Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bülent Ecevit'in vefatının 20. yılı! Karaoğlan'ın siyasi hayatı

Türk siyasetinin Karaoğlan'ı Bülent Ecevit'in vefatının üzerinden 20 yıl geçti. 5 kez başbakanlık yapan Ecevit'in hayatı ve siyasal kariyerinin dönüm noktaları.

GÜNDEM 04.11.2026 11:08 Nahibe Demirel Okuma Süresi: 6 dk
Bülent Ecevit'in vefatının 20. yılı! Karaoğlan'ın siyasi hayatı
Paylaş:
N

Türk siyasetinde "Karaoğlan" lakabıyla tanınan, beş kez başbakanlık yapan Bülent Ecevit'in vefatının üzerinden 20 yıl geçiyor. 5 Kasım 2006'da 81 yaşında hayatını kaybeden Ecevit, Kıbrıs Barış Harekatı, Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilmesi, 12 Eylül dönemindeki siyasi yasaklar ve 2001 ekonomik krizi gibi Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran birçok gelişmenin merkezinde yer aldı. Gazetecilikten siyasete uzanan yaşamında CHP ve DSP genel başkanlığı görevlerini üstlenen Ecevit, şair ve yazar kimliğiyle de tanındı.

BÜLENT ECEVİT KİMDİR? SİYASETE NASIL GİRDİ?

1925 yılında İstanbul'da doğan Bülent Ecevit, Kastamonu milletvekilliği yapan Prof. Dr. Fahri Ecevit ile ressam Nazlı Ecevit'in oğluydu. Robert Kolejinden arkadaşı Rahşan Aral ile 1946 yılında evlendi. Meslek hayatına 1944'te Ankara'da Basın-Yayın Genel Müdürlüğünde İngilizce çevirmeni olarak başlayan Ecevit, 1946-1950 yıllarında Londra'daki Türk Basın Ataşeliğinde görev yaptı.

1950'den itibaren Ulus, Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerinde yazarlık ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1954 sonu ile 1955 başlarında ABD'nin Kuzey Carolina eyaletinde yayımlanan Winston-Salem gazetesinde konuk gazeteci olarak çalıştı. 1965'te Milliyet gazetesinde günlük yazılar kaleme alan Ecevit, sonraki yıllarda Özgür İnsan, Arayış ve Güvercin dergilerini yayımladı. Siyasete ise 1954 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) Çankaya Ocağına katılarak adım attı.

İNÖNÜ'NÜN ARDINDAN CHP GENEL BAŞKANI OLDU

Bülent Ecevit, 1957-1980 yılları arasında Ankara ve Zonguldak milletvekilliği yaptı, 1960-1961 döneminde Kurucu Mecliste görev aldı. İsmet İnönü hükümetlerinde 1961-1965 yılları arasında Çalışma Bakanlığı görevini üstlendi. Bu dönemde toplu sözleşme ve grev haklarının yasalaşması, sendikal özgürlükler ve sosyal güvenlik alanındaki düzenlemelerde rol oynadı.

1959'da CHP Parti Meclisine giren Ecevit, 1966'da Demokratik Sol Hareket'in öne çıkmasıyla genel sekreterliğe seçildi. 1971'de partisinin askerî yönetimin oluşturduğu hükümete katılmasına karşı çıkarak görevinden ayrıldı. CHP'nin 1972'de düzenlenen 5. Olağanüstü Kurultayı'nda Parti Meclisinin Ecevit'i desteklemesi üzerine İsmet İnönü, 33 yıldır yürüttüğü genel başkanlıktan istifa etti. Ecevit, 14 Mayıs 1972'de CHP Genel Başkanı seçildi.

KARAOĞLAN LAKABI NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Ecevit'in Türk siyasetinde özdeşleştiği "Karaoğlan" lakabı, 1973 genel seçimleri öncesindeki bir ziyaret sırasında ortaya çıktı. Seçim çalışmaları kapsamında Kars'ın Susuz ilçesinde çiftçi Şahzade Şahin'in evine konuk olan Ecevit'e, ev sahibi tarafından "Bizi bu dar günlerden kurtar Karaoğlan" sözleri söylendi. Ertesi gün gazetelere yansıyan bu ifade, Ecevit'in siyasi yaşamı boyunca kullanılan lakabına dönüştü.

