İran'da üst düzey askeri komutanların ABD ve İsrail ile savaşta hayatını kaybetmesi sonrası, Genelkurmay Başkanlığı ile Devrim Muhafızları Ordusu, Deniz Kuvvetleri ve Besic'te yapılan yeni atamalar, ülkenin askeri yapısının yeniden gözden geçirilmesine yol açtı.
İran’ın askeri yapısı; Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızları Ordusu, düzenli ordu olarak bilinen "Erteş" ve Savunma ile Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı’nı kapsayan çok katmanlı bir sistemle çalışmaktadır.
Bu sistemde, Erteş konvansiyonel savunma ile ülkenin topraklarının korunmasında rol oynarken, Devrim Muhafızları ise güvenliği sağlama, füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasiteleri ve asimetrik savaş ile yurtdışındaki operasyonlara odaklanmaktadır. Savunma Bakanlığı, silah sistemlerinin geliştirilmesi, üretimi ve tedarik edilmesi gibi konularla ilgilenmektedir. Ancak, bu kurumlar arasında bazı görev alanlarının örtüştüğü görülmektedir.
Devrim Muhafızlarının siyasi ve güvenlikteki etkisi, iki askeri yapı arasındaki ilişkileri karmaşık hale getirirken eşit bir görev paylaşımından çok daha fazlasını temsil etmektedir.
YENİ ATAMALAR YAPILDI
İran'daki askeri sistem; Mücteba Hamaney’in liderliğinde, farklı yetki alanlarına sahip olan Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızları, Erteş ve Savunma ile Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı’nı içermektedir. Bu yapının nihai siyasi ve askeri otoritesi liderlik makamının elinde bulunurken, lider, Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanı sıfatıyla üstün yetkiye sahiptir.
Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, Devrim Muhafızları Genel Komutanı Muhammed Pakpur ve Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Alirıza Tengsiri gibi üst düzey komutanların ölümü sonrasında bazı görevler geçici olarak yürütüldü. Ancak, İran lideri Hamaney’in talimatıyla kalıcı atamalar yapıldı.
Bu çerçevede, Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızları Ordusu, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve gönüllü seferberlik teşkilatı Besic’in üst komuta kademeleri yeniden belirlendi. Tümgeneral Ali Abdullahi, Genelkurmay Başkanı olarak atandı. Abdullahi, Devrim Muhafızları Ordusu kökenli olup daha önce Genelkurmay Başkanlığı koordinatör yardımcılığı ve savaşın koordinasyonunu yöneten Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı komutanlığı görevini üstlenmişti.
Tuğgeneral Kiyumers Haydari, Genelkurmay Başkan Yardımcılığına getirildi. Erteş kökenli Haydari, 2016-2025 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapmıştı. Tümgeneral Ahmed Vahidi ise Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı oldu.
Vahidi, eski Kudüs Gücü komutanı olarak bilinirken, daha önce Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulunmuştu. Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Pakpur'un, ABD-İsrail ile olan çatışmadaki ölümünün ardından, bu görevi vekaleten sürdüren Vahidi, tam yetkili olarak atanmasıyla birlikte tuğgenerallikten tümgeneralliğe terfi etti.
Tümgeneral Mustafa İzedi, Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutan Yardımcısı pozisyonuna getirildi. İzedi, İran-Irak Savaşı sırasında çeşitli Devrim Muhafızları birliklerinde liderlik görevleri üstlendi ve sonrasında Genelkurmay Başkanlığı'nda strateji geliştirme, bütçeleme ve planlama ile ilgili alanlarda çalışmalar yürüttü.
TÜĞAMİRAL ALİ AZMAİ ATANDI
Tuğamiral Ali Azmai, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığına atandı. Uzun bir süre Basra Körfezi'ndeki 5. Deniz Bölgesi'nin komutanlığını üstlenen Azmai, daha sonra Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı olarak görev yaptı.
Askeri kariyerinin büyük bir kısmı Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi bölgesinde geçti.
TUĞGENERAL HÜSEYİN TAİB BESİC KOMUTANLIĞINA GETİRİLDİ
Tuğgeneral Hüseyin Taib, Tümgeneral Gulam Rıza Süleymani'nin yerine Besic Komutanlığına atandı. Taib, 2009'dan 2022'ye kadar yaklaşık 13 yıl süresince Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatında görev aldı. Daha önce de Besic komutanlığı ve yardımcılığı gibi görevleri başarıyla yerine getirdi.
Özellikle Devrim Muhafızları kökenli olan Abdullahi'nin Genelkurmay Başkanlığına, Erteş kökenli Haydari'nin Genelkurmay Başkan Yardımcılığına ve yine Devrim Muhafızları kökenli Vahidi'nin Devrim Muhafızları Genel Komutanlığına atanmasıyla, ülkenin iki ana askeri yapısından gelen farklı isimler üst komuta kademesinde yer almış oldu. İran'da askeri güç sadece saha birliklerinden ibaret değildir.
