Anayasa Mahkemesi (AYM), Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'ne dayanarak okul değiştirme cezası verilen iki lise öğrencisinin eğitim haklarının ihlal edildiğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, yönetmeliğin yeterli kanuni dayanağı bulunmadığına dikkat çekerek başvuruculara 50'şer bin lira manevi tazminat ödenmesini kararlaştırdı.
DİSİPLİN CEZALARI VE YARGI SÜRECİ
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, farklı özel eğitim kurumlarında lise eğitimi gören öğrencilerden R.N.D.'ye 2024 yılında "yönetici ve öğretmenlere sözlü saldırılarda bulunduğu ve tehdit ettiği", M.R.'ye ise 2023 yılında "sosyal medya paylaşımlarında başka bir öğrenciyi tehdit edici ifadeler kullandığı ve hakaret ettiği" gerekçeleriyle okul değiştirme disiplin cezası verildi.
Öğrencilerin, olay tarihinde yürürlükte olan ilgili yönetmelik hükümlerine dayanarak verilen bu cezaların iptali için açtığı davalar idare mahkemelerince reddedilince, konu bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Başvuruyu inceleyen AYM, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine karar vererek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasını ilgili idare mahkemelerine gönderdi. Mahkeme ayrıca öğrencilere 50'şer bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
"EĞİTİM HAKKINA MÜDAHALENİN KANUNİ DAYANAĞI YOK"
Yüksek Mahkeme tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin dayanak maddesinde, ortaöğretim öğrencilerine uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına ilişkin herhangi bir kanun hükmünün bulunmadığına dikkat çekildi. Disiplin cezasının doğrudan bir yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edildiği belirtilen kararda şu tespitlere yer verildi:
Yönetmeliğin, öğrencilerin disiplin suçlarıyla ilgili genel ilkeleri ortaya koyan, çerçevesini çizen veya cezaları gerektiren eylemleri öngörülebilir kılan yeterli ve elverişli bir kanuni düzenleme niteliğinde olmadığı vurgulandı.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, öğrencilerin eğitim hakkına gerçekleştirilen müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı neticesine ulaşıldığı ifade edildi.
Anayasa'nın 42. maddesinde koruma altına alınan eğitim hakkının bu gerekçeyle ihlal edildiğine karar verildiği açıklandı.