Business World Alliance (BWA) bünyesinde Türkiye’ye kalıcı kurumsal yatırım getiren ilk iş insanı olan Çetin Ay, döviz piyasalarında artan baskıya ilişkin Manşet Haber’e özel değerlendirmelerde bulundu.
“KISA VADEDE TİCARET DÖVİZLE DÖNÜYOR”
Altın ve gümüşün uzun vadede tasarruf aracı olabileceğini ifade eden Çetin Ay, kısa vadede ödeme ve ticaretin dövizle yürütüldüğüne dikkat çekti. Bu nedenle piyasanın odağının dövize kaydığını belirten Ay, beklentilerin bu yönde şekillendiğini söyledi.
KASADA OLMAYAN DÖVİZ, MASADA BÜYÜYEN RİSK
Türkiye ekonomisinde resmi söylem ile piyasa algısı arasındaki mesafenin açıldığını dile getiren Ay, yönetimin istikrar mesajları verirken piyasanın daha temkinli davrandığını ifade etti. Bu ayrışmanın en net biçimde bankacılık sisteminin döviz pozisyonları üzerinden görüldüğünü belirtti. Durumu basit bir örnekle de açıklayan Ay,
“Elinizde 10 kilo elma varken 100 kilo satış planlamak ciddi risk taşır. Herkes aynı anda elmasını isterse sorun stok değil, ortaya çıkacak açık olur” dedi.
Döviz piyasasındaki baskının da bu potansiyel açığa dair algıdan beslendiğini vurguladı.
DÖVİZ POZİSYONLARI PİYASANIN ODAĞINDA
Finans dünyasında türev işlemlerin olağan olduğunu belirten Ay, bankaların geleceğe dönük döviz satabileceğini ancak asıl tartışmanın teknik detaylardan çok pozisyon ile karşılığı arasındaki uyumda yoğunlaştığını söyledi. Döviz pozisyonlarına ilişkin soru işaretlerinin daha yüksek sesle dile getirilmesinin piyasadaki temkinli duruşu artırdığını ifade etti.
REEL SEKTÖRDE TABLO DAHA SERT
Çetin Ay, reel sektörde yatırım iştahının ciddi biçimde zayıfladığını belirterek, şirketlerin yeni yatırımlar yerine nakit akışını ayakta tutmaya çalıştığını söyledi. Yapılandırma dosyalarının arttığını, vadelerin uzadığını ve kredi iştahının düştüğünü ifade eden Ay, bu süreci “hastaya tedavi yerine ağrı kesici vermek” olarak tanımladı.
Ay’a göre yapılandırmalar şirketleri iyileştirmiyor, yalnızca iflası erteliyor. Finansal sistemin yeni kaynak üretmek yerine borcu çevirmeye odaklanmasının ekonomide kırılganlığı artırdığına dikkat çekti.
BANKACILIKTA REZERV TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR
Bankacılık tarafındaki tartışmanın rezervin toplam büyüklüğünden çok, ihtiyaç anında kullanılabilir kısmına odaklandığını belirten Ay, kullanılabilir döviz miktarına dair belirsizliğin piyasa algısını daha da güçlendirdiğini söyledi.
EURO/DOLAR TAHMİNLERİ PİYASA ALGISINI GÖSTERİYOR
Piyasalarda euro/dolar paritesine ilişkin yüksek oranlı beklentilerin daha sık dile getirildiğini belirten Ay, yüzde 35’e varan artış tahminlerinin yatırımcıların riskten korunma eğiliminin güçlendiğine işaret ettiğini söyledi. Ay, kur seviyelerinin mevcut bandın üzerine çıkabileceği yönündeki beklentilerin artan maliyet baskılarıyla bağlantılı olduğunu vurgularken, kredi risk primi (CDS) göstergesinin piyasaların algısını net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Ay, CDS seviyelerinde düşüş yaşanmamasının, piyasaların açıklamalardan ziyade mevcut riskleri fiyatladığını gösterdiğini kaydetti.
“MESELE DÖVİZİN VARLIĞI DEĞİL, YETERLİLİĞİ”
Çetin Ay’a göre bugün Türkiye’de tartışılan temel konu dövizin miktarından çok, güçlü bir talep anında yeterli olup olmayacağı üzerinde ele alınıyor. Bu algı değişmediği sürece finansal baskının hafiflemesinin zor olduğunu belirten Ay, verinin açık, riskin görünür ve belirsizliklerin saklanmaması gerektiğini söyledi. Biriken risklerin yönetilmediği takdirde ilk sarsıntıda görünür hâle geleceğini vurgulayan Çetin Ay, yapısal dengesizliklere dikkat çekti.
Kaynak: Haber Merkezi

