Finans analisti İslam Memiş, katıldığı canlı yayında Orta Doğu merkezli jeopolitik gerilimlerin emtia piyasalarında sert fiyat hareketlerine neden olduğunu söyledi. Memiş’e göre küresel yatırımcı davranışları, özellikle petrol fiyatları ile altın arasındaki denge üzerinden şekilleniyor.
Memiş, piyasaların “net bir trend” oluşturamadığını, bunun da yatırımcılar açısından yüksek volatilite anlamına geldiğini ifade etti.
PETROL VE ALTIN ARASINDA TERS MEKANİZMA
Memiş’in değerlendirmesine göre Brent petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmeler, altın fiyatlarını doğrudan yukarı yönlü destekliyor. Petrolün yükseldiği dönemlerde ise altın üzerinde baskı oluşuyor.
Uzman isim, bu ters korelasyonun kısa vadeli bir durum değil, küresel krizler sürdükçe devam eden yapısal bir ilişki olduğunu vurguladı.
ONS ALTINDA GÜN İÇİ SERT HAREKETLER
Memiş, ons altının gün içerisinde 4480 dolar seviyelerine kadar gerilediğini, ardından hızlı bir toparlanmayla 4575 dolar seviyesine kadar yükseldiğini aktardı. Bu hareketin yaklaşık 100 dolarlık bir dalgalanmaya işaret ettiğini belirtti.
Gram altın tarafında ise 6610 TL seviyelerine kadar yükseliş yaşandığını ifade eden Memiş, gün içi hareketliliğin yatırımcılar açısından risk ve fırsatı aynı anda barındırdığını söyledi.
GÜMÜŞTE DAHA AGRESİF YÜKSELİŞ
Memiş, gümüşün altına göre daha sert hareket ettiğini belirterek ons gümüşün yüzde 2’nin üzerinde artışla 78 dolar seviyesine çıktığını ifade etti. Gram gümüşün de 113,5 TL seviyelerine kadar yükseldiğini aktardı.
Uzmanlara göre gümüş, endüstriyel talep nedeniyle altına kıyasla daha oynak bir yapı sergiliyor.
FİZİKİ ALTINDA “İŞÇİLİK” RİSKİ
Memiş, özellikle fiziki altın alımında işçilik maliyetlerine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Düğün sezonunun etkisiyle piyasada zaman zaman ciddi işçilik farklarının oluştuğunu söyledi.
Bazı dönemlerde arz-talep dengesizliği nedeniyle “ekstra maliyetlerin” ortaya çıktığını belirten Memiş, yatırımcıların sadece spot fiyatlara odaklanmaması gerektiğini ifade etti.
MERKEZ BANKALARI VE ALTIN TOPLAMA STRATEJİSİ
Memiş’e göre küresel merkez bankalarının altın alımlarını artırması, uzun vadeli fiyat beklentilerini yukarı çekiyor. Özellikle Batılı ülkeler ile Asya merkezli ekonomiler arasında rezerv çeşitlendirme yarışı dikkat çekiyor.
Bu durumun, altın fiyatlarını destekleyen en önemli yapısal faktörlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
“DANANIN KUYRUĞU KOPACAK” SENARYOSU
Memiş, mevcut piyasa yapısının geçici bir denge içerdiğini ve asıl kırılmanın ilerleyen aylarda görülebileceğini söyledi. Küresel sistemde emtia fiyatlarının yeniden sert bir denge değişimine girebileceğini ifade etti.
Uzman isim, özellikle Temmuz-Ağustos döneminde gram altında 8.000 TL seviyelerinin aşılabileceğini, yıl sonuna doğru ise 10.000 TL hedefinin masada olduğunu dile getirdi.
KÜRESEL BELİRSİZLİK YATIRIMCIYI ZORLUYOR
Ekonomik görünümdeki belirsizlik, enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin birleşmesi, yatırımcı davranışlarını daha temkinli hale getiriyor. Uzmanlara göre altın, bu tür dönemlerde “güvenli liman” rolünü daha güçlü şekilde sürdürüyor.