Makine sektörünün ihracatı, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 artarak 13,8 milyar dolara yükseldi. Sektörde kilogram başına ihracat değeri de yüzde 11 artışla 8,7 dolara çıktı. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler dahil makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı ocak-haziran döneminde 13,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
ALMANYA İLK SIRADAKİ PAZAR OLDU
Yılın ilk altı ayında en fazla ihracat 1,7 milyar dolarla Almanya'ya yapıldı. Almanya'yı yüzde 33,9 artışla 1,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilen ABD izledi. İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya ise en fazla ihracat yapılan diğer ülkeler arasında yer aldı. Ürün grupları bazında en yüksek artış yüzde 25,6 ile türbin, turbojet ve hidrolik silindirlerde kaydedilirken, deri işleme makineleri ihracatı yüzde 35,3 geriledi.
"JEOPOLİTİK ŞOKLAR KALICI HALE GELDİ"
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel ticarette yaşanan jeopolitik gelişmelerin artık geçici olmaktan çıkıp kalıcı bir gerçekliğe dönüştüğünü belirtti. ABD-İran gerilimi başta olmak üzere artan risklerin Avrupa sanayisini ve özellikle Almanya'daki üreticileri olumsuz etkilediğini ifade eden Yılmaz, buna karşın savunma harcamalarındaki artışın bazı üretim alanlarında yeni büyüme fırsatları oluşturduğunu söyledi.
TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK FIRSAT VURGUSU
Yılmaz, NATO Zirvesi'nde imzalanan çok uluslu savunma tedarik anlaşmalarının küresel sanayide yeni bir dönemin başladığını gösterdiğini belirterek, savunma harcamalarının 2035'e kadar milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılması hedefinin Türk imalat sanayisi açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.
Türkiye'nin zırhlı araçlardan insansız hava araçlarına, füze sistemlerinden konvansiyonel silahlara kadar geniş bir üretim yelpazesinde önemli bir üretim ve lojistik merkezi olabileceğini vurgulayan Yılmaz, bunun makine sektörünü küresel savunma sanayisinde daha yüksek katma değerli bir konuma taşıyabileceğini ifade etti.
SAVUNMA STANDARTLARI REKABET GÜCÜNÜ ARTIRABİLİR
Yılmaz, Avrupa savunma tedarik zincirlerine entegrasyonun Türk makine sektörünün kalite, izlenebilirlik, siber güvenlik ve üretim standartlarını yükselteceğini belirtti. KOBİ'lerin sertifikasyon ve akreditasyon süreçlerinde kamu desteklerinin sürmesinin kritik önem taşıdığını dile getiren Yılmaz, güçlü savunma altyapısının temel amacının çatışmaları artırmak değil, caydırıcılık sağlayarak barış ve güvenliği korumak olduğunu sözlerine ekledi.