Genelkurmay Başkanlığı, askeri planlama ve koordinasyon konularında sorumluluk taşırken, Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı savunma tedarikinin yanı sıra lojistik, araştırma-geliştirme ve savunma sanayisinin işletilmesinde görev almaktadır.
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
İran'ın askeri hiyerarşisinin merkezi, Genelkurmay Başkanlığı'dır. Genelkurmay, hem Devrim Muhafızları Ordusu hem de düzenli ordu arasındaki işlemlerde koordinasyonu sağlamaktadır ve askeri planlama ile stratejik kararların uygulanmasını düzenlemektedir. Genelkurmayın konumu, Savunma Bakanlığı'ndan ayrılır.
Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlı bir yürütme organı iken, Genelkurmay, askeri komuta ve koordinasyon yapısının merkezinde yer almaktadır.
DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU
Devrim Muhafızları Ordusu, sadece askeri bir güç olarak değil, İran'ın siyasi, güvenlik ve ekonomik yapılarında da etkili bir kuruluş olarak öne çıkmaktadır. 1979'daki İran Devrimi sonrasında ülkedeki güvenliği sağlamak amacıyla oluşturulan Devrim Muhafızları, zaman içinde en güçlü askeri ve güvenlik kurumu haline gelmiştir.
Devrim Muhafızları, kara, deniz ve hava-uzay kuvvetlerinin yanı sıra, yurtdışındaki askeri istihbarat operasyonlarından sorumlu Kudüs Gücü ile gönüllü seferberlik teşkilatı Besic'i de dahil etmektedir. İran yönetimi, Devrim Muhafızlarının elindeki balistik füze ve İHA kapasitelerini ülke için caydırıcı stratejinin en önemli unsurları olarak değerlendirmektedir.
DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU KARA KUVVETLERİ
Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri, İran'ın düzenli ordusunun kara birimlerinden bağımsız bir komuta yapısına sahip olmaktadır. Bu kuvvetler, ayrıca sınır güvenliğinin sağlanması ve iç güvenlik görevleri gibi çeşitli alanlarda asimetrik savaş stratejileri çerçevesinde de operasyonlar gerçekleştirmektedir. Kara Kuvvetleri, İran'ın sınır bölgelerinde ve ülke içinde güvenlik operasyonlarını yürütmekte önemli roller üstlenmektedir.
DEVRİM MUHAFAZARLARI ORDUSU HAVA-UZAY KUVVETLERİ: FÜZE VE İHA GÜCÜ
Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri, İran'ın balistik ve seyir füzeleri ile insansız hava araçlarının (İHA) büyük bir kısmını kontrol etmektedir. İran yönetimi, farklı menzil ve özelliklerde bulunan füze sistemlerini, bölgesel caydırıcılığın ana unsurlarından biri olarak değerlendirmektedir. İran'ın envanterinde, çeşitli menzil ve özelliklere sahip balistik ve seyir füzeleri ile birlikte silahlı ve kamikaze İHA'lar yer almaktadır.
Bu sistemlere ilişkin İran tarafından açıklanan bazı teknik verilerin bağımsız kaynaklarca doğrulanması ise mümkün olmamaktadır.
DEVRİM MUHAFAZARLARI DENİZ KUVVETLERİ
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu kuvvetler, sürat tekneleri, kıyıdan atılan füze sistemleri ve deniz mayınları gibi unsurlara dayanarak asimetrik deniz savaşı doktrinini uygulamaktadır. İran yönetimi, bu unsurların Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki caydırıcılık stratejisi için önemli araçlar olduğunu öne sürmektedir.
Donanma, ABD-İsrail'in 28 Şubat 2020 tarihindeki saldırılarıyla başlayan savaşta, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini engelleme konusunda en önemli operasyonel aktörlerden biri olmuştur. Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü, İran'ın yurtdışındaki askeri ve istihbari faaliyetlerinde, bölgedeki müttefiklerle olan ilişkilerde görev üstlenmektedir.
Kudüs Gücü, askeri operasyonlar yürütmenin yanı sıra istihbarat toplama, stratejik planlama ve İran'ın
Erteş'in öncelikli görevi, ülkenin toprak bütünlüğünü ve sınırlarını dış tehditlere karşı korumaktır. Erteş, kara, hava, deniz ve hava savunma kuvvetlerinden oluşan dört ana bölümden oluşmaktadır.
KARA KUVVETLERİ
Ordu Kara Kuvvetleri, İran'ın en büyük konvansiyonel askeri güçleri arasında yer almaktadır. Tank, zırhlı araç, topçu, helikopter ve kara birlikleri gibi unsurlardan oluşan bu kuvvet, özellikle ülkenin kara sınırlarının savunulması ve geniş ölçekli konvansiyonel savaş senaryolarına hazırlık ile yükümlüdür.
