SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

CHP'den Mumcu ve Okkan cinayetleri için Meclis hamlesi

Haber görseli

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 24 Ocak’ta işlenen ve kamuoyunda derin iz bırakan cinayetlere ilişkin dosyaların kapanmadığını belirterek, gazeteci-yazar Uğur Mumcu ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan cinayetlerinin aydınlatılması çağrısında bulundu.

Tanrıkulu, Mumcu ve Okkan cinayetlerine ilişkin olarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yanıtlanması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ayrı ayrı soru önergeleri sundu.

"ADALET VE HUKUK DEVLETİ AÇISINDAN AĞIR BİR SORUN"

Tanrıkulu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, siyasi saiklerle işlenen ve kamuoyunu derinden etkileyen cinayetlerin aradan geçen uzun yıllara rağmen aydınlatılamamış olmasının adalet ve hukuk devleti açısından ciddi bir sorun olduğunu belirtti.

Açıklamada, Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993’te, Ali Gaffar Okkan’ın ise 24 Ocak 2001’de öldürüldüğü hatırlatılarak, bu cinayetlerin failleri ve azmettiricilerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılamadığı ifade edildi. Her iki cinayette de devlet içindeki olası yapılanmalar, güvenlik zafiyetleri ve görev ihmallerinin etkin ve şeffaf biçimde soruşturulup soruşturulmadığının kamuoyu tarafından sorgulandığı vurgulandı.

"ADALET ZAMANAŞIMINA UĞRAMAMALI"

Tanrıkulu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Adaletin zamanaşımına uğraması kabul edilemez. Bu dosyaların raflarda bekletilmesi, yalnızca geçmişin değil, bugünün de suç ortaklığı anlamına gelmektedir.”

İKİ BAKANA AYRI AYRI SORDU

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, Adalet Bakanı Tunç'un yanıtlaması talebiyle şu soruları iletti:

"Türkiye’de kamuoyunu derinden sarsan siyasi nitelikli cinayetlerin faillerinin ve azmettiricilerinin hala ortaya çıkarılamamış olması, sadece geçmişin değil, bugünün de en temel demokrasi ve adalet sorunudur.
Cumhuriyet tarihimizin en kritik suikastları arasında yer alan gazeteci-yazar Uğur Mumcu (24 Ocak 1993) ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan (24 Ocak 2001) cinayetleri, aradan geçen onca yıla rağmen tüm yönleriyle aydınlatılmamış, kamuoyu vicdanını tatmin edecek yargısal sonuçlara ulaşılmamıştır.

Bu bağlamda;
1) Siyasi saiklerle işlendiği açık olan bu cinayetlerin dosyaları hala açık mıdır? Failler ve azmettiriciler hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamasının gerekçesi nedir?
2) Bu dosyalar üzerinde bir zamanaşımı riski bulunmakta mıdır? Bakanlığınızın adaletin zamanaşımına uğramasını önlemek adına aldığı özel bir tedbir var mıdır?
3) Toplumda yerleşmiş olan “cezasızlık algısının” ortadan kaldırılması için özel yetkili bir savcılık birimi veya yeni bir soruşturma mekanizması kurulması gündeminizde midir?
4) Uğur Mumcu cinayetine ilişkin İçişleri Bakanlığı arşivlerindeki istihbarat raporları ve bilgi notları neden hala gizli tutulmaktadır? Bu belgelerin kamuoyuna açıklanması planlanmakta mıdır?
5) Her iki cinayette de devlet içindeki olası yapılanmalar, güvenlik zafiyetleri veya kasıtlı ihmaller hakkında kapsamlı bir adli ve idari soruşturma yürütülmüş müdür?
6) Geçmişte oluşturulan özel ekiplerin raporları yargı makamlarıyla tam olarak paylaşılmış mıdır? Sonuç alınamayan bu dosyaların yeniden ele alınması için yeni bir çalışma başlatılacak mıdır?"

"SADECE GEÇMİŞİN DEĞİL, BUGÜNÜN DE EN TEMEL DEMOKRASİ VE ADALET SORUNU"

Tanrıkulu'nun, İçişleri Bakanı Yerlikaya'nın cevaplaması talebiyle ilettiği soru önergesi ise şu şekilde:

"Türkiye’de kamuoyunu derinden sarsan siyasi nitelikli cinayetlerin faillerinin ve azmettiricilerinin hala ortaya çıkarılamamış olması, sadece geçmişin değil, bugünün de en temel demokrasi ve adalet sorunudur.
Cumhuriyet tarihimizin en kritik suikastları arasında yer alan gazeteci-yazar Uğur Mumcu (24 Ocak 1993) ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan (24 Ocak 2001) cinayetleri, aradan geçen onca yıla rağmen tüm yönleriyle aydınlatılmamış, kamuoyu vicdanını tatmin edecek yargısal sonuçlara ulaşılmamıştır.

Bu çerçevede;
1) Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Ali Gaffar Okkan cinayetiyle ilgili bugüne dek kaç inceleme yapıldığı ve bu cinayetin tüm boyutlarıyla neden hala aydınlatılamadığı sorgulanmaktadır. Özellikle bu süreçte herhangi bir güvenlik zafiyeti veya istihbarat eksikliğinin tespit edilip edilmediği üzerinde durulmaktadır.
2) Uğur Mumcu cinayetine dair İçişleri Bakanlığı arşivlerinde yer alan istihbarat raporlarının ve bilgi notlarının halen gizli tutulup tutulmadığı ve bu belgelerin kamuoyuna ne zaman açıklanacağı merak edilmektedir.
3) Her iki suikastla ilgili olarak, devlet içerisindeki olası yapılanmalar, görev ihmalleri veya olayların örtbas edildiğine dair iddialar hakkında kapsamlı bir idari soruşturma yürütülüp yürütülmediği temel bir soru işaretidir.
4) Geçmişte cinayetleri çözmek için kurulan özel ekiplerin hazırladığı raporların Bakanlık bünyesinde mevcut olup olmadığı ve bu bilgilerin yargı mercileriyle paylaşılıp paylaşılmadığı kritik bir öneme sahiptir.
5) Aradan geçen uzun yıllara rağmen sonuçlandırılamayan bu dosyaların tekrar açılması ve yeniden ele alınması amacıyla Bakanlık tarafından yeni bir çalışma başlatılmasının planlanıp planlanmadığı sorgulanmaktadır. Ali Gaffar Okkan cinayetine ilişkin olarak Emniyet Genel Müdürlüğü ve bağlı birimlerce bugüne kadar kaç ayrı inceleme ve araştırma yapılmıştır?"

Kaynak: Haber Merkezi

Küfür, hakaret ve spam yayınlanmaz.