ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefik ve rakip ülkeleri hedef alan yeni gümrük tarifeleri, küresel ekonominin İran savaşı ve yükselen enerji fiyatları nedeniyle kırılganlaştığı bir dönemde gündeme geldi. Ekonomistler, ticaret politikalarıyla enerji şokunun aynı anda yaşanmasının enflasyon, büyüme ve finansal piyasalar üzerindeki baskıyı ağırlaştırabileceğini belirtiyor.
New York Times yazarı Patricia Cohen’in aktardığı analize göre, Trump’ın cezalandırıcı gümrük tarifeleri ticareti zorlaştırırken tahvil piyasalarında dalgalanmaya, tüketici fiyatlarında artışa ve şirketlerin yatırım kararlarında belirsizliğe neden olabilir.
Trump’ın ilk kapsamlı tarifelerini açıkladığı 2 Nisan 2025 tarihinde petrolün varil fiyatı yaklaşık 70 dolar seviyesindeydi. İran savaşı ve kritik enerji yollarındaki aksamaların ardından petrol fiyatının varil başına 100 dolara yaklaşması, yeni vergilerin ekonomiye daha yüksek maliyetlerle yansıması riskini artırdı.
ENERJİ ŞOKU YENİ TİCARET GERİLİMİNİ AĞIRLAŞTIRABİLİR
ING Başekonomistlerinden Carsten Brzeski, yeni ticaret gerilimlerinin küresel ekonominin yükselen enerji fiyatları nedeniyle önceki yıla göre daha zayıf olduğu bir dönemde ortaya çıktığını söyledi.
Trump yönetiminin Avrupa Birliği üyeleri de dâhil olmak üzere 80’den fazla ülkeye yönelik yeni ithalat vergileri, ABD Yüksek Mahkemesinin önceki tarifelerin büyük bölümünü iptal etmesinin ardından gümrük vergilerini yeniden yürürlüğe koymaya yönelik son adım oldu.
Yeni tarifeler, mahkeme kararının hemen ardından yürürlüğe konulan geçici vergilerin yerini aldı. Önümüzdeki dönemde başka ürün ve ülkelere yönelik yeni tarifelerin de açıklanabileceği belirtiliyor.
ŞİRKETLER FİYAT ARTIŞLARINI GERİ ALMADI
Ekonomistler, Trump’ın ticaret savaşının enflasyon üzerindeki ilk etkisinin önemli bir bölümünün daha önce hissedildiğini belirtiyor.
Northern Trust Başekonomisti Carl Tannenbaum, tarifelere bağlı mal enflasyonunun en sert döneminin geride kalmış olabileceğini söyledi. Ancak şirketlerin geçen yıl yaptığı fiyat artışlarını geri almaması, yeni vergilerin tüketici fiyatlarını yüksek seviyelerde tutabileceği endişesini doğuruyor.
Tarifelerin oranları kadar öngörülemez biçimde uygulanması da şirketlerin uzun vadeli plan yapmasını zorlaştırıyor. İşletmeler, üretim merkezlerini, tedarik zincirlerini ve yatırım kararlarını sürekli değişen ticaret politikalarına göre yeniden düzenlemek zorunda kalıyor.
İRAN SAVAŞI TARİFELERDEN DAHA BÜYÜK RİSK OLARAK GÖRÜLÜYOR
Analistlere göre ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan ve giderek tırmanan İran savaşı, küresel ekonomi üzerinde gümrük tarifelerinden daha ağır bir etki yaratıyor.
Japonya Kabine Ofisi, şirketlerin İran savaşından kaynaklanan maliyet artışlarını tüketicilere, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından yaşanan enerji şokuna kıyasla daha hızlı yansıtıyor olabileceğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki kritik enerji ve ticaret yollarında yaşanan aksamalar sürerken Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim de petrol fiyatlarının yeniden yükselmesine neden oldu.
PETROL FİYATLARI PİYASALARDA TEDİRGİNLİK YARATTI
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, devlet tahvillerinde satış dalgasına ve hisse senedi piyasalarında düşüşe yol açtı.
ABD’de benzin fiyatlarının galon başına 4 dolara yükselmesi ve mortgage faizlerinin artması, enerji maliyetlerindeki yükselişin tüketiciler ile finans piyasaları üzerindeki etkisini daha görünür hâle getirdi.
