Nepal’in Çin sınırındaki Rasuwa bölgesinde 26 Ağustos’ta meydana gelen sel felaketinin nasıl başladığına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı. Başlangıçta deprem olarak kaydedilen sismik hareketin buzul çökmesinden kaynaklandığı belirlendi. Sellerde 1453 kişi yaşamını yitirirken bölgedeki yollar ve köprüler ağır hasar gördü.
DEPREM SANILAN HAREKET BUZUL ÇÖKMESİ ÇIKTI
Sel öncesinde bölgede 5,2 büyüklüğünde bir sismik hareket kaydedildi. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, ilk açıklamasında bu hareketi deprem olarak duyurdu.
Verilerin yeniden incelenmesinin ardından sarsıntının kaynağının yer kabuğundaki hareketlilik değil, buzul çökmesi olduğu açıklandı. Böylece felaketi başlatan olayın deprem olmadığı anlaşıldı.
BUZUL PARÇALARI ÇIĞI VE SELİ TETİKLEDİ
Merkezi Katmandu’da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi uzmanları, dağlık alandan kopan buzul parçalarının çığa yol açtığını değerlendirdi.
Büyük buz kütlelerinin harekete geçmesiyle oluşan çığın, su ve enkazı vadi boyunca sürükleyerek selleri tetiklediği belirtildi. Kısa sürede genişleyen afet, yerleşim alanları ile ulaşım güzergâhlarını etkiledi.
ÇİN SINIRINDAKİ DAĞLIK BÖLGE ETKİLENDİ
Felaket, Nepal’in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde yaşandı. Dağlık yapıya sahip bölge, buzulların ve dik yamaçların bulunduğu bir coğrafyada yer alıyor.
Buzul hareketleri, heyelanlar ve ani su baskınları bu tür bölgelerdeki yerleşimler açısından tehlike oluşturuyor. Arama kurtarma çalışmalarının zorlu arazi koşulları nedeniyle helikopterlerle desteklendiği bildirildi.
KÖPRÜLER YIKILDI, YOLLAR ZARAR GÖRDÜ
Seller nedeniyle bölgede çok sayıda köprü yıkıldı ve kara yolları hasar gördü. Ulaşımın aksaması, arama kurtarma ekiplerinin bazı bölgelere erişimini zorlaştırdı.
Felaketin ardından yürütülen çalışmalar için bölgeye helikopterler gönderildi. Nepal genelindeki sellerde hayatını kaybedenlerin sayısının 1453’e ulaştığı açıklandı.
NEPAL’İN EMİSYON PAYI YÜZDE 0,1’DEN AZ
Nepal Başbakanı Balendra Shah, yaşanan felaketi Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında gündeme getirdi.
Nepal’in iklim değişikliğine yol açan ısı tutucu gazların küresel toplamındaki payının yüzde 0,1’den bile az olduğunu belirten Shah, ülkesinin buna rağmen sonuçlardan ağır biçimde etkilendiğini söyledi.
Shah, “Bu krize biz yol açmadık ancak bunun bedelini çok ağır ödüyoruz. Buzullarımız geri çekiliyor, dağ yamaçlarımız dengesizleşiyor, nehirlerimizin akışı öngörülemez hale geliyor ve her büyük felaket, yıllarca süren kalkınmayı silip süpürme tehdidi oluşturuyor.” dedi.
ERİYEN BUZULLAR YENİ TEHLİKELER DOĞURUYOR
Shah, buzulların geri çekilmesinin yalnızca buz kaybı anlamına gelmediğini vurguladı. Dağ yamaçlarının dengesizleştiğini ve nehirlerin akış düzeninin değiştiğini ifade etti.
Rasuwa’da yaşanan buzul çökmesi de eriyen ve hareket eden buz kütlelerinin dağlık bölgelerde oluşturabileceği tehlikeleri yeniden gündeme taşıdı.
“BUZULLAR VE SELLER PASAPORTLA SEYAHAT ETMİYOR”
İklim değişikliğinin sınır tanımadığına işaret eden Nepal Başbakanı, Rasuwa’daki felaketin yalnızca ülkesini ilgilendiren bir olay olmadığını belirtti.
Shah, “İklim değişikliğinin trajik sonuçları, tüm dünyaya iklim değişikliğinin sınır tanımadığını söylüyor. Buzullar ve seller, mühürler ve pasaportlarla seyahat etmiyor.” ifadelerini kullandı.
Felaketi dünyaya yönelik bir uyarı olarak nitelendiren Shah, “Bu, sadece yerel bir trajedi değildi. Tüm dünyaya bir uyarıydı. Bugün size şunu sormak istiyorum: Bu, uyarıyı duydunuz mu?” diye konuştu.
İKLİM FİNANSMANINA BÜROKRASİ ELEŞTİRİSİ
Shah, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerin uluslararası finansmana ulaşmakta zorlandığını söyledi. Mevcut yardım sistemini “çok yetersiz ve aşırı bürokratik” olarak nitelendirdi.
Nepal Başbakanı, “İklim finansmanı, yardıma ihtiyaç duyduklarında savunmasız ülkelerin yıllarca uğraşmak zorunda kaldıkları bir başka bürokratik labirent haline gelmemelidir. Evleri yanarken bir aileden 50 tane form doldurmasını istemeyiz. Harekete geçeriz. İklim adaleti işte budur.” dedi.
İKLİM ADALETİ ÇAĞRISI
Nepal’in düşük emisyon payına rağmen ağır kayıplar vermesi, Shah’ın konuşmasında iklim adaleti üzerinden ele alındı.
Shah, iklim değişikliğine en az katkıda bulunan ülkelerin afetlerin ekonomik ve insani sonuçlarıyla tek başına mücadele etmek zorunda bırakılmaması gerektiğini savundu.
GUTERRES’İN EVEREST UYARISINI HATIRLATTI
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaklaşık üç yıl önce Everest’e yaptığı ziyareti hatırlatan Shah, burada dünyaya iklim felaketi konusunda uyarıda bulunulduğunu söyledi.
Shah, bilim insanlarının tehlikeleri kanıtlarıyla ortaya koyduğunu ancak siyasi liderlerin bu uyarıları gereken hız ve ölçekte eyleme dönüştürmediğini ifade etti.
YILLARIN KALKINMASI TEK AFETLE SİLİNEBİLİYOR
Sel felaketi yalnızca can kayıplarına neden olmadı. Yolların ve köprülerin zarar görmesi, bölgede yıllar içinde oluşturulan altyapıyı da kullanılamaz hâle getirdi.
Shah, büyük afetlerin Nepal gibi ülkelerde uzun yıllar boyunca sağlanan kalkınmayı kısa sürede ortadan kaldırabileceği uyarısında bulundu. İklim değişikliğine karşı alınacak önlemlerin yalnızca çevre politikası değil, aynı zamanda kalkınma ve insan güvenliği meselesi olduğunu vurguladı.