BM Myanmar İnsan Hakları Özel Raportörü Kelley Currie, Malezya'nın Myanmar vatandaşlarını ülkelerine geri gönderme sürecine ilişkin açıklama yaptı. Currie, mevcut koşullarda geri gönderilen kişilerin zulüm, işkence ve ciddi insan hakları ihlalleriyle karşılaşma riskinin yüksek olduğunu belirtti.
“GERİ GÖNDERMEYİ DURDURUN” ÇAĞRISI
Currie, Malezya hükümetine Myanmar vatandaşlarının geri gönderilmesini durdurma çağrısında bulundu.
Malezya yönetiminden Arakanlı Müslümanlar dahil Myanmar kökenli mültecilerin durumunu uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklere uygun şekilde ele almak için BM sistemi ve diğer paydaşlarla işbirliği yapmasını istedi.
İLK GRUP 29 EYLÜL'DE GERİ GÖNDERİLDİ
Currie, Malezya'nın Myanmar askeri makamlarıyla üzerinde anlaştığı "gönüllü geri dönüş programı" kapsamında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 5 bin kişiyi geri göndermeye başlamasından endişe duyduğunu belirtti.
Raportöre göre 1476 kişiden oluşan ilk grup 29 Eylül'de Myanmar'a geri gönderilmeye başlandı.
“GERİ GÖNDERMEME İLKESİNE UYULMALI”
Currie, Malezya'nın geri göndermeme ilkesine uymakla yükümlü olduğunu hatırlattı.
Myanmar'a dönen kişilerin zulüm, işkence veya diğer ciddi insan hakları ihlalleriyle karşılaşma ihtimalinin mevcut koşullarda yüksek olduğunu vurguladı.
ARAKAN'DA 50'DEN FAZLA SİVİL ÖLDÜ
Currie ayrıca Myanmar ordusunun Arakan eyaletinde düzenlediği hava saldırısına tepki gösterdi.
Saldırıda 50'den fazla sivilin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığının bildirildiğini belirten Currie, kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve ölü sayısının artabileceğini ifade etti.
ARAKANLI MÜSLÜMANLARA YÖNELİK ŞİDDET
Myanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar yaşanmış, çoğunluğu Müslüman binlerce kişi hayatını kaybetmişti.
2017'deki saldırıların ardından Myanmar ordusu ve Budist milliyetçilerin başlattığı şiddet olayları nedeniyle 900 binden fazla Arakanlı Müslüman Bangladeş'e sığınmıştı.
BM ve uluslararası insan hakları kuruluşları, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" veya "soykırım" olarak nitelendiriyor.