İsrail ve Lübnan arasında ABD'nin arabuluculuğuyla imzalanan ve 1948'den bu yana devam eden savaş halini sona erdirmeyi hedefleyen çerçeve anlaşma, Avrupa basınında geniş yankı uyandırdı. Eurotopics'in derlediği yorumlarda, anlaşmanın Orta Doğu'da yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği kadar yeni krizlerin de habercisi olabileceği değerlendirmeleri öne çıktı.
İRAN'IN LÜBNAN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ SONA MI ERİYOR?
İngiltere merkezli The Spectator, anlaşmanın en önemli sonucunun İran'ın Lübnan üzerindeki siyasi nüfuzunun gerilemesi olduğunu savundu.
Gazete, yıllar sonra ilk kez Washington, Tel Aviv ve Beyrut'un Lübnan'ı egemen bir devlet olarak tanıyan ortak bir diplomatik çerçevede buluştuğunu belirterek, "Artık Lübnan adına karar veren taraf İran değil" değerlendirmesinde bulundu.
"İSRAİL İLK KEZ MEŞRU BİR ZEMİNDE LÜBNAN'DA"
Rusya merkezli Echo, anlaşmanın tarihi bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. Yayın organı, Lübnan'ın 1948'den bu yana ilk kez İsrail'i resmen tanıdığına vurgu yaptı.
Yorumda, Hizbullah silahsızlandırılana kadar İsrail askerlerinin belirli güvenlik bölgelerinde kalmasına izin verilmesinin, İsrail'in bölgedeki varlığına meşruiyet kazandırdığı ifade edildi.
"MASADA OLMAYAN TARAF HİZBULLAH"
İtalya'nın önde gelen gazetelerinden La Stampa, anlaşmanın en zayıf noktasının Hizbullah'ın müzakerelerde yer almaması olduğunu yazdı.
Gazeteye göre, Lübnan devletinin ülkedeki silah tekeline sahipmiş gibi hareket etmesi bekleniyor ancak sahadaki gerçeklik bunun tam tersini gösteriyor. Bu nedenle anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.
AVRUPA BASINI: ANLAŞMA KALICI OLMAYABİLİR
Belçika'nın De Standaard gazetesi, anlaşmanın uzun ömürlü olmayabileceği görüşünü dile getirdi. Gazete, İran'ın anlaşmaya mesafeli yaklaşmasının ve İsrail'in Güney Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesinin sürecin geleceğini belirsiz hale getirdiğini belirtti.
LÜBNAN'DA UMUT KADAR ENDİŞE DE VAR
Avusturya merkezli Der Standard ise anlaşmanın farklı yorumlara açık olduğuna dikkat çekti.
Gazeteye göre Lübnan yönetimi bunu İsrail'in ülkeden çekilmesinin ilk adımı olarak görürken, İsrail tarafı Hizbullah tamamen silahsızlandırılana kadar askerlerini bölgede tutabileceğini savunuyor. Bu durum, ülkede İran'ın etkisinin azalacağı yönündeki umutlarla birlikte yeni bir iç çatışma korkusunu da beraberinde getiriyor.
Avrupa basınındaki değerlendirmeler, Washington'da atılan imzanın Orta Doğu'da yeni bir sayfa açabileceği kadar, bölgede yeni gerilimlerin de başlangıcı olabileceğine işaret ediyor.