Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul’da gazetecilerin sorularını yanıtlayarak İsrail-ABD ve İran arasında devam eden çatışmalara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, "Her zaman altını çiziyoruz, Cumhurbaşkanımız da her fırsatta söylüyor, savaşın hiç kimseye faydası yok. Adil bir barış ise herkes için faydalı" dedi.
"SAVAŞ UZADIKÇA SORUNLAR DERİNLEŞECEK"
Yılmaz, savaşın bölgesel ve küresel etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Biz savaştan önce nasıl savaşı engellemeye gayret ettiysek bugün de savaş sona ersin diye Türkiye Cumhuriyeti olarak bütün gayretimizle yine bu süreçlere katkı vermeye devam ediyoruz. Her zaman diplomasinin, müzakerenin kazanması için ne gerekiyorsa katkı vermeye devam edeceğimizi, buna hazır olduğumuzu da ifade ediyoruz. Dolayısıyla ümit ederiz ki bu müzakereler sonuçlansın. Her zaman altını çiziyoruz, Cumhurbaşkanımız da her fırsatta söylüyor, savaşın hiç kimseye faydası yok. Adil bir barış ise herkes için faydalı. Hem bölgemizdeki hem küresel düzeydeki istikrar için, refah için bizim bu savaşın bir an önce bittiğini görmemiz gerekiyor. Bu savaş bitse dahi oluşan tahribatın ortadan kalkması zaman alacaktır. Ne kadar uzarsa yaşadığımız sorunlar da daha fazla derinleşecek ve daha uzun vadeli etkiler yapacaktır. Dolayısıyla bir an önce bu savaşın sona ermesi için her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceğiz.”
"KÜRESEL EKONOMİYİ ETKİLEYEN BİR SÜREÇ"
Savaşın etkilerinin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Savaşın ne kadar büyük maliyetler ürettiğini de hep birlikte görüyoruz. Bombalanan okullar, çocukların can kaybından tutun da ekonomik, çevresel maliyetlere varıncaya kadar. Bu sadece bölgemizi de etkilemekle kalmadı, tüm dünyayı, küresel ekonomiyi etkileyecek boyutlara ulaştı. Enerji fiyatları, lojistik, arz tedarik sistemlerindeki kırılmalar, turizm, bütün bunlar maalesef birçok boyutuyla küresel ekonomiyi etkiler hale geldi yaşadığımız süreç.”
"ALGI SAVAŞINA KARŞI GERÇEKLER ESAS ALINMALI"
Yılmaz, günümüzde savaşların iletişim boyutuna da dikkat çekerek şunları söyledi:
“Çünkü şunu görüyoruz. Yaşanan savaşlar sadece bombalarla, ordularla yapılmıyor aynı zamanda bir iletişim, bir algı savaşı var. Hakikatleri herkes kendince çarpıtma ve çıkarlarına göre kullanma eğilimi içinde. Maalesef yeni teknolojiler, yapay zeka gibi teknolojiler de bu konuda çeşitli imkanlar sunuyor. Dolayısıyla bu ortamda özellikle sağlıklı iletişim, barışa dönük iletişim, hakikati esas alan, algıları değil gerçekleri esas alan bir iletişim her zamankinden daha kıymetli hale gelmiş durumda.”