İhtiyaç kredilerinde geri ödeme sorunu dikkat çekici seviyeye ulaştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı 2 Ekim 2026 itibarıyla yüzde 6,75’e yükseldi. Bu oran, 2014-2026 dönemini kapsayan veri setindeki en yüksek seviye olarak kaydedildi.
Peki kredi borcunun “takibe düşmesi” ne anlama geliyor? Bir taksitin birkaç gün gecikmesi kredi borcunun doğrudan takipteki alacak haline geldiği anlamına gelmiyor. Bankacılık açısından kritik eşik, ödeme gecikmesinin uzamasıyla ortaya çıkıyor.
İHTİYAÇ KREDİLERİNDE TAKİP ORANI YÜZDE 6,75'E ÇIKTI
BDDK verilerine dayanan son hesaplamalara göre ihtiyaç kredilerindeki takibe dönüşüm oranı yüzde 6,75’e ulaştı.
Böylece oran, 2016-2017 döneminde görülen yüzde 6,66’lık önceki zirvenin üzerine çıktı. Aynı dönemde bireysel kredi kartlarında takip oranı yüzde 5,7, bankacılık sektörünün genelinde ise yüzde 3,2 seviyesinde gerçekleşti.
BDDK verilerine göre 2 Ekim itibarıyla ihtiyaç kredilerinin toplam büyüklüğü de 2 trilyon 617 milyar lirayı aşmış durumda. Bankacılık sektörünün toplam takipteki alacakları ise 914 milyar 579 milyon liraya yükseldi.
TAKİBE DÜŞMEK NE DEMEK?
Bankacılıkta “takibe düşmek”, bir kredinin geri ödemesinde ciddi gecikme yaşanması ve alacağın sorunlu kredi olarak izlenmeye başlanması anlamına geliyor.
BDDK’nın sorunlu alacaklara ilişkin rehberinde 90 güne kadar gecikmiş alacaklar ile 90 günden fazla gecikmiş alacaklar ayrı aşamalarda değerlendiriliyor. 90 günü aşan gecikmeler sorunlu alacak yönetiminde daha ileri bir aşamaya geçildiğini gösteriyor.
Bu nedenle günlük kullanımda söylenen “kredi takibe düştü” ifadesi, genellikle borcun uzun süre ödenmemesi nedeniyle bankanın alacağı takipteki kredi kategorisinde izlemeye başlamasını ifade ediyor.
BİR TAKSİTİ GECİKTİRMEK TAKİBE DÜŞMEK Mİ?
Hayır. Bir kredi taksitinin birkaç gün gecikmesiyle kredi otomatik olarak takipteki alacak haline gelmiyor.
BDDK sınıflandırmasında ödemesi 90 günü geçmeyecek şekilde geciken krediler ile 90 günden fazla geciken krediler birbirinden ayrılıyor. Gecikmenin süresi uzadıkça kredinin risk sınıfı da değişebiliyor.
90 GÜN NEDEN ÖNEMLİ?
Bankacılık sisteminde 90 günlük gecikme önemli eşiklerden biri.
BDDK rehberinde 90 güne kadar gecikmiş alacaklar için borçlunun mali durumuna göre çözüm veya yeniden yapılandırma seçeneklerinin değerlendirilebileceği belirtiliyor. 90 günden fazla geciken alacaklarda ise sorunlu alacağın çözümü için yeniden yapılandırma veya tahsil süreci daha farklı şekilde ele alınıyor.
Ancak “takipteki alacak” olarak sınıflandırılma ile icra veya başka bir hukuki sürecin fiilen başlatılması aynı kavram değil. Hukuki süreç, bankanın uygulamasına ve borcun durumuna göre ayrıca ilerleyebiliyor.
TAKİBE DÜŞEN KREDİ BORCUNA NE OLUR?
Borç uzun süre ödenmediğinde banka alacağı sorunlu kredi olarak izlemeye başlayabiliyor. Borcun yeniden yapılandırılması değerlendirilebiliyor veya tahsil amacıyla hukuki süreçler gündeme gelebiliyor.
Takipteki kredi miktarının yükselmesi ise yalnızca tek tek borçluların durumunu değil, bankacılık sistemindeki kredi geri ödeme performansını da gösteren önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.
NEDEN “TAKİBE DÖNÜŞÜM ORANI” DENİYOR?
Takibe dönüşüm oranı, kredilerin ne kadarlık bölümünün geri ödemesinde ciddi sorun oluştuğunu gösteren göstergelerden biri.
Örneğin ihtiyaç kredilerinde oranın yüzde 6,75’e yükselmesi, ihtiyaç kredisi portföyündeki sorunlu alacakların oranının geçmiş yıllara göre daha yüksek bir seviyeye çıktığını gösteriyor.
Bu oran, “kredi kullanan her 100 kişinin 6,75’i takipte” şeklinde okunmamalı. Gösterge kişi sayısını değil, kredi/alacak tutarları üzerinden oluşan oranı ifade ediyor.
KREDİ KARTLARINDA DA TAKİP ORANI YÜKSEK
Sorun yalnızca ihtiyaç kredileriyle sınırlı değil.
2 Ekim itibarıyla bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranı yüzde 5,7 seviyesinde bulunuyor. Hem ihtiyaç kredileri hem de kredi kartlarındaki takip oranlarının bankacılık sektörünün yüzde 3,2’lik genel oranının üzerinde olması bireysel borçlardaki geri ödeme sorununu öne çıkarıyor.
BANKALARIN TAKİPTEKİ ALACAKLARI 914,6 MİLYAR LİRAYA ÇIKTI
BDDK’nın 2 Ekim haftasına ilişkin verilerine göre bankacılık sektörünün takipteki alacakları bir haftada 26 milyar 775 milyon lira artarak 914 milyar 579 milyon liraya yükseldi.
Bankalar bu tutarın 679 milyar 244 milyon liralık kısmı için özel karşılık ayırdı.
KISACA: TAKİBE DÜŞME NE ANLAMA GELİYOR?
Kredi taksitinin kısa süreli gecikmesi ile kredinin takibe düşmesi aynı şey değil. Gecikmenin uzaması ve özellikle 90 günü aşması bankacılık sınıflandırmasında kritik bir aşama oluşturuyor. Bu noktadan sonra borç sorunlu alacak olarak değerlendirilebiliyor ve yeniden yapılandırma ya da tahsil süreçleri gündeme gelebiliyor.