IMF’nin Küresel Finansal İstikrar Raporu’na göre, gelişmekte olan piyasalara yönelik portföy girişleri son yıllarda hızla artarak 2025 itibarıyla 4 trilyon dolara yaklaştı. Bu artışta banka dışı finansal yatırımcıların belirleyici rol oynadığı vurgulandı.
FIRSAT VAR AMA RİSK DAHA BÜYÜK
Raporda, söz konusu sermaye akımlarının finansman çeşitliliğini artırarak önemli fırsatlar sunduğu belirtilirken, küresel risk iştahındaki değişimlere karşı yüksek hassasiyet oluşturduğu ifade edildi.
EN HASSAS GRUP: FONLAR VE ETF’LER
IMF, özellikle hedge fonları, yatırım fonları ve borsa yatırım fonlarının (ETF) küresel risk değişimlerine en hızlı tepki veren yatırımcı grupları olduğuna dikkat çekti. Bu durumun ani sermaye çıkışlarını tetikleyebileceği belirtildi.
KRİZDE “TERSİNE AKIŞ” RİSKİ
Küresel stres dönemlerinde bu tür yatırımcıların hızla piyasadan çıkabildiğine işaret edilen raporda, bunun:
-
Borçlanma maliyetlerini artırabileceği
-
Spreadlerin genişleyebileceği
-
Finansal koşulları sıkılaştırabileceği vurgulandı.
BORÇ YÜKÜ ARTIYOR
Gelişmekte olan ülkelerde portföy borç yükümlülüklerinin GSYH’ye oranının yüzde 9’dan yüzde 15’e yükseldiği belirtilirken, bu yapının kırılganlığı artırdığı ifade edildi.
SERMAYENİN YÜZDE 80’İ BANKA DIŞI
IMF verilerine göre, gelişmekte olan piyasalara giren sermayenin yaklaşık yüzde 80’i yatırım fonları, hedge fonlar, emeklilik fonları ve sigorta şirketleri gibi banka dışı kurumlardan geliyor. Bu oran son 20 yılda iki katına çıktı.