İsrailli casus Eli Cohen’in Suriye’de yakalanmasına ilişkin yeni ayrıntılar, aradan 61 yıl geçtikten sonra emekli subay Said Caviş’in anlatımlarıyla gündeme geldi. Caviş, Cohen’in dönemin Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız’ın karşısında Fatiha Suresi’ni okurken hata yapmasının kimliğine yönelik şüpheleri güçlendirdiğini anlattı.
Suudi Arabistan merkezli Al Majalla dergisinde yayımlanan röportaj dizisinde konuşan Caviş, Cohen’in yakalanmasından idamından önceki gece yaşananlara kadar sürecin ayrıntılarını aktardı.
ALTI GÜN BOYUNCA GÖZETİM ALTINDA TUTULDU
Caviş’in anlatımına göre Cohen, kimliğine ilişkin şüphelerin ortaya çıkmasının ardından hemen tutuklanmadı. Şam’daki evinde altı gün boyunca kontrol altında tutuldu.
Bu süreçte Cohen’in kullandığı şifrelerin çözülmesi için Beyrut’tan “Üç Silahşörler” kitabı ile “El-Muhtar” dergisinin ilgili sayısının getirildiği belirtildi.
Caviş, operasyonun yabancı istihbarat servislerinin desteği olmadan kendi birimi olan “134 Numaralı Telsiz Gizli Servisi” tarafından yürütüldüğünü söyledi.
FATİHA SURESİ’Nİ OKUMASI İSTENDİ
Caviş’in aktardığına göre Cohen, altıncı günün sonunda dönemin Suriye Devlet Başkanı Emin Hafız’ın karşısına çıkarıldı.
Hafız, kendisini “Kamil Emin Sabit” olarak tanıtan ve Müslüman olduğunu söyleyen Cohen’den Fatiha Suresi’ni okumasını istedi.
Caviş, sorguda yaşananları şöyle anlattı:
“Cohen'i kapıda durdurdular. Dönemin Genel Komutanı ve Devlet Başkanı Emin Hafız, Halep şivesiyle 'Adın ne?' diye sordu. Cohen, 'Kamil Emin Sabit, Suriyeli bir Arabım, ticaretle uğraşıyorum ve Müslümanım' yanıtını verdi. Bunun üzerine Hafız, ona Fatiha Suresi'ni okumasını söyledi. Cohen'in okurken hata yapması üzerine Hafız, 'Senin yaşında Fatiha'yı bilmeyen bir Müslüman var mı?' dedi ve hemen ardından yanındakilere dönerek 'Bu bir Yahudi' dedi.”
İDAM KARARINA KARŞI ÇIKTIĞINI ANLATTI
Caviş, Cohen’in idam edilmesine karşı çıktığını da söyledi. Casusun hayatta tutulmasının olası bir esir takası veya istihbarat alışverişinde daha faydalı olabileceğini düşündüğünü belirtti.
Bu konudaki itirazlarının ardından 89 gün hapis yattığını anlatan Caviş, “Bazı kişilerin Cohen'in ölümünde çıkarı olabileceği yönündeki şüphelerimi dile getirdiğim için 89 gün hapse atıldım.” dedi.
İDAMDAN ÖNCE İKİ SAAT GÖRÜŞTÜLER
Caviş, Cohen ile idamından önceki gece yaklaşık iki saat baş başa görüştüğünü belirtti.
Cohen’in bu görüşmede ağlayarak kendisine, “Beni kandırdılar. Bağlı olduğum yönetim bana 'Şam'ı bombalamak zorunda kalsak bile senin başına bir şey gelmesine izin vermeyeceğiz' demişti. Ama ben şimdi buradayım.” dediğini aktardı.
“COHEN'İN CESEDİ SURİYE'DE”
Caviş, Cohen’in naaşının İsrail’in ulaşamayacağı bir noktaya gömülmesinin planlandığını söyledi. İdamdan önce altı subayla defin yerini görüştüklerini anlatan Caviş, sürekli nöbet tutulan bir askeri kışlanın girişinin seçildiğini ancak hangi kışla olduğunu kesin olarak bilmediğini ifade etti.
Caviş, “Cohen'in cesedi Suriye'de. Eğer İsrailliler naaşa ulaşmış olsaydı bunu çoktan duyurup büyük bir gürültü koparırlardı.” ifadelerini kullandı.
COHEN'İN SAATİ YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKTI
Caviş, Cohen’in yakalandığı sırada kolunda bulunan saatin daha sonra onu sorgulayan subay Abdülkadir Abdülcelil’e verildiğini anlattı.
Yıllar sonra Abdülcelil ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin Şarika kentinde karşılaştığını belirten Caviş, saati onun kolunda gördüğünü söyledi.
TELGRAFLARINI FRANSIZCA GÖNDERİYORDU
Caviş’in verdiği bilgilere göre Cohen, mesajlarını Arapça veya İbranice yerine Fransızca gönderiyordu. Telgraflar Posta Enstitüsü Müdürü Ahmed Şevki Al-Rashi tarafından tercüme ediliyordu.
Caviş ayrıca Cohen’in uzun vadede Suriye vatandaşlığı almayı ve hükümette görev üstlenmeyi hedeflemiş olabileceğini ileri sürdü.
ELİ COHEN KİMDİR?
Kaynak metinde yer alan bilgilere göre Eli Cohen, “Kamil Emin Sabit” takma adıyla 1962-1965 yılları arasında Şam’da faaliyet gösterdi. Suriye’de üst düzey askeri yetkililerle ilişkiler kuran Cohen’in topladığı bilgileri İsrail’e aktardığı belirtildi.
Cohen, 18 Mayıs 1965’te Şam’da asılarak idam edildi.