Lübnan, İsrail'in devam eden saldırılarına rağmen, savaş kalıntıları ve geri dönüşüm malzemelerinden oluşturulan dünyanın en büyük "plastik kalbi" ile Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeye hazırlanıyor.
Ülkenin kuzeyinden güneyine kadar 1350'den fazla Lübnanlı tarafından toplanan geri dönüşüm malzemeleri ile savaş kalıntısı cam parçaları kullanılarak meydana getirilen bu eser, hem çevresel hem de sanatsal bir mesaj taşıyarak, savaşın yarattığı olumsuzluklardan güzel bir eser meydana getirilebileceğini gösteriyor.
EN BÜYÜK PLASTİK KALP
“Lübnan'ın Nabzı” adı verilen çalışma, yaklaşık 100 metrekarelik bir alanda 400 binden fazla plastik malzeme kullanılarak inşa edildi ve dünyanın en büyük plastik kalbi olma iddiasını taşıyor.
Lübnan, atıklarla mücadele etmesine rağmen etkili bir geri dönüşüm sisteminden yoksun olup, bu yönüyle projeye katılanların amacı, çevre bilincini artırmak ve savaşın yarattığı tahribatın, sembolik bile olsa, umut taşıyan sanatsal bir yapıya dönüşebileceğini ortaya koymak.
GUINNESS REKORLARI ADAYLIĞI
Projenin öncüsü, çevre aktivisti Caroline Chaptini, daha önce benzer çalışmalarla yedi kez Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeyi başarmış bir isim. Chaptini, bu projenin, kalp ritmi bozuklukları konusunda farkındalık artırmak amacıyla her yıl haziran ayının ilk haftasında düzenlenen Dünya Kalp Ritmi Haftası'ndan ilham alınarak hayata geçirildiğini belirtti.
Chaptini, atık malzemeler kullanılarak dünyanın en büyük plastik kalbini yapma fikrinin geliştiğini ifade etti. Projeye başlarken çevresel boyutun yanı sıra savaş kalıntılarının sanatsal bir esere dönüştürülebileceğini göstermeyi amaçladıklarını vurguladı.
UMUT VERİCİ BİR PROJE
Çalışmaya katılanlardan Silin Saade, Monla Hastanesi'nin çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğe odaklanarak gerçekleştirdiği bu projede sağlık ve çevre unsurlarının bir araya getirildiğini dile getirdi. Saade, geri dönüşüm malzemeleriyle ve farklı bölgelerden katılım gösteren bu insanların oluşturduğu kalbin özel bir anlam taşıdığını ifade etti.
Geride kalan camların, savaşın yarattığı yıkımın simgesi olmasına rağmen, verilecek mesajın her olumsuz durumdan güzel bir şey meydana getirilebileceğini vurguladıkları belirtildi. Saade, "Lübnan'ın bu eseri güçlü bir şekilde hayat bulacak ve Trablus ile Lübnan'ın adını daha yüksek noktalara taşıyacaktır" şeklinde konuştu.