İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yerleşim faaliyetlerini genişletmeye yönelik adımları son dönemde hız kazandı. Eylül ayında Batı Şeria’da yeni yerleşim planları ve Filistinlilere ait yapılara yönelik yıkım kararları gündeme gelirken, son olarak El Halil yakınlarındaki Hirbet Hamsa’da buldozerler devreye girdi.
FİLİSTİNLİLERİN EVLERİ YIKILMAYA BAŞLANDI
İsrail’e ait buldozerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde bulunan Hirbet Hamsa bölgesinde Filistinlilere ait konutları, seyyar evleri ve tarımsal yapıları yıkmaya başladı. El-Kum ve El-Murak Belediye Başkanı Ahmed er-Racub, uygulamaların bölgede oluşturulmak istendiğini söylediği bir “yerleşim kuşağı” planıyla bağlantılı olduğunu belirtti.
“YERLEŞİM KUŞAĞI” UYARISI
Racub, son üç ayda bölgedeki yerleşim faaliyetlerinin yoğunlaştığını, Filistinli arazi sahiplerine topraklarının “devlet arazisi” olduğu gerekçesiyle tebligatlar gönderildiğini söyledi. Arazi sahiplerinin ise mülkiyeti kanıtlayan belgelerinin bulunduğunu, bunların arasında Osmanlı dönemine ait kayıtların da yer aldığını ifade etti.
Yerel yönetimin açıklamasına göre planlanan hat, El Halil’in kuzeyinden güneyine uzanan yeni yerleşim alanlarının oluşturulmasını öngörüyor. Racub, bunun hayata geçirilmesi durumunda bölgenin parçalanacağını ve batı kırsalındaki köylerin Dura ile El Halil kentleriyle bağlantısının zarar göreceğini savundu.
YÜZLERCE DÖNÜM ARAZİ İÇİN TAHLİYE TEBLİGATI
Yıkımların etkisinin yalnızca Hirbet Hamsa’daki yapılarla sınırlı olmadığı belirtiliyor. Racub, yüzlerce dönümlük arazinin sahiplerine de arazilerini boşaltmaları yönünde tebligat gönderildiğini bildirdi ve bölgede yeni yerleşim noktaları oluşturulabileceği uyarısında bulundu.
BARINMA VE GEÇİM KAYNAKLARI DA ETKİLENİYOR
Bedevi Haklarını Savunma Örgütü (BEYDER) ise yıkımların Filistinli ailelerin barınma koşullarını ve geçim kaynaklarını etkilediğini belirtti. Örgüt, bölgede konutların yanı sıra seyyar evler ve tarımsal yapıların da yıkıldığını açıkladı.
İsrail, Batı Şeria’yı 1967’den bu yana işgal altında tutuyor. Uluslararası toplumun büyük bölümü işgal altındaki topraklarda kurulan İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ederken İsrail bu görüşe karşı çıkıyor.