Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

ABD seçmeni sandıkta Trump'a ne mesaj vermek istedi?

ABD ara seçimlerinde hayat pahalılığı, Trump'ın onay oranı ve Kongre denetimi gündeme geldi. Sandık anketleri, seçmenin Trump'a verdiği mesajını da ortaya koydu.

DÜNYA 04.11.2026 10:07 Nahibe Demirel Okuma Süresi: 8 dk
ABD seçmeni sandıkta Trump'a ne mesaj vermek istedi?
Paylaş:
N

ABD'de 3 Kasım 2026'da yapılan ara seçimler, Başkan Donald Trump'ın ikinci dönemine ilişkin seçmen değerlendirmelerini gündeme taşıdı. Kongredeki siyasi dengeler değişirken sandık araştırmaları, Amerikalıların oy tercihlerinde hangi sorunları öncelikli gördüğünü ortaya koydu. Reuters, Associated Press (AP), CBS News ve NBC News'in yayımladığı verilere göre hayat pahalılığı, Trump'ın yönetim performansı ve Kongrenin denetim yetkileri seçimlerde öne çıktı. Seçmenlerin yüzde 62'si Trump'ın görev performansını onaylamadığını belirtirken yüzde 43'ü oy verme nedenlerinden birinin başkana karşı çıkmak olduğunu söyledi. Yaklaşık yüzde 70'i ise Kongrenin başkan üzerindeki denetimini artırmasını istedi.

HAYAT PAHALILIĞI SANDIĞA YANSIDI: SEÇMEN NEYE TEPKİ GÖSTERDİ?

Reuters'ın 3 Kasım'da yayımladığı seçim araştırmasına göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 90'ı hayat pahalılığını oy tercihleri açısından önemli veya çok önemli bir konu olarak değerlendirdi. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi yüksek fiyatlardan Trump'ın politikalarını sorumlu tuttu.

Gıda, enerji ve temel ihtiyaçların maliyetleri seçmenlerin ekonomik kaygıları arasında yer aldı. Araştırmada birçok katılımcı, Trump'ın Ocak 2025'te göreve başlamasından bu yana maddi durumunun kötüleştiğini ifade etti.

CBS News'in seçim gecesi değerlendirmesinde de ekonomik sorunların hem Demokrat hem Cumhuriyetçi seçmenler için öncelikli olduğu belirtildi. Maddi durumunun kötüleştiğini söyleyenlerin oranı, iyileştiğini belirtenlerin iki katından fazla ölçüldü.

TRUMP'A YÜZDE 62'LİK ONAYLAMAMA! SANDIKTA NE DEĞİŞTİ?

CBS News'in 3 Kasım tarihli seçmen araştırmasında Trump'ın başkanlık performansını onaylayanların oranı yüzde 38, onaylamayanların oranı ise yüzde 62 olarak ölçüldü.

CBS News, bu sonucun Trump'ın ilk başkanlık dönemindeki 2018 ara seçimlerinden daha düşük bir onay düzeyine işaret ettiğini bildirdi.

Araştırmada seçmenlerin yaklaşık dörtte üçü ülkenin gidişatından memnun olmadığını veya öfke duyduğunu belirtti.

Ancak başkanın görev performansını onaylamamak, doğrudan Demokrat adaylara oy vermek anlamına gelmiyor. Seçmenlerin parti tercihleri ile Trump'ın yönetimine ilişkin değerlendirmeleri farklı sorular üzerinden ölçülüyor.

YÜZDE 43'LÜK KESİM NEDEN TRUMP'A KARŞI OY VERDİ?

NBC News'in seçim gecesi yayımladığı araştırmaya göre seçmenlerin yüzde 43'ü oy kullanma nedenlerinden birinin Trump'a karşı çıkmak olduğunu söyledi.

Katılımcıların yüzde 16'sı Trump'a destek vermek amacıyla oy kullandığını belirtirken yüzde 41'i başkanın oy tercihinde belirleyici olmadığını ifade etti.

NBC News, Trump'a karşı oy verme motivasyonunun 2018 ara seçimlerine göre daha yüksek olduğunu aktardı. CBS News ise Demokrat adayları destekleyenler arasında Trump yönetimine yönelik muhalefetin önemli bir etken olduğunu bildirdi.

