AfD’nin Saksonya-Anhalt seçimlerinde yüzde 43,8’e ulaşması, Avrupa’da aşırı sağın yükselişine ilişkin tartışmaları yeniden büyüttü.
İspanyol El País, Portekiz dergisi Visão, Slovenya gazetesi Večer, Letonya gazetesi Neatkarīgā ve Çek ekonomi gazetesi Hospodářské noviny, sonucun Avrupa’nın geleceği açısından ne anlama geldiğini değerlendirdi.
ALMANYA’NIN SOSYAL MODELİ SARSILIYOR
El País, AfD’nin yükselişini yalnızca göç veya iç siyaset üzerinden okumuyor.
Gazeteye göre Almanya’nın uzun yıllar dayandığı ekonomik ve sosyal model aynı anda birkaç cephede baskı altında. Ucuz Rus enerjisinin kaybedilmesi, Çin pazarındaki sorunlar ve ABD’nin güvenlik şemsiyesine ilişkin belirsizlikler bu tabloyu derinleştiriyor.
El País, refah ve demokrasinin Almanya’da İkinci Dünya Savaşı sonrasında birbirine sıkı biçimde bağlandığını hatırlatarak, bu vaadin çökmesinin Avrupa’nın başka ülkelerine de yayılabileceği uyarısında bulundu.
AŞINMA SINIRLARIN ÖTESİNE TAŞIYABİLİR
Visão’da yazan hukukçu Mariana de Sousa ise sonucun diğer Avrupa ülkeleri açısından yaratabileceği siyasi etkiye dikkat çekti.
De Sousa’ya göre bir ülkede yargı üzerindeki baskı, basına yönelik saldırılar, azınlıkların dışlanması veya seçim sistemine güvensizlik normalleşirse benzer uygulamalar başka ülkelerde de kabul edilebilir hâle gelebilir.
Yazıda, Almanya’daki gelişmelerin Portekiz’de hakları doğrudan değiştirmeyeceği ancak toplumların “normal” kabul ettiği siyasi sınırları etkileyebileceği savunuldu.
MUHAFAZAKÂR PARTİLER SIKIŞIYOR
Večer, AfD’nin yükselişini Avrupa genelinde sağ siyasetin yeniden şekillenmesinin bir göstergesi olarak değerlendiriyor.
Gazeteye göre siyasi rekabet giderek merkez sağ ile aşırı sağ arasına sıkışıyor. Almanya, Avusturya, Polonya ve Macaristan bu dönüşümün belirgin örnekleri arasında gösteriliyor.
Avrupa Halk Partisi çizgisindeki geleneksel muhafazakâr partilerin, sağındaki partilerden gelen baskıyla daha fazla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
RUSYA POLİTİKASI AVRUPA’YI ENDİŞELENDİRİYOR
Letonya gazetesi Neatkarīgā ise AfD’nin Rusya’ya yaklaşımını öne çıkarıyor.
Yorumda, AfD’nin Moskova ile kapsamlı iş birliğine daha açık bir çizgi izlemesinin özellikle Baltık ülkeleri açısından güvenlik endişesi yarattığı savunuldu.
Gazeteye göre Almanya gibi NATO içindeki ağırlığı giderek artan bir ülkenin dış politikasındaki olası yön değişikliği, Letonya ve Estonya gibi ülkeler açısından doğrudan önem taşıyor.
“ALMANYA’NIN BREXIT ANI”
Çek ekonomi gazetesi Hospodářské noviny ise seçim sonucunu “Alman siyasetinin Brexit anı” olarak nitelendirdi.
Gazete, uzun süre siyasi sistemin dışında tutulmaya çalışılan AfD’nin artık kitlesel bir seçmen desteğine ulaştığına dikkat çekti.
Ancak yorumda, AfD’nin yükselişinin Brexit’ten daha geniş sonuçlar yaratabileceği savunuldu. Bunun gerekçesi olarak Almanya’nın Ukrayna’ya desteği, NATO içindeki askerî ağırlığı ve Avrupa Birliği’nin siyasi merkezindeki konumu gösterildi.
TARTIŞMA ARTIK ALMANYA’YLA SINIRLI DEĞİL
Saksonya-Anhalt’ta CDU yüzde 17,2’de kalırken AfD’nin yüzde 43,8’e ulaşması, eyalette hükümetin nasıl kurulacağı sorusunu da beraberinde getirdi.
Avrupa basınındaki yorumların ortak noktası ise seçim sonucunun yalnızca bir Alman eyaletinin siyasi dengelerini değiştirmediği yönünde.
AfD’nin yükselişi; Avrupa’nın sosyal modeli, hukuk devleti, merkez sağın geleceği, Rusya politikası ve kıtanın güvenlik mimarisi üzerinden daha geniş bir tartışmanın parçası hâline geldi.