Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve Göç İdaresi Başkanlığı'nın güncel rakamları, Türkiye’de 2011’den bu yana süregelen göç hikayesinin yeni bir evreye girdiğini gösteriyor. Bir yandan vatanlarına dönen binlerce Suriyeli, diğer yandan ise resmi nikahlarla kurulan binlerce yeni aile, iki halk arasındaki bağın rakamlardan ibaret olmadığını gösteriyor.
HEM VATAN YOLU HEM EVLİLİK CÜZDANI
Türkiye'de geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin sayısı, 2024 yılının sonunda ülkelerindeki yönetim değişikliğinin ardından hızlanan geri dönüşlerle birlikte azalmaya devam ediyor. Sadece 2025 yılında 578 bin Suriyeli vatanına dönerken, Türkiye’de kaldıkları süre boyunca sosyal hayata dahil olan binlerce kişi için bağlar kopmadı. TÜİK'in son dört yıllık evlenme verileri, Suriyelilerin "yabancı eş" tercihlerinde açık ara zirvede olduğunu gösteriyor.
SURİYELİ DAMAT VE GELİNLER LİSTENİN BAŞINDA
Son dört yılın evlilik karnesine bakıldığında, Suriyelilerin hem damat hem de gelin tarafında Türkiye’nin en çok akrabalık bağı kurduğu yabancı grup olduğu görülüyor. 2022 yılında yabancı damatlar listesinde ikinci sırada olan Suriyeliler, 2024 ve 2025 yıllarında zirveye yerleşti. 2025 verilerine göre, her 5 yabancı damattan biri (%20,9) Suriyeli olarak kayıtlara geçti. Gelin tarafında da sonuç değişmedi; 2025 yılında yabancı gelinlerin %13,8’ini Suriyeliler oluşturdu.
GÖÇÜN KALICI İZİ: AKRABALIK BAĞLARI
Yabancı evlilik oranları kadınlarda %5,2, erkeklerde ise %1,0 seviyesinde seyrederken, Suriye uyruklularla yapılan evlilikler bu istatistiklerin ana gövdesini oluşturuyor. Geri dönüşler hız kazansa da, Türkiye’deki resmi nikâhlı eşlerin varlığı, göçün aynı zamanda toplumsal bir bütünleşme süreci olduğunu da ortaya koyuyor.