Cumhuriyetçi seçmenlerin tercihleri de kendi içinde farklılaştı. Trump'ın MAGA hareketini destekleyenlerde başkana destek amacıyla oy verme eğilimi güçlü kalırken bu hareketin dışında kalan Cumhuriyetçilerde Trump'ın etkisi daha sınırlı oldu.

Araştırmalar, Trump'a yönelik tepkinin seçmenlerin önemli bir bölümünde etkili olduğunu ancak bütün Amerikalıların aynı gerekçeyle sandığa gitmediğini gösterdi.

SEÇMENİN YÜZDE 70'İ NE İSTİYOR? GÖZLER KONGREDE

Reuters'ın aktardığı seçim araştırmasına göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 70'i Kongrenin Trump üzerindeki denetim ve denge mekanizmalarını güçlendirmesini istedi.

ABD'de Kongre, yasa yapma ve federal harcamaları onaylamanın yanı sıra yürütme organını denetleme yetkisine sahip. Senato ayrıca belirli üst düzey federal atamaların onaylanmasında rol oynuyor.

Bu nedenle Kongredeki siyasi çoğunluk, başkanın politikalarını hayata geçirme sürecini etkileyebiliyor.

Araştırmada ortaya çıkan denetim talebi, seçmenlerin önemli bir bölümünün başkanlık kararlarının Kongre tarafından daha yakından incelenmesini istediğine işaret ediyor.

EKONOMİ Mİ, DEMOKRASİ Mİ? SEÇMENİN ÖNCELİĞİ NE OLDU?

Seçim günü yapılan araştırmada katılımcılara ABD'nin karşı karşıya olduğu en önemli sorun soruldu. Ekonomi yüzde 39 ile ilk sırada yer alırken demokrasinin durumu yüzde 32 ile ikinci oldu.

Göç politikaları yüzde 14, sağlık hizmetleri yüzde 8, dış politika yüzde 4 ve suçla mücadele yüzde 3 düzeyinde ölçüldü.

Bu oranlar, seçmenlerin en önemli gördükleri tek bir konuyu belirtmelerine dayanıyor. Dolayısıyla daha düşük oranda kalan konuların seçmenler açısından önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.

Pew Research Center'ın 28 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında yaptığı seçim öncesi araştırmada da kayıtlı seçmenlerin yüzde 84'ü ekonomiyi, yüzde 73'ü demokrasinin geleceğini oy tercihleri açısından çok önemli gördüğünü belirtti.

Ekonomiyi çok önemli bulanların oranı Demokrat adayları destekleyenlerde yüzde 88, Cumhuriyetçi adayları destekleyenlerde yüzde 82 oldu. Göç politikaları ise Cumhuriyetçi adayları destekleyen seçmenler arasında daha yüksek önceliğe sahipti.

TRUMP'IN EKONOMİ VAATLERİ SANDIKTA NASIL KARŞILIK BULDU?

Donald Trump, 2024 başkanlık seçimlerinde enflasyon ve yaşam maliyetleri üzerinden dönemin Demokrat yönetimini eleştirmiş, fiyatların düşürülmesini temel vaatleri arasında göstermişti.

CBS News'in değerlendirmesine göre ekonomik koşulların iyileşeceğine yönelik beklentiler, Trump'ın 2024 seçim başarısında önemli rol oynadı. Ancak 2026 ara seçimlerinde aynı ekonomik sorunlar bu kez görevdeki Trump yönetimine yönelik memnuniyetsizliğin nedenleri arasında yer aldı.

Bu değişimin işaretleri seçim öncesindeki kamuoyu araştırmalarında da görüldü.

AP-NORC'nin 24-28 Eylül 2026 tarihlerinde 2 bin 140 ABD'li yetişkinle gerçekleştirdiği araştırmada, Trump'ın hayat pahalılığıyla mücadele performansını onaylayanların oranı yüzde 17'de kaldı. Genel ekonomi yönetimini onaylayanların oranı ise yüzde 26 olarak ölçüldü.

