Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'taki Türkevi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan; BM reformundan Hürmüz Boğazı'na, Gazze'den F-35 programına, Terörsüz Türkiye sürecinden Irak ve Yunanistan ile ilişkilere kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
BM'DE VETO MEKANİZMASININ KALDIRILMASINI İSTEDİ
Bir gazetecinin, Birleşmiş Milletlerin nasıl bir reforma ihtiyaç duyduğu ve Erdoğan'ın nasıl bir BM yapısı öngördüğüne ilişkin sorusu üzerine Cumhurbaşkanı, mevcut sistemde 190'dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığını söyledi.
Mevcut yapının küresel istikrar ve huzurun korunması açısından yetersiz olduğunu savunan Erdoğan, yalnızca Türkiye'nin değil Afrika, Asya, Latin Amerika, İslam dünyası, Avrupa ve diğer bölgelerin de küresel sistemde hakkaniyetli biçimde temsil edilmesi gerektiğini belirtti.
Erdoğan, "Diyoruz ki veto mekanizması kaldırılsın. Sadece 5 üyeyi koruyan Birleşmiş Milletler modelinden, bütün üyeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapalım. Genel Kurul'u güçlü, kuvvetli ve etkin kılalım." dedi.
"Dünyanın sorunlarına 5 üye değil, bütün üyeler çözüm sunsun ve kararlar alsın." ifadelerini kullanan Erdoğan, dünyanın yeni duvarlardan ziyade yeni köprülere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN MÜZAKERE ÇAĞRISI
Bir gazetecinin Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde yaşanan azalma ve Türkiye'nin ABD ile İran'ı ateşkese götürecek bir planının bulunup bulunmadığına ilişkin sorusunu yanıtlayan Erdoğan, Türkiye'nin boğazın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduğunu belirtti.
Hürmüz'deki her gerilimin bölge ülkelerinin yanı sıra Avrupa, Asya, enerji piyasaları, taşımacılık ve milyonlarca insanın günlük hayatını etkilediğini söyleyen Erdoğan, "Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır." dedi.
Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Biz bir an evvel müzakere zeminine dönülmesinin gerektiğini bütün muhataplarımıza anlatıyoruz. Yapılması gereken yeni cephelerin değil, yeni diplomasi kanallarının açılmasıdır." ifadelerini kullandı.
TAHIL KORİDORU İÇİN ZELENSKİY İLE GÖRÜŞTÜ
Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri yeni bir güvenlik mekanizmasının kurulması ve koridorun yeniden hayata geçirilmesinin gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, Karadeniz'deki güvenliğin Türkiye ve bölge açısından önem taşıdığını söyledi.
Karadeniz'in savaşın bir cephesi olmadığını ve olmaması gerektiğini belirten Erdoğan, ticari gemilere yönelik saldırıları kim gerçekleştirirse gerçekleştirsin kabul etmediklerini ifade etti.
Erdoğan, "Artık yeniden tahıl koridorunu tesis etmek için gayretlerimizi artırdık. Bunun için diplomatik adımlarımızı da hızlandırıyoruz. Konuyu Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir kez daha ele aldım ve kendisinden aldığım cevap da olumlu." dedi.
GAZZE'DE KALICI ATEŞKES MESAJI
Bir gazetecinin, Gazze planına ilişkin yürütülen temasların yeni bir sonuç doğurup doğurmayacağı yönündeki sorusu üzerine Erdoğan, Gazze'deki kan durmadan ve ateşkes kalıcı hâle gelmeden Orta Doğu'da kalıcı barışın sağlanamayacağını söyledi.
Filistinlilerin kendi topraklarında onurlu bir geleceğe sahip olmasının sağlanması gerektiğini belirten Erdoğan, İsrail'in saldırılarını sürdürerek barışı engellediğini ifade etti.
Erdoğan, "Sadece 'Gazze'de savaş dursun' demek yetmiyor. Savaşın yeniden başlamasını engelleyecek mekanizmaları kurmamız, Gazze'nin imarını hızlandırmamız ve Filistinlilerin siyasi geleceğini güvence altına almamız gerekiyor." dedi.
TRUMP VE F-35 İÇİN "SOMUT ADIM" MESAJI
Türkiye'nin F-35 programındaki son durumun sorulması üzerine Erdoğan, konuyu ABD Başkanı Donald Trump ile NATO'da da görüştüklerini hatırlattı.
Erdoğan, "Kendisi Türkiye'nin F-35 programına dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koydu. Biz de bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Trump ile ilişkilerinin Türkiye-ABD ilişkilerine de ivme kazandırdığını söyleyen Erdoğan, iki ülke arasındaki işbirliğinin önceki ABD yönetimi dönemine göre mesafe aldığını belirtti.
