Orta Doğu’da devam eden çatışmalar enerji piyasalarında yeni bir krizi tetikledi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişlerinin ciddi şekilde yavaşlamasının küresel LNG ve doğal gaz piyasalarında arz baskısı oluşturduğunu açıkladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI LNG TİCARETİNİN KALBİ
Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Basra Körfezi’ni küresel deniz ticaret yollarına bağlayan Hürmüz Boğazı, enerji taşımacılığı açısından kritik bir geçiş noktası.
IEA, “Asıl mesele tankerlerin Basra Körfezi’ni küresel nakliye yollarına bağlayan dar deniz geçidi olan Hürmüz Boğazı’ndan akmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Geçen yıl boğazdan yaklaşık 110 milyar metreküp LNG taşındı. Bu miktar küresel LNG arzının yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.
KATAR’DAKİ RAS LAFFAN TESİSİ KAPATILDI
IEA verilerine göre Körfez bölgesinde LNG üretimi de çatışmalar nedeniyle önemli ölçüde sekteye uğradı.
Dünyanın en büyük LNG üretim tesislerinden biri olan Katar’daki Ras Laffan tesisi, 2 Mart’ta tesislere yönelik saldırının ardından faaliyetlerini durdurdu.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG’nin büyük bölümü Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından üretiliyor.
LNG’NİN BÜYÜK BÖLÜMÜ ASYA’YA GİDİYOR
Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan LNG’nin büyük kısmı Asya pazarlarına yönlendiriliyor.
2025 verilerine göre boğazdan ihraç edilen LNG’nin yaklaşık yüzde 90’ı Asya ülkelerine, yüzde 10’dan biraz fazlası ise Avrupa’ya gönderildi.
KÜRESEL DOĞAL GAZ FİYATLARI YÜKSELDİ
Küresel LNG arzının yaklaşık beşte birinin risk altına girmesi, doğal gaz piyasalarında sert fiyat hareketlerine yol açtı.
Asya’da çatışmanın ardından gerçekleşen ilk iki işlem gününde gösterge LNG fiyatı iki kattan fazla arttı. Avrupa’da ise doğal gaz fiyatları yaklaşık yüzde 70 yükseldi.
Fiyatlar ilk yükselişten sonra bir miktar gerilese de halen çatışma öncesi seviyelerin oldukça üzerinde seyrediyor.
ENERJİ PİYASALARINDAKİ ANA RİSK: HÜRMÜZ
Uluslararası Enerji Ajansı, hem petrol hem de doğal gaz piyasalarının istikrara kavuşabilmesi için Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yeniden düzenli şekilde başlamasının kritik olduğunu vurguluyor.
Uzmanlara göre boğazda yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, küresel enerji piyasalarında yeni bir arz krizi riskini gündeme getirebilir.
Haber Merkezi