Aynı araştırmada katılımcıların yüzde 65'i yüksek fiyatların sürmesinde Trump'ın politikalarını daha fazla sorumlu tuttu.

Bu sonuçlar, Trump'ın 2024'te öne çıkardığı ekonomik vaatlerin 2026'da seçmenler tarafından nasıl değerlendirildiğini gösteren önemli veriler arasında yer aldı.

İRAN SAVAŞI VE GÜMRÜK TARİFELERİ SEÇMENİ NASIL ETKİLEDİ?

Trump yönetiminin dış politika ve ticaret kararları da seçmenlerin ekonomik değerlendirmelerinde yer aldı.

AP-NORC'nin eylül araştırmasına göre katılımcıların yüzde 69'u İran'la yürütülen savaşın buna değmediğini düşündüğünü belirtti. Yüzde 71'i ise Trump'ın İran politikasını onaylamadığını ifade etti.

Gümrük tarifeleri de araştırmanın öne çıkan konularından biri oldu. Katılımcıların bir bölümü, Trump yönetiminin başka ülkelere uyguladığı tarifelerin fiyatlar üzerinde olumsuz etkiler yarattığı görüşünü dile getirdi.

Reuters'ın seçim gecesi değerlendirmesinde de bazı seçmenlerin yüksek yaşam maliyetleriyle İran savaşı ve gümrük tarifeleri arasında bağlantı kurduğu aktarıldı.

Ancak bu veriler, söz konusu politikaların fiyatlar üzerindeki gerçek ekonomik etkisini değil, seçmenlerin bu politikalara ilişkin görüşlerini yansıtıyor.

2018 VE 2022 SEÇİMLERİNDE SANDIKTAN NE ÇIKMIŞTI?

ABD'de başkanlık dönemlerinin ortasında gerçekleştirilen Kongre seçimleri, görevdeki yönetimin seçmen desteğini değerlendirmek açısından önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.

Trump'ın ilk başkanlık döneminde yapılan 2018 ara seçimlerinde Demokratlar Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanırken Cumhuriyetçiler Senatodaki kontrollerini korudu.

Joe Biden'ın başkanlığı sırasında gerçekleştirilen 2022 ara seçimlerinde ise Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde etti, Demokratlar Senatodaki kontrollerini sürdürdü.

Her iki seçimde de ekonomik koşullar ve yönetimin politikalarına ilişkin değerlendirmeler seçmen gündeminde yer aldı.

Gallup'ın Ekim 2026 araştırmasına göre ekonomiyi oy tercihi açısından son derece önemli gören kayıtlı seçmenlerin oranı yüzde 50 oldu. Bu oran 2022'de yüzde 49, 2018'de ise yüzde 34 olarak ölçülmüştü.

Veriler, ekonomik sorunların 2026 ara seçimlerinde de seçmenlerin öncelikleri arasındaki yerini koruduğunu gösterdi.

CUMHURİYETÇİLERİN GÜÇLÜ OLDUĞU EYALETLERDE NE DEĞİŞTİ?

Associated Press'in 4 Kasım tarihli seçim sonuçlarına göre Demokratlar, daha önce Cumhuriyetçilerin kontrolünde bulunan bazı Senato sandalyelerini kazandı.

AP'nin aktardığı seçim projeksiyonlarında Kansas, Iowa, Texas, Ohio, Maine, Kuzey Carolina ve Güney Carolina'daki yarışlar Demokratların elde ettiği sonuçlar arasında yer aldı.

Texas'ta Demokrat James Talarico ile Cumhuriyetçi Ken Paxton, Ohio'da ise Demokrat Sherrod Brown ile Cumhuriyetçi Jon Husted arasındaki yarışlar, Senato çoğunluğunun belirlenmesi açısından öne çıktı.

Temsilciler Meclisinde de Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde yüksek oy aldığı bazı bölgelerde Demokrat adaylar güçlü sonuçlar elde etti.

Bu tablo, Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu bazı yerlerde seçim sonuçlarının değiştiğine işaret ediyor. Ancak belirli bir eyalette veya seçim bölgesinde farklı bir partinin kazanması, bütün seçmenlerin siyasi görüş değiştirdiği anlamına gelmiyor.