Sciences Po Üniversitesi Öğretim Üyesi Paola Subacchi, Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel ekonomi açısından tarife tartışmalarından daha kaygı verici olduğunu belirtti. Ticaret gerilimlerinin ise büyük ölçüde daha önce görülen bir sürecin devamı olduğunu ifade etti.
ASYA EKONOMİLERİ ÇİFTE BASKI ALTINDA
Hem ihracata hem de ithal enerjiye büyük ölçüde bağımlı olan Asya ekonomileri, savaş ve tarifelerden en fazla etkilenebilecek bölgelerin başında geliyor.
Japonya, Güney Kore ve Tayvan, Washington ile ticari ilişkilerini korumak amacıyla ABD’ye yönelik büyük yatırım taahhütlerinde bulundu.
Japonya, yüzde 15’lik indirimli tarife karşılığında ABD’ye 550 milyar dolarlık yatırım sözü verdi. Güney Kore gemi inşası ve batarya üretimine, Tayvan ise gelişmiş yarı iletken üretimine milyarlarca dolarlık kaynak ayırmayı taahhüt etti.
ASYA EKONOMİLERİ BEKLENENDEN DİRENÇLİ ÇIKTI
Yeni tarifeler ve enerji maliyetlerindeki yükselişe rağmen bazı Asya ekonomileri beklentilerin üzerinde performans gösterdi.
Nomura Ekonomisti Sonal Varma, bölge ekonomilerinin art arda gelen şoklara karşı gösterdiği dayanıklılığın dikkati çektiğini söyledi.
Bununla birlikte petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması hâlinde, üretim ve ihracat maliyetlerinin artacağı, şirket kârlarının ve ekonomik büyümenin baskı altında kalacağı değerlendiriliyor.
ABD İLE ÇİN ARASINDAKİ MÜCADELE BELİRLEYİCİ OLACAK
Trump’ın yeniden başlattığı ticaret savaşının en önemli başlığını ABD ile Çin arasındaki müzakereler oluşturuyor.
Tannenbaum, Çin’in ticaret görüşmelerinde güçlü bir taraf olduğunu ve ABD’nin ekonomik zayıf noktalarını iyi bildiğini söyledi.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in eylül ayında Washington’a resmî ziyaret gerçekleştirmesinin planlandığı belirtilirken Pekin yönetiminin teknoloji ve savunma sanayisi için kritik öneme sahip nadir toprak elementleri üzerindeki hâkimiyeti önemli bir pazarlık gücü olarak görülüyor.
ÇİN NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNİ KOZ OLARAK KULLANABİLİR
Çin, daha önce kalıcı mıknatıs ve nadir toprak elementi ihracatını sınırlandırmaya hazır olduğunu göstererek Trump yönetimine karşı önemli bir ekonomik baskı aracı oluşturdu.
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Kıdemli Araştırma Görevlisi Mary E. Lovely, Çinli yetkililerin nadir toprak elementleri üzerindeki hâkimiyetlerinin Trump’ın tarifeleri çok daha yüksek seviyelere çıkarmasını engelleyebileceğine güvendiğini söyledi.
Çin’in komşu ülkelere kıyasla daha düşük tarifelerle karşılaşması hâlinde bölgedeki rakiplerine karşı önemli bir ekonomik avantaj elde edebileceği değerlendiriliyor.
KÜRESEL EKONOMİDE ÇİFTE ŞOK ENDİŞESİ
Trump’ın gümrük tarifeleri ticaret hacmi, yatırımlar ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluştururken İran savaşı bu tabloya enerji ve güvenlik krizini de ekledi.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, enerji yollarındaki kesintilerin devam etmesi ve yeni tarifelerin kapsamının genişletilmesi durumunda küresel ekonominin aynı anda hem enflasyon hem de büyüme sorunu yaşayabileceği belirtiliyor.
Ekonomistlere göre savaşın süresi, petrol fiyatlarının seyri ve ABD ile Çin arasındaki ticaret görüşmelerinin sonucu, küresel ekonominin önümüzdeki dönemde karşılaşacağı tablonun başlıca belirleyicileri olacak.