Osmanlı toplumunun mizah anlayışını, gündelik hayatını ve toplumsal eleştiri dilini yüzyıllar boyunca sahneye taşıyan Karagöz gölge oyunu, bu kez akademik bir çerçevede yeniden gündeme geldi. Karagöz’ü yalnızca bir eğlence unsuru olarak değil, dilbilimsel ve kültürel bir miras olarak ele alan ilk isimlerden biri olan Ignác Kúnos’un çalışmaları, aradan geçen yaklaşık bir buçuk asrın ardından yeniden okurla buluştu.
Yaklaşık bir buçuk asır sonra yeniden yayımlanan Üç Karagöz Oyunu, Hasan Hayırsever ve Uğur Akıl tarafından yayına hazırlandı. Çalışmayı günümüz okuruyla buluşturan isimlerden Hacettepe Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hayırsever, Manşet Haber’e özel değerlendirmelerde bulundu.
DEBRECEN’DEN OSMANLI COĞRAFYASINA UZANAN AKADEMİK YOLCULUK
1860 yılında Macaristan’ın Debrecen kentinde dünyaya gelen Kúnos, lise yıllarında Türkçe ile Macarca arasındaki benzerlikleri fark etmesiyle Türk dili ve kültürüne ilgi duymaya başladı. Budapeşte’de eğitim gördüğü dönemde Hungaroloji ve Türkoloji alanlarında uzmanlaşan Kúnos, Osmanlı yazı dili ile halk arasında konuşulan Türkçe arasındaki farkları incelemeye yöneldi. Bu ilgi, onu yalnızca metinlerle sınırlı kalmayan bir saha araştırmasına götürdü. 1885 yılından itibaren Anadolu ve Rumeli’de gerçekleştirdiği çalışmalarda yüzlerce türkü, masal, çocuk oyunu, bilmece ve halk inanışını derleyen Kúnos, İstanbul’a geldiğinde ise Karagöz geleneğine yoğunlaştı.
KAHVEHANELERDE VE RAMAZAN EĞLENCELERİNDE DERLENEN METİNLER
Kúnos, Karagöz oyunlarını yalnızca seyreden bir izleyici olarak değil; dili, anlatı yapısını ve toplumsal göndermeleri çözümleyen bir araştırmacı gözüyle inceledi. Kahvehanelerde ve Ramazan eğlencelerinde sahnelenen oyunları birebir dinleyerek kayda alan Kúnos, sözlü gelenekte yaşayan bu metinleri Latin harfleriyle yazıya geçirdi. 1886 yılında yayımlanan “Üç Karagöz Oyunu”, Karagöz metinlerinin ilk kez basılı hâle gelmesi açısından bir dönüm noktası oldu. Eser aynı zamanda 19. yüzyılda Türkçenin Latin harfleriyle yazıldığı az sayıdaki örnekten biri olarak dikkat çekiyor.
“BU ÇALIŞMA SADECE FOLKLORİK BİR KAYIT DEĞİL”
Ignác Kúnos’un Karagöz metinlerini derlemesinin sıradan bir folklor çalışması olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Hayırsever, bu metinlerin Osmanlı toplumunun konuşma dili, mizah anlayışı ve sosyal eleştiri kültürünü belgeleyen son derece kıymetli bir kaynak olduğunu ifade etti. Hayırsever, Karagöz’ün uzun yıllar boyunca yalnızca bir eğlence unsuru olarak algılandığını ancak metinlerin derinlemesine incelendiğinde dönemin toplumsal ilişkilerini, sınıfsal yapısını ve gündelik hayat pratiklerini açık biçimde yansıttığını söyledi
140 YIL SONRA YENİDEN YAYIMLANDI
Yaklaşık bir buçuk asır sonra yeniden yayımlanan eser, Hasan Hayırsever ve Uğur Akıl tarafından yayına hazırlandı. 2025 yılı Aralık ayında yayımlanan yeni baskıda, Kúnos’un derlediği Karagöz metinleri özgün hâlleriyle korunurken, günümüz okurunun anlayabilmesi için kapsamlı dipnotlar eklendi. Metinlerde geçen arkaik kelimeler, deyimler ve kültürel göndermeler açıklanarak hem akademik çalışmalara hem de genel okura hitap eden bir yapı oluşturuldu.
METİNLERE SADIK, OKURA YOL GÖSTEREN YENİ BASKI
Yeni baskının hazırlık sürecine de değinen Hayırsever, Kúnos’un derlediği metinlere mümkün olduğunca sadık kalındığını, buna karşın günümüz okurunun metni rahatlıkla anlayabilmesi için dilsel ve kültürel açıklamalarla desteklendiğini belirtti. Eserde yer alan dipnotların yalnızca kelime anlamlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Hayırsever, bu notların Karagöz geleneğinin tarihsel ve kültürel arka planını anlamaya katkı sunduğunu ifade etti
KARAGÖZ, SADECE BİR OYUN DEĞİL KÜLTÜREL BELGE
“Üç Karagöz Oyunu”, Karagöz’ü yalnızca sahne sanatları bağlamında değil; Osmanlı toplumunun sosyal yapısı, dil kullanımı ve mizah anlayışı açısından da önemli bir belge niteliği taşıyor. Eser, Karagöz geleneğinin yazılı kültüre aktarılması sürecini belgeleyen nadir çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor. Yeni baskı, Karagöz üzerine çalışan araştırmacılar için temel bir kaynak olmasının yanı sıra, geleneksel Türk tiyatrosuna ilgi duyan okurlar için de kapsamlı bir başvuru eseri niteliği taşıyor.
Haber Merkezi: Melisa Altuntaş