Seçim gecesi açıklanan projeksiyonlarla eyaletlerin resmî olarak kesinleştirdiği sonuçların ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

ANKETLER AYNI ŞEYİ Mİ SÖYLÜYOR? RAKAMLARIN ARKASINDA NE VAR?

Seçim gecesi açıklanan seçmen araştırmalarıyla seçim öncesinde yapılan kamuoyu yoklamaları farklı yöntemlere dayanıyor.

Associated Press'in yöntem açıklamasına göre AP ve büyük televizyon kuruluşlarının kullandığı The Voter Poll araştırması, SSRS tarafından yürütüldü.

Çalışma, seçim öncesinde yaklaşık 75 bin kişiyle yapılan araştırma ile seçim günü 15 eyalette gerçekleştirilen yaklaşık 25 bin yüz yüze görüşmeyi bir araya getirecek şekilde tasarlandı. Erken oy kullananlar ve posta yoluyla oy verenler de araştırma kapsamına alındı.

Bu araştırmaların amacı, seçmenlerin hangi gerekçelerle oy kullandığını anlamak. Sonuçlar resmî oy sayımının yerine geçmiyor.

AP-NORC'nin 24-28 Eylül'de yaptığı araştırma ise seçim günü oy kullananları değil, ABD'deki 2 bin 140 yetişkini kapsıyordu. Çalışmanın örnekleme hata payı artı-eksi 2,9 yüzde puan olarak açıklandı.

Bu nedenle eylül araştırmasındaki yüzde 17'lik hayat pahalılığı politikalarına onay oranıyla seçim gecesi ölçülen yüzde 38'lik genel başkanlık performansı onayı doğrudan karşılaştırılamıyor. İki araştırma farklı sorulara ve örneklemlere dayanıyor.

Seçim gecesi açıklanan ilk araştırma sonuçlarının, verilerin güncellenmesiyle değişebileceği de belirtiliyor.

TRUMP SEÇİM SONUÇLARINA NASIL TEPKİ VERDİ?

Cumhuriyetçilerin Kongrede yaşadığı kayıpların ardından Donald Trump seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Associated Press'in aktardığına göre Trump, Demokratların seçim kampanyasını başarılı bulduğunu belirtirken sonuçların doğrudan kendi başkanlık performansına yönelik bir değerlendirme olduğu görüşüne katılmadı.

Cumhuriyetçi adayların kayıplarını kendi politikalarından ayrı değerlendiren Trump, Demokratlarla birlikte çalışmaya açık olduğu mesajını da verdi.

Kongrede çoğunluğun değişmesi, Trump'ın başkanlık ve veto yetkilerini ortadan kaldırmıyor. Ancak yeni dönemde yasa ve bütçe çalışmalarında Demokratlarla uzlaşmanın önemini artırıyor.

SANDIĞIN VERDİĞİ MESAJ NE? EKONOMİ VE DENETİM ÖNE ÇIKTI

ABD'de 3 Kasım'da sandığa giden seçmenlerin tamamının aynı siyasi gerekçeyle oy kullandığını söylemek mümkün değil. Ekonomi, göç, demokratik kurumların işleyişi, dış politika ve yönetimin performansı farklı seçmen gruplarında farklı ağırlıklara sahip oldu.

Reuters, AP, CBS News ve NBC News'in araştırmalarında ise ekonomik koşulların iyileştirilmesi beklentisi ile başkanlık politikalarının daha fazla denetlenmesi talebi ortak başlıklar olarak öne çıktı.

Cumhuriyetçi seçmenlerin bir bölümü Trump'a desteğini sürdürürken bazı seçmenler de oy tercihlerinde başkanın belirleyici olmadığını ifade etti.

Seçim araştırmalarının ortaya koyduğu tablo, Amerikalıların farklı beklentilerle sandığa gittiğini ancak hayat pahalılığına yönelik memnuniyetsizlik ve yönetimin denetlenmesi talebinin seçmenlerin önemli bir bölümünde karşılık bulduğunu gösterdi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Borsa İstanbul güne hızlı başladı: 4 Kasım 2026 BIST 100
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Borsa İstanbul güne hızlı başladı: 4 Kasım 2026 BIST 100
WhatsApp
İhbar Hattı