ile yoğun bir test kampanyası yürütüleceğini ifade etti.
KAAN projesinin yerlilik oranına dair de bilgi veren Demiroğlu, "KAAN, bugüne kadar geliştirdiğimiz en yerli prototip. Motoru ve fırlatma koltuğu hariç diğer tüm bileşenlerin ya yerli olarak üretildiğini ya da ikinci ve üçüncü prototip aşamasında bunun sağlanacağını" kaydetti. Yüzde 90 yerlilik oranının beşinci nesil bir uçak için büyük bir başarı olduğunu ifade etti.
Yerel motor geliştirme faaliyetlerinin hız kazandığını ifade eden Demiroğlu, "İnşallah yerli motorumuzun geliştirme süreci yoğun bir şekilde devam ediyor. 2032 döneminde bu motorun testlerine başlamayı planlıyoruz. Tamamen yerli üretim olduğunda, dışa bağımlı kalmayacağız ve kendi milli platformumuz ile teslimat süreçlerine başlayacağız." dedi.
HÜRJET'İN YENİ PROTOTİPLERİ UÇUŞA HAZIRLANIYOR
HÜRJET projesinde uçuş testleri ve sertifikasyon süreçlerinin sürdüğünü belirten Demiroğlu, İspanya ile imzalanan sözleşmenin TUSAŞ ve Türkiye için önemli bir ihracat başarısı olduğunu dile getirdi. Demiroğlu, "İspanya ile yapılan işbirliği, TUSAŞ olarak bizler için ve ülkemiz için önemli bir adım oldu. Bir NATO ülkesine jet eğitim uçağı satmayı başardık.
Bu durum gurur verici bir başarıdır. Ülkemizin ve sektörün geldiği noktayı göstermesi bakımından büyük bir kazanım." değerlendirmesini yaptı. HÜRJET'in iki prototipinin toplamda yaklaşık 550 saatlik uçuş testine ulaştığını bildiren Demiroğlu, sözlerine şunları ekledi:
"Şu anda dört yeni prototip üzerinde daha çalışıyoruz. Bu dört prototipin ikisi, KAAN gibi bu yıl içerisinde uçuşa hazır hale getirilecek. Hatta bu konuda haftalar içerisinde bazı gelişmeler yaşanabilir.
İlerleyen dönemlerde diğer iki prototipin test süreçleri de başlayacak. Böylece toplamda 6 HÜRJET'le, KAAN ile birlikte yoğun bir test programını önümüzdeki aylarda yürütmeye başlayacağız. 2027'nin sonunda Türk Hava Kuvvetlerine, 2028'de ise İspanya Hava Kuvvetlerine teslimat yapma sözümüz var. Bu taahhüdü yerine getirmek için çaba sarf ediyoruz; teslimatlar belirlenen tarihlerde başlayacak."
HÜRJET'in yurt dışında yeni görev alanları için talep göreceğine dair bir soruya da Demiroğlu, "Kesinlikle olacak. Çünkü ciddi bir talep ve ilgi var. İngiltere, Japonya, Kanada, Malezya ve başka birçok ülkeyle iş görüşmelerimiz sürüyor.
Nihai sonuçları göreceğiz ama HÜRJET'in gerçekten uluslararası arenada çok iyi bir konumda olduğunu söyleyebilirim. Doğru bir zamanda ortaya çıkmış ve ihtiyaçları karşılayabilen bir uçak. Önümüzdeki aylarda ve yıllarda İspanya benzeri ihracat başarılarına ulaşmayı umut ediyoruz ve bunları kutlayacağız." yanıtını verdi.