Washington’da gerçekleştirilen törende imzalanan anlaşma, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattını kapsıyor. Proje, Boğaz geçişinde alternatif bir yük taşımacılığı koridoru oluşturacak.
BOĞAZDA LOJİSTİK DÖNÜŞÜM
Proje tamamlandığında İstanbul Boğazı üzerinden taşınan demir yolu yük kapasitesinin yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkarılması hedefleniyor. Bu artışın, küresel ticaret akışında önemli bir hız ve verimlilik sağlaması bekleniyor.
DÜNYA BANKASI’NDAN TARİHİ DEĞERLENDİRME
Dünya Bankası yetkilileri, projenin Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa hatlarını birbirine bağlayacağını ve bölgesel ticarette güçlü bir entegrasyon sağlayacağını ifade etti.
“TARİHİN EN BÜYÜK 3. PROJESİ” VURGUSU
Mehmet Şimşek, bu yatırımın Dünya Bankası tarihindeki en büyük üçüncü proje olduğunu belirterek, uluslararası finans çevrelerinin Türkiye’nin altyapı kapasitesine duyduğu güveni vurguladı.
EKONOMİK VE SOSYAL ETKİ
Projenin yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda ekonomik büyüme açısından da kritik rol oynayacağı belirtiliyor. İmalat, tarım ve hizmet sektörlerine yayılacak etkilerle 400 binden fazla kişiye dolaylı istihdam sağlanması bekleniyor.
STRATEJİK KORİDOR BAĞLANTISI
Yeni hat, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki konumunu güçlendirirken, Avrupa ve Asya arasındaki lojistik akışı daha hızlı ve güvenli hale getirecek stratejik bir geçiş noktası oluşturacak.