Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde yaptığı konuşmada iklim finansmanının artık yalnızca çevresel değil, ekonomik ve güvenlik boyutuyla da ele alınması gerektiğini vurguladı. Kurum, iklim yatırımlarının gelecekte yaşanabilecek ekonomik ve sosyal kayıpları bugünden önleyen stratejik bir yatırım olduğunu söyledi.
İKLİM FİNANSMANINDA BÜYÜK AÇIK VAR
Kurum, küresel iklim finansmanı ihtiyacının 7,5 ile 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, mevcut finansmanın ise yaklaşık 1,9 trilyon dolarda kaldığını belirtti. Yeşil ve sürdürülebilir yatırımların önümüzdeki dönemde ekonominin en canlı alanlarından biri olacağını söyleyen Kurum, bu dönüşüme bugünden yatırım yapanların yeni iş alanlarına ve finansman kaynaklarına daha erken erişeceğini ifade etti.
İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜ DEVREYE ALINIYOR
COP31 Başkanlığı kapsamında “İklim Uygulama Köprüsü” oluşturduklarını anlatan Kurum, ülkelerin açıkladıkları iklim hedefleri ile bu hedeflerin hayata geçirilmesi arasındaki finansman boşluğunu kapatmayı amaçladıklarını söyledi. Kurum, bu yapı sayesinde finansmana ihtiyaç duyan ülkelerle finansman sağlayabilecek kuruluşların buluşturulacağını, ülkelerin iklim ve kalkınma önceliklerinin somut ve finansmana hazır proje portföylerine dönüştürüleceğini belirtti.
ŞEHİRLER İÇİN YENİ FİNANSMAN MODELİ
Kurum, İklim Uygulama Köprüsü’nün önemli uygulamalarından birinin Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti olduğunu söyledi. SURFF adı verilen yapının yeni bir fon olmadığını vurgulayan Kurum, sistemin proje hazırlama kapasitesi, finansman ve uygulamayı aynı çatı altında buluşturacağını ifade etti. Yerel yönetimlerin projelerini finansmana hazır hale getirmesinin hedeflendiğini söyledi.
MARMARA’DA MÜSİLAJ İÇİN YENİ ADIM
Kurum, İstanbul ve Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa yönelik projelerin de hazırlandığını belirtti. Marmara’ya kıyısı bulunan şehirlerde arıtma tesisleri üzerinden mücadeleyi güçlendirmek için Asya Kalkınma Bankası ile ortak çalışma yürütüleceğini açıkladı. Bu modelin ilerleyen dönemde başka ülke ve şehirlerde de uygulanabilecek bir yapıya dönüşmesinin hedeflendiğini söyledi.
ÖZEL SEKTÖR VE FİNANS KURULUŞLARI DEVREYE GİRECEK
Kurum, iklim yatırımlarında yalnızca kamu kaynaklarına güvenilemeyeceğini belirterek özel sektörün yatırım kapasitesi ve uygulama hızının kritik olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin iş dünyası temsilcisi olarak görevlendirildiğini belirten Kurum, finans kuruluşları, yatırımcılar, şirketler ve proje sahiplerinin aynı zeminde buluşturulacağını ifade etti.
İKLİM YATIRIMLARINA SAVUNMA GİBİ BAKMALIYIZ
Kurum, savunma harcamalarının gelecekteki tehditlere karşı bugünden yatırım olarak görüldüğünü hatırlatarak iklim yatırımlarının da aynı stratejik bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Asıl mesele yalnızca ülkeleri savunmak değil, savunmaya değer, yaşanabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakmaktır.” diyen Kurum, iklim meselesinde daha güçlü ve somut bir siyasi iradeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.
DÜNYA LİDERLERİNE AÇIK ÇAĞRI
Kurum, dünya liderlerini temiz enerji, elektrifikasyon, su güvenliği, dirençli şehirler ve yeşil sanayi yatırımlarına daha fazla kaynak ayırmaya çağırdı. COP31 Başkanlığı olarak ortak küresel iradenin güçlendirilmesini istediklerini belirten Kurum, iklim finansmanının maliyet değil geleceğe yönelik koruyucu bir yatırım olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.