Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görev süresinin sona ermesine yaklaşık bir yıl kala Fransa'da siyasi hareketlilik hız kazandı. Cumhurbaşkanlığı yarışına katılması beklenen aday sayısının 30'u aşması, Avrupa basınının da gündemine oturdu.
Yorumlarda, parçalanmış siyasi tablo nedeniyle Fransa'nın yeni bir belirsizlik dönemine sürüklenebileceği değerlendirmeleri öne çıktı.
REFERANDUM VAATLERİ ELEŞTİRİLİYOR
İngiliz ve Fransız yorumcular, bazı adayların göç, kamu harcamaları ve bütçe açığı gibi konularda referanduma gitme vaatlerini riskli buluyor.
Fransız gazetesi L'Opinion, seçim kampanyalarının referandumlara endekslenmesinin, cumhurbaşkanlığı makamını zayıflatabileceğini savunarak, seçimlerin daha ilk günden meşruiyet krizine sürüklenebileceği uyarısında bulundu.
"BÖLÜNMÜŞLÜK AŞIRI UÇLARI GÜÇLENDİREBİLİR"
İsviçre basınından Le Temps, merkez ve geleneksel partiler arasındaki bölünmüşlüğün aşırı sağ ve aşırı sol hareketlerin önünü açabileceğini yazdı.
Gazete, 2002 seçimlerinde aşırı sağcı Jean-Marie Le Pen'in ikinci tura kalmasını hatırlatarak, benzer bir siyasi parçalanmanın yeniden yaşanabileceği görüşünü dile getirdi.
AVRUPA BASINI "CİDDİYET" ÇAĞRISI YAPIYOR
Fransız gazetesi Le Monde ise yüksek kamu borcu, ekonomik sorunlar ve Avrupa'nın güvenlik gündemi nedeniyle Fransa'nın deneyimli ve güven veren bir lidere ihtiyaç duyduğunu savundu.
Gazete, özellikle Rusya ve ABD politikaları konusunda aşırı sağın çizgisinin seçmenlerde güven sorunu oluşturabileceğini belirterek, seçim yarışında "ciddiyet ve devlet tecrübesinin" belirleyici olabileceğini yazdı.
AVRUPA'NIN GÖZÜ PARİS'TE
Avrupa basınındaki yorumlar, Fransa'daki seçimlerin yalnızca ülkenin iç siyasetini değil, Avrupa Birliği'nin geleceğini de yakından etkileyeceği görüşünde birleşiyor.
Cumhurbaşkanı Macron'un halefinin kim olacağı henüz netleşmezken, Avrupa medyası şimdiden "Macron sonrası Fransa'nın nasıl bir siyasi yola gireceği" sorusuna yanıt arıyor.