WindEurope ile Hitachi Energy’nin ortak hazırladığı yeni analiz, elektrik şebekesi, depolama ve yedekleme maliyetleri dahil edildiğinde bile Avrupa için en düşük maliyetli enerji modelinin yenilenebilir enerji ağırlıklı sistem olduğunu gözler önüne serdi. Çalışma, Avrupa’nın net sıfır hedeflerine ulaşması için ekonomik açıdan en avantajlı yolu detaylı şekilde inceliyor.
YENİLENEBİLİR ODAKLI MODEL AÇIK ARA ÖNDE
Rapor kapsamında dört net sıfır senaryosu ile iklim hedeflerinin geride kaldığı “yavaş geçiş” senaryosu değerlendirildi.
Sonuçlar, nükleer enerji, hidrojen veya karbon yakalama (CCS) teknolojilerine daha fazla ağırlık verilen hiçbir senaryonun, yenilenebilir merkezli modelle rekabet edemediğini ortaya koydu.
📌 2050 yılı için toplam maliyet farkı:
-
En iyimser senaryoda 487 milyar avro
-
En yüksek senaryoda 860 milyar avro
YAVAŞ GEÇİŞ SENARYOSUNA KIYASLA 1,6 TRİLYON AVRO TASARRUF
Araştırmaya göre Avrupa, yenilenebilir enerji ağırlıklı yolu izlediğinde:
-
Fosil yakıt harcamalarındaki büyük düşüş,
-
Karbon maliyetlerinin azalması,
-
Enerji ithalat bağımlılığının ortadan kalkması
sayesinde 1,6 trilyon avroluk tasarruf sağlayabilecek.
Yalnızca 2035’e kadar elde edilecek tasarruf 331 milyar avro seviyesinde hesaplandı.
SAĞLIK HARCAMALARINA EŞDEĞER BÜYÜKLÜK
WindEurope’a göre elde edilecek tasarruf miktarı, Avrupa’nın yıllık sağlık harcamalarına eşdeğer bir büyüklüğe ulaşıyor.
Bu rakam aynı zamanda Avrupa Birliği Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’nın yaklaşık %9’una denk geliyor.
ELEKTRİFİKASYON MALİYETLERİNE RAĞMEN EN UCUZ MODEL
Yenilenebilir enerji ağırlıklı modern enerji sisteminde elektriğin payı hızla artıyor.
Ağır sanayide büyük ölçekli elektrifikasyon yatırımları gerekmesine rağmen: Bu ek maliyetler dahil edildiğinde bile yenilenebilir odaklı senaryo en ekonomik seçenek olarak ön plana çıkıyor.
Ayrıca yüksek yenilenebilir payları sayesinde:
-
Enerji güvenliği artıyor,
-
Talep fazlası kapasite şebeke kararlılığını güçlendiriyor.
ENERJİ DIŞA BAĞIMLILIĞI HIZLA AZALIYOR
Yenilenebilir enerji senaryosu, Avrupa’nın dışa bağımlılığını en hızlı azaltan model olarak belirlendi.
-
2030’da %71 seviyesindeki enerji ithalat oranı,
-
2050’de %22’ye düşüyor.
Buna karşılık yavaş geçiş senaryosunda oran %54’te kalıyor. Bu fark, Rusya–Ukrayna savaşı döneminde yaşanan şoklara benzer risklere karşı yenilenebilir enerji sisteminin çok daha dayanıklı olduğunu gösteriyor.
RÜZGAR SEKTÖRÜNDE 600 BİN KİŞİYE İSTİHDAM
Avrupa rüzgar enerjisi sektörü bugün 440 bin kişiye istihdam sağlıyor. Rapora göre, bu sayının 2030’da 600 bine ulaşacağı öngörülüyor.
WindEurope analizinde, Uluslararası Enerji Ajansı’nın tanımladığı “Elektrik Çağı” vurgusu yinelenerek, yenilenebilir enerjinin Avrupa için küresel ölçekte en güçlü rekabet avantajını oluşturduğu vurgulandı.
AVRUPA’NIN DÖNÜŞÜM KAPASİTESİ ORTAYA KONUYOR
2000 yılında Avrupa’nın elektrik üretiminde rüzgar ve güneşin payı yalnızca %0,8 idi.
Bugün bu oran %30’a yükseldi.
Aynı dönemde:
-
Avrupa emisyonlarını %33 azalttı,
-
Ekonomik büyüme ise %45 arttı.
Bu veriler, Avrupa’nın enerji dönüşüm kapasitesinin güçlü olduğunu ve önümüzdeki 25 yılda en düşük maliyetli ve en sürdürülebilir enerji sistemine yenilenebilir kaynaklarla ulaşabileceğini ortaya koyuyor.
Haber Merkezi
