Fed’in 28-29 Nisan tarihlerindeki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizinin yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulması kararı alındı. Ancak bazı üyeler, karar metninde yer alan yönlendirme diline karşı çıktı.
Kashkari, faiz oranının sabit tutulmasını desteklediğini ancak açıklamada yer alan “hedef aralığında yapılacak ek ayarlamaların kapsamı ve zamanlaması değerlendirilirken” ifadesine itiraz ettiğini belirtti.
“FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ OLUŞTURUYOR”
Kashkari, söz konusu ifadenin piyasalar tarafından bir sonraki adımın faiz indirimi olacağı şeklinde yorumlandığını kaydetti. Artan ekonomik ve jeopolitik riskler nedeniyle böyle bir yönlendirmenin doğru olmadığını vurgulayan yetkili, bir sonraki adımın hem faiz indirimi hem de faiz artırımı olabilecek şekilde açık bırakılması gerektiğini ifade etti.
HAMMACK: GEVŞEME MESAJI ARTIK UYGUN DEĞİL
Beth Hammack da politika faizinin sabit tutulmasını desteklediğini ancak karar metninde gevşeme eğilimi taşıyan ifadelerin korunmasına karşı çıktığını açıkladı.
Hammack, mevcut ekonomik görünümde enflasyon tarafında yukarı yönlü risklerin sürdüğünü, büyüme ve istihdam tarafında ise aşağı yönlü baskılar bulunduğunu belirterek, “Belirgin gevşeme eğilimini artık uygun bulmuyorum” değerlendirmesinde bulundu.
1992’DEN BU YANA EN YÜKSEK MUHALEFET
Fed’in son faiz kararı 8’e karşı 4 oyla kabul edildi. Bu sayıdaki karşı oy, FOMC tarihinde en son Ekim 1992’de görülmüştü. Toplantıda Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran 25 baz puanlık faiz indirimi istediği için karşı oy kullanırken, Kashkari, Hammack ve Lorie Logan ise faiz sabit kalsın görüşünü destekleyip karar metnindeki gevşeme vurgusuna itiraz etti.
PİYASALAR İÇİN YENİ MESAJ
Fed içindeki bu ayrışma, önümüzdeki dönemde faiz politikasının daha veri odaklı ve belirsizliklere duyarlı ilerleyeceğine işaret ederken, piyasalarda erken faiz indirimi beklentilerinin de yeniden sorgulanmasına neden olabilir.