Hazine ve Maliye Bakanlığı, "borçlanma politikasına ilişkin son günlerde eksik bilgiye dayalı bazı değerlendirmeler yapıldığını" belirterek kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla yazılı açıklama yayımladı.
Bakanlık, borçlanma politikasının tekil ihraçlar ya da satış yöntemleri üzerinden değil; borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profili birlikte değerlendirilerek orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler çerçevesinde yürütüldüğünü bildirdi. Açıklamada, borçlanma kararlarının piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek, borç stokunun sürdürülebilirliği ile maliyet-risk dengesinin korunması amacıyla alındığı ifade edildi.
ORTALAMA VADE 33,8 AYA GERİLEDİ
Borçlanma politikasının bütçe finansmanı, maliyet, vade, borç servisi profili, piyasa talebi ve verim eğrisi gibi unsurlar dikkate alınarak şekillendirildiği belirtilen açıklamada, küresel ve yurt içi finansman koşullarındaki geçici dalgalanmaların borç stoku üzerindeki kalıcı maliyet etkisini sınırlamak amacıyla iç borçlanmanın ortalama vadesinde azalış sağlandığı kaydedildi.
Bu kapsamda, nakit borçlanmanın ortalama vadesinin 2023 yılı sonunda 65,1 ay iken, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 33,8 aya gerilediği bildirildi.
BORÇLANMA KOMPOZİSYONUNDA DEĞİŞİM
Açıklamada, iç borçlanmanın kompozisyonuna ilişkin veriler de paylaşıldı. Buna göre:
-
5 yıllık sabit kuponlu senetlerin payı 2012-2024 döneminde yaklaşık yüzde 20,4 iken 2025 yılında yüzde 14,2 oldu.
-
10 yıllık sabit kuponlu senetlerin payı aynı dönemde yaklaşık yüzde 14,3 seviyesindeyken 2025’te yüzde 1,9’a geriledi.
-
Değişken faizli (FRN ve TÜFE’ye endeksli) senetlerin payı 2012-2024 döneminde yaklaşık yüzde 22,4 iken 2025’te yüzde 9 olarak gerçekleşti.
-
TLREF’e endeksli senetlerin payı 2020-2024 döneminde yaklaşık yüzde 10,8 iken 2025 yılında yüzde 20,9’a yükseldi.
-
Altın cinsi senetlerin payı 2017-2024 döneminde yaklaşık yüzde 7,1 iken 2025’te yüzde 5,5 oldu.
-
Döviz cinsi senetlerin payı ise 2018-2024 döneminde yaklaşık yüzde 11,8 iken 2025 yılında yüzde 14,5 olarak gerçekleşti.
Bakanlık, borçlanma kompozisyonunun kur, faiz, refinansman ve likidite risklerini gözeten stratejik ölçütler doğrultusunda dengeli şekilde oluşturulmaya devam edileceğini vurguladı.

