Suriye’de Ahmed Şara yönetimi, savaşın ardından ordunun yeniden yapılandırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye ise silah ve lojistik desteğinin yanı sıra eğitim, danışmanlık, komuta sistemleri ve stratejik planlama gibi alanlarda Şam’ın askeri yapılanmasında rol üstleniyor.
Şam yönetimi, Türkiye ile işbirliğini geliştirirken ordunun tek bir ülkeye bağımlı hale gelmemesi için Rusya, Körfez ülkeleri, ABD ve Avrupa ile ilişkilerini de sürdürüyor.
ŞAM GÜÇLÜ VE BAĞIMSIZ BİR ORDU HEDEFLİYOR
13 yılı aşkın savaşın ardından Suriye yönetiminin önündeki önemli başlıklardan biri ordunun yeniden kurulması oldu.
Şam’ın hedefleri arasında geçmişte Rusya’ya duyulan askeri bağımlılığı bu kez Türkiye’ye taşımadan güçlü bir bölgesel ordu oluşturmak bulunuyor. Bu doğrultuda Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle ilişkiler geliştirilirken Rusya ile askeri bağlar yeniden kuruluyor.
ABD ve Avrupa ile ilişkiler de sürdürülüyor.
TÜRKİYE’NİN ROLÜ SİLAH TEDARİKİNİN ÖTESİNE GEÇİYOR
Türkiye’nin Suriye’deki rolü yalnızca silah tedarikiyle sınırlı kalmıyor. İki ülke arasındaki askeri ilişkiler eğitim ve kurumsal yapılanmayı da kapsıyor.
Ağustos 2025’te imzalanan savunma anlaşmasıyla silah ve lojistik desteğinin yanında eğitim, danışmanlık, deneyim paylaşımı ve stratejik planlama alanlarında işbirliğinin önü açıldı.
Türkiye Milli Savunma Üniversitesi ile Suriye’deki askeri eğitim kurumları arasındaki temaslar da genişledi. Suriye’den Türk askeri akademilerine öğrenciler gönderilirken ortak eğitim ve tatbikatlar da işbirliğinin parçası haline geldi.
Suriye birliklerinin EFES-2026 tatbikatına katılması ve Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Türk mevkidaşıyla görüşmesi de iki ülkenin orduları arasındaki temasın geldiği noktayı gösterdi.
SAVUNMA İŞBİRLİĞİNDE YENİ MODEL
Türkiye’nin Suriye’deki olası rolü; zırhlı araç ve insansız hava araçlarının yanı sıra mühimmat, radar, elektronik harp, iletişim, komuta-kontrol, yazılım, eğitim, bakım ve lojistik gibi birçok alanı kapsıyor.
Suriye’nin ise kara, hava ve deniz kuvvetlerinin yanı sıra hava savunması, iletişim ve komuta altyapısını yeniden oluşturması gerekiyor.
Bu tablo, Türkiye’nin Suriye’de yalnızca savunma ürünleri sağlayan değil, askeri altyapının oluşturulmasında rol alan bir aktör haline gelmesi ihtimalini gündeme getiriyor.
TÜRKİYE’NİN KURUMSAL ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli The National Context tarafından yayımlanan analizde, Türkiye’nin Suriye ordusunun yeniden yapılanmasında diğer dış aktörlere kıyasla önemli bir başlangıç avantajına sahip olduğu değerlendirildi.
Analizde coğrafi yakınlık, uzun süredir devam eden askeri ilişkiler, savunma sanayisinin üretim kapasitesi ve Suriye’deki askeri kurumlarla temas Türkiye’nin avantajları arasında gösterildi.
Suriyeli subayların Türkiye’de eğitim alması, birliklerin Türk kuvvetleriyle ortak eğitim yapması ve komuta sistemlerinde Türk teknolojilerinin kullanılması gibi unsurların uzun vadeli kurumsal etki oluşturabileceği belirtildi.
İSRAİL TÜRKİYE’NİN SURİYE’DEKİ ASKERİ ROLÜNÜ İZLİYOR
Haberde, İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki askeri rolünün genişlemesinden rahatsızlık duyduğu belirtildi. Bu rahatsızlığın özellikle Türk birliklerinin konuşlandırılması, olası askeri üsler ve Suriye’ye sağlanabilecek gelişmiş hava savunma sistemleri üzerinde yoğunlaştığı aktarıldı.
İsrail’in ağustos ayında İdlib’deki Ebu Zuhur askeri havaalanına düzenlediği saldırının ardından Ankara ile Tel Aviv arasında gerilim yükselmişti. İsrail, saldırının Türkiye’nin olası askeri kullanımını engellemeye yönelik olduğunu savunurken Türkiye bu gerekçeyi reddetmişti.
ABD’nin de gerilimi azaltmak amacıyla Türkiye, Suriye ve İsrail arasında bir mekanizma oluşturulması için çalışma yürüttüğü belirtilmişti.
SURİYE ORDUSUNUN ASKERİ MİMARİSİ NASIL ŞEKİLLENECEK?
Şam yönetimi Türkiye ile askeri işbirliğini geliştirirken Rusya, Körfez ülkeleri, Çin ve Pakistan gibi farklı aktörlerle bağlarını da korumaya çalışıyor.
Bu nedenle Suriye ordusunun tamamen Türk sistemlerine bağımlı hale gelmesi mevcut aşamada söz konusu değil.
Önümüzdeki süreçte iletişim ve komuta ağları, hava savunması, radar sistemleri, askeri eğitim, havacılık, mühimmat ve bakım altyapısında hangi ülkelerin ağırlık kazanacağı, yeni Suriye ordusunun yapısının şekillenmesinde belirleyici olacak.