CHP içinde demokratik sol anlayışı savunan Ecevit, 1974'te düzenlenen 22. CHP Kurultayı'nda "Cumhuriyet Halk Partisi demokratik sol bir partidir" ifadesinin parti tüzüğüne girmesini sağladı.

KIBRIS BARIŞ HAREKATI'NDA BAŞBAKANLIK GÖREVİNDEYDİ

1973 genel seçimlerinde CHP'yi en fazla oy alan parti konumuna taşıyan Ecevit, 1974 yılında Milli Selamet Partisi (MSP) ile kurulan koalisyon hükümetinin başbakanı oldu. Ecevit'in başbakanlığındaki 37. Hükümet döneminde, 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleştirildi. "Ayşe tatile çıksın" parolasıyla hafızalara kazınan harekât, Ecevit'in siyasi yaşamının en çok hatırlanan gelişmelerinden biri oldu.

Harekâtın ardından Türkiye'ye uygulanan ambargolar hükümetin gündeminde önemli yer tuttu. CHP-MSP koalisyonu döneminde haşhaş ekimi yasağı, yasa dışı kullanımı önleyici tedbirlerle kaldırılırken Türkiye'nin Ege'deki haklarına ilişkin konular da gündeme taşındı.

Ecevit, 1977'de kurduğu azınlık hükümetiyle güvenoyu alamadı. 1978'de ise bağımsız milletvekilleri ve küçük partilerin desteğiyle yeniden hükümet kurdu. Bu başbakanlık dönemi 21 ay sürdü.

12 EYLÜL SONRASI HAPİS VE 130 DAVA

12 Eylül 1980 askerî darbesinin ardından siyasi faaliyetleri kısıtlanan Ecevit, askerî yönetime karşı açıklamaları nedeniyle üç kez hapse mahkûm edildi. Siyasi yasaklı olduğu dönemde faaliyetlerini sürdürdüğü gerekçesiyle hakkında 130 dava açıldı. Bu süreçte eşi Rahşan Ecevit tarafından Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu.

1987'de yapılan halk oylamasıyla siyasi yasağı kaldırılan Ecevit, DSP Genel Başkanlığına seçildi. Aynı yıl gerçekleştirilen genel seçimlerde partisinin beklediği sonucu alamaması üzerine görevinden ayrıldı. Ancak 1989'daki olağanüstü kurultayda yeniden genel başkanlığa geldi ve 1991 seçimlerinde Zonguldak'tan milletvekili seçilerek TBMM'ye döndü.

DSP İLE YENİDEN BAŞBAKANLIK KOLTUĞUNA OTURDU

1990'lı yıllarda DSP'nin siyasi etkisini artırmasıyla Ecevit yeniden hükümetlerde görev almaya başladı. 1994 seçimlerinin ardından DSP, sol siyasetin öne çıkan partilerinden biri hâline geldi. Ecevit, Demokrat Türkiye Partisi (DTP) ve Anavatan Partisi (ANAP) ile kurulan hükümette Başbakan Yardımcılığı yaptı. Daha sonra DSP, DYP ve ANAP'ın yer aldığı azınlık hükümetinde başbakanlık görevini üstlendi.

11 Ocak-28 Mayıs 1999 tarihleri arasında 56. Hükümetin başbakanlığını yürüten Ecevit, aynı yıl yapılan genel seçimlerin ardından DSP, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve ANAP koalisyonuyla kurulan 57. Hükümetin de başına geçti.

ABDULLAH ÖCALAN'IN YAKALANMASI 1999'DA GERÇEKLEŞTİ

Ecevit'in başbakanlığındaki 56. Hükümet döneminde, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan, 1999 yılında Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde geniş yankı uyandıran operasyon, Ecevit'in son başbakanlık dönemlerinde yaşanan önemli gelişmeler arasında yer aldı.