Türkiye'nin kendi savunma sanayisini geliştirmeye devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, KAAN başta olmak üzere savaş uçağı, hava savunma sistemleri ve diğer savunma sanayisi kabiliyetlerinin geliştirilmesi için çalışmaların süreceğini söyledi.
İngiltere ile Eurofighter konusundaki çalışmaların devam ettiğini de belirten Erdoğan, Türkiye'nin güvenlik, savunma ihtiyaçları ve stratejik hedefleri doğrultusunda çalışmayı sürdüreceğini ifade etti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE GELİNEN AŞAMAYI AÇIKLADI
Bir gazetecinin Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamaya ilişkin sorusunu yanıtlayan Erdoğan, sürecin günübirlik bir mesele olmadığını ve Türkiye'nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulmasının hedeflendiğini söyledi.
Yasal çerçevenin TBMM tarafından ortaya konulduğunu belirten Erdoğan, ilgili mekanizmaların kurulduğunu ve kurumların sahadaki gelişmeleri takip ettiğini ifade etti.
Çerçeve yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerektiğini söyleyen Erdoğan, sürecin ilgili birimlerin kontrolünde ilerlediğini kaydetti.
Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak, devlet olarak bu konuda kararlıyız. Hasılıkelam, bize yansıyan bir sorun yok. Süreç ilerliyor ve inşallah neticeye de uzak olmayan bir zamanda ulaşacağız." dedi.
IRAK İLE "TERÖR YERİNE TİCARET" MESAJI
Irak'taki yeni hükümet döneminde Ankara-Bağdat ilişkilerindeki gelişmelerin sorulması üzerine Erdoğan, "Yeni döneme iyi başladık diyebilirim. İki ülke ilişkilerini geliştireceğimize ve birlikte kazanacağımıza inanıyorum." dedi.
Irak Başbakanı Ali Ez-Zeydi ile Türkevi'nde görüştüğünü belirten Erdoğan, Sincar'da Irak hükümetinin otoritesinin hâkim olacağını söyledi. Bölgenin terörden arındırılmasının ardından kontrolün nasıl sağlanacağı ile Başika'nın devrinin de Irak makamlarıyla ele alındığını aktardı.
Erdoğan, "Komşumuz Irak ile artık terör konularını değil, Kalkınma Yolu'nu, karşılıklı ticaret hacmimizi artırmayı, istikrarı, huzuru ve refahı daha fazla konuşmak istiyoruz. Süreç olumlu ilerliyor. İyi bir ivme yakaladık. İnşallah neticesi de güzel olacak." ifadelerini kullandı.
YUNANİSTAN'A "DÜŞMAN DEĞİL, KOMŞUYUZ" MESAJI
Yunanistan'da seçimler yaklaşırken Başbakan Kiryakos Miçotakis'in F-35 satışına ilişkin açıklamalarının iki ülke arasındaki müzakere ortamını etkileyip etkilemeyeceği sorusuna Erdoğan, Türkiye'nin Yunanistan'ın iç siyasetiyle ilgilenmediği yanıtını verdi.
Erdoğan, "Yunanistan'da seçim olur, hükümet değişir, muhalefet değişir, bunlar bizim meselemiz değil. Bizim meselemiz Türkiye'nin hakları, güvenliği, Ege ve Doğu Akdeniz'de sulhu sükunun korunmasıdır." dedi.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilere ilişkin mesajını da netleştiren Erdoğan, "Türkiye Yunanistan'ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir. İki ülke ilişkileri seçim malzemesi yapılmayacak kadar nazik ve mühimdir." ifadelerini kullandı.
COP31'DE 100 BİN KATILIMCI ANTALYA'DA AĞIRLANACAK
Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'de Türkiye'nin önceliklerinin neler olacağının sorulması üzerine Erdoğan, iklim değişikliğinin oluşturduğu sorunların görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Türkiye'nin 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 kapsamında dünyanın dört bir yanından 100 bin katılımcıyı Antalya'da ağırlayacağını belirten Erdoğan, zirvede iklim değişikliğiyle mücadelede atılacak adımlar ve yol haritalarının ele alınacağını ifade etti.
Finansman sıkıntısı yaşayan ülkelerin desteklenmesinin gelişmiş ülkelerin sorumluluğunda olduğunu belirten Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadelenin artık sözden ziyade icraat gerektirdiğini söyledi.
Erdoğan, "Dünya bizim evimiz ve onu kirlenmekten korumak da görevimiz." ifadelerini kullandı.