Piyasalarda, Fed’in bu toplantıda faiz oranlarını sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak Powell’ın toplantı sonrası vereceği mesajlar, hem ABD ekonomisinin seyri hem de 2026 yılının geri kalanına ilişkin beklentiler açısından kritik önem taşıyor.
SEKİZ YILLIK GÖREV DÖNEMİ TARİHE GEÇTİ
Powell, 2018 yılında görevi devraldıktan sonra modern ekonomi tarihinin en zorlu süreçlerinden birini yönetti. Görev süresinde COVID-19 Pandemic, Russia-Ukraine War ve Orta Doğu’daki savaşlar gibi küresel krizler yaşandı. Bu dönemde Fed, önce tarihi parasal genişleme adımları attı, ardından enflasyonla mücadele kapsamında sert faiz artışlarına yöneldi.
TRUMP İLE GERİLİM GÜNDEM OLDU
Powell’ın görev sürecine damga vuran başlıklardan biri de Donald Trump ile yaşanan gerilim oldu. Trump, özellikle faiz indirimleri konusunda Powell’a sık sık sert eleştiriler yöneltirken, Fed üzerindeki siyasi baskı tartışmaların odağında yer aldı.
ABD EKONOMİSİNDE SON DURUM
Powell göreve geldiğinde ABD’de yıllık enflasyon yüzde 2,3 seviyesindeydi. Mart 2026 itibarıyla bu oran yüzde 3,3 olarak kaydedildi. İşsizlik oranı ise yüzde 4,3 seviyesinde bulunuyor. Fed’in politika faizi ise şu anda yüzde 3,5-3,75 aralığında seyrediyor.
GÖREV DEVRİ BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYOR
Powell sonrası dönemde görevi devralması beklenen Kevin Warsh için Senato onay süreci devam ediyor. Washington’daki siyasi çekişmeler nedeniyle yeni başkanın göreve ne zaman başlayacağı henüz netleşmedi. Bu nedenle 28-29 Nisan toplantısı Powell’ın takvimsel olarak son toplantısı olsa da görev teslim tarihinin ertelenebileceği belirtiliyor.