Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız Ahmet Yıldız, BM Güvenlik Konseyi’nde Yunanistan’ın “Türk Boğazları” ifadesine yönelik itirazı sonrası BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Çin’e resmi mektup gönderdi. Ankara, söz konusu itirazın uluslararası diplomatik teamüllerle bağdaşmadığını savunarak, “Türk Boğazları” ifadesinin coğrafi ve hukuki açıdan yerleşik bir kullanım olduğunu vurguladı.
TÜRKİYE: “TERİMİN SİYASALLAŞTIRILMASI KABUL EDİLEMEZ”
Mektupta, Yunanistan’ın yaklaşımı “iç siyasi çıkarlar üzerinden şekillenen bir tutum” olarak değerlendirilirken, coğrafi bir tanımın siyasi tartışmalara çekilmesinin bölgesel istikrarı zedelediği ifade edildi. Türkiye, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını kapsayan “Türk Boğazları” ifadesinin hem tarihsel hem de uluslararası kullanımda karşılığı olduğunu belirterek, bu terminolojinin değiştirilme girişimlerinin hukuki zeminden yoksun olduğunu savundu.
MONTRÖ VURGUSU VE ULUSLARARASI DAYANAKLAR
Türkiye, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi Montreux Convention Regarding the Regime of the Straits çerçevesinde İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının uluslararası geçiş rejiminin açık şekilde tanımlandığını hatırlattı. Mektupta, bu sözleşmenin coğrafi isimlendirme dayatması yapmadığı, yalnızca geçiş rejimini düzenlediği ifade edildi. Ayrıca “Türk Boğazları” ifadesinin NATO ve Uluslararası Denizcilik Teşkilatı (IMO) gibi kurumların belgelerinde de yer aldığı vurgulandı.
BM’DE BAŞLAYAN TARTIŞMANIN ARKA PLANI
BM Güvenlik Konseyi’nde 29 Nisan’da yapılan “Denizcilik alanında su yollarının güvenliği” oturumunda Türkiye, İstanbul ve Çanakkale Boğazları için “Türk Boğazları” ifadesini kullanmıştı. Bunun üzerine Yunanistan temsilcisi, söz konusu kullanımın Montrö Sözleşmesi ile uyumlu olmadığını öne sürerek alternatif isimlendirme talep etmişti. Tartışmanın ardından konu diplomatik yazışma düzeyine taşınırken, Yunan basınında da geniş yankı bulmuştu.
ANKARA’DAN NET MESAJ
Türkiye, mektubunda tüm BM üyesi ülkelerin yerleşik coğrafi ve hukuki kullanım olan “Türk Boğazları” terminolojisine saygı göstermesi gerektiğini belirtti. Ankara ayrıca, bu tür tartışmaların diplomatik diyaloğa zarar vermemesi gerektiğini vurgulayarak, mevcut uluslararası düzenin değiştirilmesine yönelik girişimlerin sonuçsuz kalacağını ifade etti.