Ordu Kara Kuvvetlerinin ana işlevi ise, Devrim Muhafızları'nın asimetrik savaş ve ulusal güvenlik odaklı görevleriyle karşılaştırıldığında, klasik kara savaşları ve toprak savunmasıdır.
HAVA KUVVETLERİ
Ordu Hava Kuvvetleri, İran'ın savaş uçağı, bombardıman, nakliye ve helikopter kapasitelerinin büyük bölümünü yürütmektedir. İran Hava Kuvvetleri, devrim öncesi dönemde tedarik edilmiş ABD yapımı F-14, F-4 ve F-5 uçaklarının yanı sıra, Rusya ve Çin kökenli çeşitli hava araçlarını da içermektedir.
Uzun süreli yaptırımlar sebebiyle Batı menşeli savaş uçaklarına yönelik yedek parça ve modernizasyon imkanlarının kısıtlanması, Hava Kuvvetlerinin en önemli sorunlarından birini oluşturmaktadır.
HAVA SAVUNMA KUVVETLERİ
Ordu bünyesindeki Hava Savunma Kuvvetleri, ülkedeki hava sahasının güvenliğinden sorumludur. Radar sistemleri, hava savunma füzeleri ve diğer hava savunma bileşenlerini yürütmekte olan bu kuvvet, İran'ın hava sahasını korumada önemli bir rol oynamaktadır.
İran hava savunma yapısında, yerli sistemlerin yanı sıra Rusya üretimi S-300 gibi sistemler de yer almaktadır; ancak bu sistemlerin ABD-İsrail gerilimi sırasında ne ölçüde hasar gördüğüne dair kesin bilgiler mevcut değildir.
DENİZ KUVVETLERİ
Ordu Deniz Kuvvetleri, Devrim Muhafızları listesinde yer alan deniz kuvvetlerinden farklı olarak daha geleneksel deniz savaş görevleri üstlenmektedir. Basra Körfezi, Umman Körfezi, Hazar Denizi ve açık denizlerde görev yapabilen Ordu Deniz Kuvvetleri, fırkateyn, korvet, denizaltı, mayın harbi ve deniz devriye unsurlarına sahip bulunmaktadır.
SAVUNMA VE SİLAHLI KUVVETLER LOJİSTİK BAKANLIĞI
İran'ın askeri yapısındaki kritik kurumlardan biri, Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığıdır. Bakanlık, Devrim Muhafızları ve Ordu'nun saha operasyonlarında kullandığı çok sayıda silah sistemi ve askeri platformun tedarik ve üretim süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır. İran'ın füze programında, Devrim Muhafızları ile Savunma Bakanlığı arasında işlevsel olarak belirgin bir ayrım bulunmaktadır.
Devrim Muhafızları, stratejik füze kapasitesinin büyük kısmını etkin bir şekilde kullanırken, savunma sanayi altında bulunan kuruluşlar bu sistemlerin geliştirilmesi, üretimi, mühendisliği ve tedariki konularında faaliyet göstermektedir.
DEVRİM MUHAFIZLARI İLE ORDUNUN TEMEL FARKI
İran'ın iki ana askeri gücü arasındaki belirgin ayrım, görev tanımlarında kendini göstermektedir. Bu iki yapı, farklı görev alanlarına sahip olmalarına rağmen, İran'ın kapsamlı askeri komuta yapısıyla uyumlu bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.
Bu bütünlük içerisinde, Devrim Muhafızları Ordusu, ulusal güvenliğin sağlanması, stratejik füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasiteleri, iç güvenlik ve yurtdışındaki askeri operasyonlarla öne çıkarken, Erteş, sınırların ve ülke topraklarının korunması, konvansiyonel savaş ve kara-hava-deniz güçlerinin yönetimi konularında kendini göstermektedir.
DEVRİM MUHAFIZLARININ EKONOMİK VE SİYASİ GÜCÜ
Devrim Muhafızları, askeri yapıda diğer kurumlarla kıyaslandığında ekonomik ve siyasi etkisiyle dikkat çekmektedir. Bu ordunun, ulaşım, enerji, inşaat, telekomünikasyon ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren çeşitli şirketleri bulunmaktadır. Bunlar arasında, ülke genelinde büyük altyapı projeleri yürüten Hatemu'l Enbiya Yapı Karargahı önemli bir yere sahiptir.
Bu ekonomik yapılanma, Devrim Muhafızlarını yalnızca bir askeri kurum olmaktan çıkararak, İran'ın ekonomik ve siyasi karar alma mekanizmalarında da etkili bir faktör haline getirmiştir. Erteş ise benzer boyutlarda bir ekonomik ve siyasi yapıdan yoksundur.