Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın katıldığı yemekte yaşanan silahlı saldırı girişimine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Düzenlediği basın brifinginde konuşan Leavitt, yaşanan olayın yalnızca bireysel bir saldırı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun arkasında oluşan siyasi atmosfere işaret etti.
“SİYASİ ŞİDDETİN KAYNAĞI BU SÖYLEMLER”
Leavitt, Demokrat Parti üyeleri ve bazı medya temsilcilerinin kullandığı dilin tehlikeli sonuçlar doğurduğunu savundu.
“Siyasi şiddet, Demokrat Partinin seçilmiş üyeleri ve medyadaki bazı kişiler tarafından yapılan sistematik şeytanlaştırmadan kaynaklanıyor” ifadelerini kullanan Sözcü, isim vermeden muhalif kesimleri sert şekilde eleştirdi.
TRUMP’A YÖNELİK TEHDİTLER GÜNDEMDE
Trump’ın son iki yıl içinde birden fazla suikast girişimiyle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Leavitt, Başkan’ın görevine kararlılıkla devam ettiğini söyledi.
Trump’ın “korkusuz” bir lider olduğunu dile getiren Sözcü, Amerikan halkına verdiği sözleri yerine getirmek için risk almaktan kaçınmadığını ifade etti.
“BU DİL KABUL EDİLEMEZ”
Leavitt, bazı kesimlerin Trump’a yönelik “faşist” benzetmeleri yaptığını ve onu Adolf Hitler ile kıyasladığını belirterek bu tür söylemlerin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Bu tarz ifadelerin toplumda nefret ve kutuplaşmayı artırdığını savunan Beyaz Saray Sözcüsü, siyasi aktörlere daha sorumlu bir dil kullanma çağrısında bulundu.
GÜVENLİK ZAFİYETİ TARTIŞMASI
Açıklamasında güvenlik konusuna da değinen Leavitt, ABD Kongresi’ndeki Demokratların İç Güvenlik Bakanlığı bütçesini engellediğini öne sürdü.
Bu durumun bazı güvenlik birimlerinde zafiyet oluşturduğunu iddia eden Sözcü, ABD Gizli Servisi’nin buna rağmen görevini başarıyla yerine getirdiğini ifade etti.
ABD’DE SİYASİ GERİLİM TIRMANIYOR
Son yaşanan gelişmeler, ABD’de siyasi kutuplaşmanın daha da derinleştiğine işaret ediyor. Saldırı girişimi sonrası yapılan açıklamalar, yalnızca güvenlik tartışmalarını değil, siyasi dilin etkisini de yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte hem güvenlik politikaları hem de siyasi söylemler daha yoğun şekilde tartışılmaya devam edecek.