İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinlilere yönelik şiddet ve kötü muamele iddiaları, Haaretz gazetesinin yayımladığı haberle yeniden gündeme geldi. Gazete, İsrail Cezaevi İdaresinin denetim mekanizmalarının zayıflaması ve avukat görüşmelerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Filistinli tutuklulara yönelik uygulamalarında hesap vermekten uzaklaştığını öne sürdü.
Haberde, Filistinli esirlere koğuş ve hücrelerin içerisinde yakın mesafeden plastik mermiyle ateş açıldığı, yaralanan kişilerin gerekli sağlık hizmetlerine ulaşamadığı ve şikâyet mekanizmalarının etkisiz kaldığı belirtildi.
İSRAİL CEZAEVLERİNDE ŞİDDET İDDİALARI
Haaretz'in haberine göre Filistinli tutuklular, İsrail hapishanelerinde farklı biçimlerde fiziksel şiddete maruz kalıyor. Gazete, gardiyanların kullandığı plastik mermilerin ağır yaralanmalara yol açtığını ve bazı müdahalelerin cezaevlerinde herhangi bir şiddet olayı yaşanmadığı sırada gerçekleştirildiğini yazdı.
Filistinli esirlerin anlatımlarına göre plastik mermiler çoğunlukla kalabalık koğuşlarda ve hücrelerde, çok kısa mesafelerden ateşleniyor. Bu durumun ağır yaralanmalara neden olduğu, yakın mesafeden kullanılan plastik mermilerin ölümcül sonuçlar da doğurabileceği vurgulandı.
Haberde, plastik mermiyle vurulan bir Filistinli tutuklunun hastaneye kaldırıldığı ve geçirdiği ameliyat sonucunda bir testisinin alınmak zorunda kalındığı bilgisine yer verildi.
ŞİDDET İDDİALARINDA 21 AYRI VAKA TESPİT EDİLDİ
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten bu yana insan hakları kuruluşlarının, Filistinli esirlerin yaralandığı 21 ayrı vakayı belgelediği belirtildi.
Haaretz, söz konusu olayların plastik mermi kullanımının yalnızca cezaevlerinde çıkan isyanlara veya şiddet içeren olaylara müdahaleyle sınırlı olmadığını gösterdiğini savundu.
Gazete, tutukluların herhangi bir saldırı veya isyan girişiminde bulunmadığı durumlarda da ateş açıldığına ilişkin ifadelerin bulunduğunu aktardı.
HİÇBİR GEREKÇE OLMADAN VURULDUĞUNU ANLATTI
Haberde, yaşadığı şiddeti anlatan bir Filistinli esirin ifadesine de yer verildi. Tutuklu, onlarca kişiyle birlikte kalabalık bir odada beklediği sırada herhangi bir gerekçe olmadan plastik mermiyle vurulduğunu belirtti.
Yaralanan esirin cezaevi kliniğine götürülmesi için 15 gün beklemek zorunda kaldığı aktarıldı. Tutuklunun ihtiyaç duyduğu ameliyatı ise cezaevindeyken olamadığı, ancak tahliye edildikten sonra tedavi görebildiği kaydedildi.
Haaretz, bu örneğin cezaevlerindeki sorunun yalnızca orantısız güç kullanımıyla sınırlı olmadığını, yaralanan tutukluların sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmasını da kapsadığını vurguladı.
YARALANAN ESİRLERİN TEDAVİSİ İHMAL EDİLİYOR
Gazete, İsrail cezaevlerinde Filistinli tutukluların tıbbi ihmale maruz kaldığına ilişkin iddiaların uzun süredir gündemde olduğunu hatırlattı.
Gardiyanların açtığı ateş veya uyguladığı fiziksel şiddet sonucunda yaralanan esirlerin gerekli tedaviye ulaşamadığı belirtildi. Cezaevlerinde görülen uyuz salgınının yayılmasına göz yumulduğu da haberde yer alan iddialar arasında bulundu.
Filistinli tutukluların, hastaneye sevk edilirken veya başka bir cezaevine nakledilirken şiddete maruz kalmaktan korktukları için şikâyette bulunamadıkları aktarıldı.
AVUKAT GÖRÜŞMELERİNE KISITLAMA GETİRİLDİ
Haaretz, Filistinli esirlerin yaşadıkları ihlalleri hukuki yollarla takip etmesinin de zorlaştırıldığını yazdı. Avukat ziyaretlerine getirilen sınırlamaların, insan hakları kuruluşlarının tutuklularla iletişim kurmasını ve şiddet iddialarını araştırmasını engellediği belirtildi.
Bazı tutukluların avukat görüşmelerine götürülürken ağır şiddete maruz kalmaktan korktuğu aktarıldı. Bu nedenle kötü muameleye ilişkin şikâyetlerin yetkili makamlara ulaştırılmasının güçleştiği ifade edildi.
KIZILHAÇ'IN HAPİSHANELERE GİRİŞİ ENGELLENİYOR
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Kızılhaç'ın cezaevlerine ziyaret gerçekleştirmesine izin vermediği belirtildi. Haaretz, bu uygulamanın hapishanelerdeki koşulların bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesini engellediğini vurguladı.
Gazete, Yüksek Mahkeme yargıçlarının cezaevlerini ziyaret etme yetkisi bulunmasına rağmen bu yetkinin tutukluların haklarını korumak amacıyla yeterince kullanılmadığını savundu.
Haberde, denetim eksikliği ve hukuki başvuru yollarındaki güçlüklerin Filistinli esirleri cezaevi görevlilerinin uygulamalarına karşı savunmasız bıraktığı değerlendirmesine yer verildi.
CEZAEVİ İDARESİ İDDİALARI REDDETTİ
İsrail Cezaevi İdaresi, Haaretz'in plastik mermi kullanımına ilişkin yönelttiği iddiaları reddetti.
Gazete ise kurumun verdiği yanıtın, Filistinli tutukluların haklarına yönelik yaklaşımını ortaya koyduğunu savundu. Cezaevlerindeki şiddet iddialarının yeterince araştırılmadığı ve tutukluların korunmasına yönelik mekanizmaların etkisiz kaldığı değerlendirmesinde bulundu.
HAARETZ'DEN BEN-GVİR'E ELEŞTİRİ
Haaretz, devletin gözetimi altında bulunan kişilerin güvenliğinden sorumlu İsrail Cezaevi İdaresinin, giderek aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in yaklaşımına benzediğini ileri sürdü.
Gazete, Ben-Gvir'in yönetiminde polis teşkilatında yaşandığını savunduğu dönüşümün benzerinin cezaevlerinde de görüldüğünü belirtti.
Bu durumun Filistinli esirlerin güvenliği açısından ciddi tehlikeler barındırdığı ifade edildi.
GAZZE SALDIRILARINDAN BU YANA 92 FİLİSTİNLİ ESİR ÖLDÜ
Filistin Esirler Cemiyetinin 17 Eylül 2026'da açıkladığı verilere göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten bu yana İsrail hapishanelerinde kimlikleri açıklanan 92 Filistinli esir hayatını kaybetti.
Filistinli insan hakları kuruluşlarının verileri ise İsrail cezaevlerinde 9 bin 350 Filistinlinin tutulduğunu gösteriyor. Bu kişilerin 90'ını kadınlar, 350'sini çocuklar oluşturuyor.
Haaretz'in gündeme taşıdığı şiddet ve kötü muamele iddiaları, Filistinli tutukluların sağlık hizmetlerine erişimi, hukuki hakları ve cezaevlerindeki bağımsız denetim eksikliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.