Türkiye’de ekonomik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirlik açısından sınıflandırılmasını sağlayacak Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yayımlandı. İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından hazırlanan düzenlemeyle, düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyecek ulusal kriterler belirlendi.
Yeni sistem, bir yatırımın hangi koşullarda çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edilebileceğine ilişkin ortak bir değerlendirme zemini oluşturuyor. Düzenlemeyle aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin iklim politikaları ve standartlarıyla uyumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor.
YEŞİL YATIRIMLAR ORTAK KRİTERLERLE DEĞERLENDİRİLECEK
2021 yılında yayımlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında hazırlanan taksonomi, özellikle yeşil finansman arayan şirketler açısından önemli bir referans niteliği taşıyacak.
Sistemle sürdürülebilir yatırımların daha şeffaf ve karşılaştırılabilir biçimde değerlendirilmesi amaçlanıyor. Böylece şirketlerin uluslararası yeşil finansman kaynaklarından daha fazla yararlanabilmesinin önü açılırken, çevresel niteliği yeterli olmayan faaliyetlerin “yeşil” olarak sunulmasının da önüne geçilmesi hedefleniyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN 6 TEMEL HEDEF
Yönetmelikte ekonomik faaliyetlerin değerlendirilmesinde dikkate alınacak altı çevresel hedef yer alıyor.
Bunlar; sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu olarak sıralanıyor.
BİR FAALİYETİN “YEŞİL” SAYILMASI İÇİN 3 ŞART
Bir ekonomik faaliyetin Yeşil Taksonomiye uyumlu kabul edilmesi için üç şartın aynı anda yerine getirilmesi gerekecek.
“Önemli Katkı” kriterine göre faaliyet, belirlenen altı çevresel hedeften en az birine önemli ölçüde katkı sağlamalı. “Önemli Zarar Vermeme” şartı kapsamında ise diğer çevresel hedeflerden hiçbirine önemli ölçüde zarar vermemeli.
Üçüncü kriter olan “Asgari Sosyal Koruma” kapsamında da ilgili faaliyetlerin belirlenen sosyal koruma önlemleri ve standartlarına uygun olması gerekecek.
TARIM VE TURİZM DE KAPSAMA ALINDI
Türkiye Yeşil Taksonomisi kapsamında hazırlanan Teknik Tarama Kriterleri, 16 sektör ile 137 ekonomik faaliyeti kapsıyor.
Çalışmaların başlangıcında Avrupa Birliği Taksonomisi’nde yer alan ekonomik faaliyetler esas alınırken Türkiye’nin ekonomik yapısı doğrultusunda ulusal sisteme ilave alanlar da eklendi. AB Taksonomisi’nden farklı olarak Türkiye açısından önem taşıyan tarım ve turizm sektörleri de kapsama dahil edildi.
Taksonominin ilerleyen dönemlerde genişletilmesi öngörülüyor. Yeni sektörler ve ekonomik faaliyetler, Teknik Uzman Grubu ile Türkiye Taksonomi Komitesinin çalışmaları doğrultusunda belirlenecek. Teknik Tarama Kriterleri de İklim Değişikliği Başkanlığının resmi internet sitesinden açıklanacak.
REEL SEKTÖRDE RAPORLAMA GÖNÜLLÜ OLACAK
Yeni sistemde reel sektör ile finans sektörü için farklı raporlama uygulamaları öngörülüyor.
Reel sektörün raporlama usul ve esasları İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından belirlenecek. Bu alanda raporlama gönüllülük esasına dayanacak ve yasal zorunluluk bulunmayacak.
Ancak bankalardan veya diğer finans kuruluşlarından yeşil finansman talebinde bulunan şirketlerden taksonomi kriterleri doğrultusunda raporlama yapmaları istenebilecek.
Finans sektörünün raporlama esasları ve şablonları ise SPK, BDDK ve SEDDK tarafından belirlenecek.
FİNANS SEKTÖRÜNDE ZORUNLULUK 2029’DA BAŞLAYACAK
Finans sektörü için taksonomi raporlaması zorunlu olacak. Yönetmeliğe göre sektör, 1 Ocak 2029’dan itibaren raporlama yükümlülüğüne girecek.
Yeni çerçeveyle çevresel açıdan sürdürülebilir faaliyetlerin ortak kriterlerle tanımlanması, yatırım ve finansman süreçlerinde şeffaflığın artırılması ve Türkiye’de yeşil finans piyasasının geliştirilmesi amaçlanıyor.