HİND RECEB VAKFI’NIN HUKUKİ HAMLELERİ BELİRLEYİCİ OLDU
The Jerusalem Post’un haberine göre, Ben‑Gvir’in uluslararası polis şefleri konferansına gitmekten imtina etmesinde Belçika merkezli insan hakları kuruluşu Hind Receb Vakfı’nın girişimleri belirleyici rol oynadı.
Vakıf, Filistinli mahpuslara uygulanan politikaları gerekçe göstererek ABD Adalet Bakanlığı’na Ben‑Gvir aleyhinde resmî şikayette bulundu ve New York Eyalet Başsavcısı’nı da kapsamlı bir soruşturma başlatmaya davet etti. Kuruluş, hukuki hesap verebilirliğin artık teorik bir durum olmaktan çıktığını vurgulayarak, Ben‑Gvir’e karşı yasal adımlar atılması için ABD makamlarına baskı yapmayı sürdüreceklerini açıkladı.
Öte yandan Ben‑Gvir’in ofisinden iptal kararının gerekçesine dair henüz resmî bir beyan yapılmadı.
AVRUPA’DAN BEN‑GVİR’E YAPTIRIM VE SORUŞTURMA TALEPLERİ
Gelecek hafta dünyanın dört bir yanından polis şeflerini ağırlayacak olan New York zirvesine katılmaktan vazgeçen “Yahudi Gücü” partisi lideri Ben‑Gvir, hem iç politikada hem de uluslararası kamuoyunda en çok tartışılan isimlerden biri olmayı sürdürüyor. Mayıs ayı sonlarında, denizde durdurularak gözaltına alınan “Sumud Filosu” aktivistlerinin kelepçeli ve diz çöktürülmüş halde darbedildiği bir videoyu sosyal medyada paylaşması büyük infial yaratmış; bu olayın ardından Fransa ve İrlanda, Ben‑Gvir’e giriş yasağı getirmişti.
Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkeler, Ben‑Gvir hakkında Avrupa çapında yaptırım uygulanmasını talep ederken, İtalya ve Fransa yargı makamları aktivistlere yönelik işkence iddialarıyla ilgili soruşturma başlattı.
ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NE BAŞVURU
İngiliz Middle East Eye internet sitesinin mayıs ayındaki haberine göre, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) Ben‑Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich hakkında gizli yakalama kararı çıkarılması talebiyle başvuruda bulunuldu. Başvuruda, Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlendiği iddiaları yer aldı. Ben‑Gvir’in Gazze saldırıları sırasında Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi çağrılarını yinelemesi, esirlere yönelik kışkırtıcı açıklamaları ve idam cezasını öngören yasa tasarısı girişimi, uluslararası tutuklama emri taleplerini daha da güçlendirdi.