MERVE KAVAKÇI OLAYINDAKİ SÖZLERİ TARTIŞMA YARATTI

Bülent Ecevit'in siyasi yaşamındaki tartışmalı olaylardan biri, 1999 yılında TBMM'de yaşanan Merve Kavakçı olayıydı. Fazilet Partisinden İstanbul milletvekili seçilen Kavakçı'nın başörtüsüyle Genel Kurul salonuna gelmesi protestolara neden oldu. Dönemin Başbakanı Ecevit, kürsüden yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

"Burası devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar. Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz."

Kavakçı, TBMM'de milletvekili yemini edemedi. Daha sonra Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığını kaybetti. Vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin karar ise 3 Temmuz 2017'de Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle yürürlükten kaldırıldı.

2001 KRİZİ ÖNCESİ ANAYASA KİTAPÇIĞI TARTIŞMASI

Ecevit'in son başbakanlık döneminin en çok konuşulan gelişmelerinden biri, 19 Şubat 2001'deki Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında yaşandı. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında başlayan tartışma, kamuoyuna "Anayasa kitapçığı krizi" olarak yansıdı.

Toplantıdan ayrılan Ecevit, kameraların karşısına geçerek Sezer'in kendisine Anayasa kitapçığını fırlattığını açıkladı. Cumhurbaşkanı'nın tutumunu eleştiren Ecevit, "Ya kendisine aynı üslup içinde yanıtta bulunacaktım veya toplantıyı terk etmek zorunda kalacaktım." ifadelerini kullandı.

Yaşanan siyasi gerilimin kamuoyuna açıklanmasının ardından Türkiye, tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıya kaldı.

2002 SEÇİMLERİNİN ARDINDAN SİYASETE VEDA ETTİ

2002 genel seçimlerinde Ecevit'in liderliğindeki DSP, yüzde 10'luk ülke barajını aşamadı ve TBMM dışında kaldı. Seçim sonuçlarının ardından siyasi çalışmalarını bir süre daha sürdüren Ecevit, 2004 yılında düzenlenen DSP 6. Olağan Kurultayı'nda aktif siyaseti bıraktı. Böylece 1954'te CHP'nin Çankaya Ocağına katılmasıyla başlayan yaklaşık yarım asırlık siyasi yaşamı sona erdi.

BÜLENT ECEVİT NE ZAMAN VE NEDEN HAYATINI KAYBETTİ?

Bülent Ecevit, 18 Mayıs 2006'da geçirdiği beyin kanamasının ardından hastanede tedavi altına alındı. Yaklaşık altı ay boyunca yoğun bakımda kalan Ecevit, 5 Kasım 2006'da 81 yaşında solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi, 11 Kasım 2006'da Ankara'daki Devlet Mezarlığı'na defnedildi.

Ecevit'in ölümünün 20. yıl dönümü, 5 Kasım 2026'da anılıyor.

SİYASETİN YANI SIRA ŞİİR VE EDEBİYATLA DA İLGİLENDİ

Bülent Ecevit, uzun siyasi yaşamının yanı sıra gazeteci, şair ve yazar kimliğiyle de tanındı. Siyasi faaliyetlerini sürdürdüğü yıllarda gazete ve dergilerde yazılar kaleme aldı, şiir ve siyaset üzerine çok sayıda kitap yayımladı. Eşi Rahşan Ecevit'e duyduğu sevgiyi şiirlerine de yansıtan Ecevit'in en çok hatırlanan eserlerinden biri "El ele büyüttük sevgiyi" oldu.

Beş kez başbakanlık yapan Bülent Ecevit, Kıbrıs Barış Harekatı'ndan 12 Eylül dönemine, 1999'daki gelişmelerden 2001 ekonomik krizine kadar Türkiye'nin yakın tarihindeki birçok önemli olayda yer aldı. "Karaoğlan" lakabıyla hafızalarda kalan Ecevit, vefatının 20. yılında siyasi ve edebî mirasıyla anılıyor.

 
 
HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Trafik sigortası ne kadar oldu? Kasım 2026 güncel prim tarifesi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Trafik sigortası ne kadar oldu? Kasım 2026 güncel prim tarifesi
WhatsApp
İhbar Hattı