Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Yörüklerin yaşamı COP31 belgeselinde!

Bakan Murat Kurum, COP31 için hazırlanan “The Yörüks-Yörükler” belgeselini paylaştı. Yapım, Toroslar'dan Balkanlar'a uzanan Yörük yaşamını ve doğayı koruma kültürünü anlatıyor.

ENERJİ 07.11.2026 15:34 Bora Toprak Kasapoğlu Okuma Süresi: 3 dk
Yörüklerin yaşamı COP31 belgeselinde!
Paylaş:
N

Sarıkeçili Yörüklerin göç geleneği, doğayla kurdukları bağ ve günlük yaşamları, COP31 kapsamında hazırlanan bir belgeselle izleyiciye sunuldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, “The Yörüks-Yörükler” adlı yapımı sosyal medya hesabından paylaştı.

COP31 Başkanlığının resmi hesaplarında da yayımlanan belgesel, 45 günlük çekim sürecinin ardından tamamlandı. Toros Dağları'ndaki Yörük ailelerinin yanı sıra Balkanlar'da yaşayan Yörüklerin hikâyelerine de yer verildi.

Belgeselde göçebe yaşam, israftan kaçınma, hayvanlarla kurulan bağ ve doğayı koruma anlayışı farklı kişilerin anlatımlarıyla ele alındı.

KURUM'DAN ORTAK EVİMİZ DÜNYA MESAJI

Bakan Murat Kurum, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 öncesinde paylaştığı belgeselle doğanın korunmasına yönelik mesaj verdi.

Kurum, Yörüklerin yaşam anlayışına ilişkin paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“‘Mutluluk neredeyse ev orasıdır.’ Yörüklerin dünyasında ev, dört duvardan ibaret değildir; gökyüzünün altı, yıldızların hizası, ormanın kucağıdır. Torosların zirvesindeki bu yaşam, COP31 yolunda en yalın gerçeği bir kez daha hatırlatıyor: Ortak evimiz dünya…”

45 GÜNLÜK ÇEKİMDE GÖÇEBE YAŞAM ANLATILDI

“The Yörüks-Yörükler” belgeseli, Yörük kültürünü farklı ailelerin günlük hayatları üzerinden aktarıyor.

Toroslar'da yaşayan ve altı çocuk babası olan Ramazan, belgeselin öne çıkan isimleri arasında bulunuyor. Ramazan, çocukluğunda babasıyla yaptığı bir konuşmayı anlatarak göç geleneğinin kuşaklar boyunca sürdüğünü ifade ediyor:

“Oğul yürümekle yol mu biter? Bizim babamız da yürüdü. Babamın babası da yürüdü, onun babası da yürüdü… Ta Orta Asya’dan yürüyerek geldi. Biz hep böyle yürüyeceğiz… Adımızın da Yörük olmasının sebebi ‘yörü’memizden’ geliyor…”

Ramazan'ın eşi ise Yörük kültürüne bağlılıklarını “Yörük olunmaz Yörük doğulur…” sözleriyle dile getiriyor.

YÖRÜK KADININDAN İSRAFA KARŞI MESAJ

Belgeselde keçi kılından yapılan kara çadırların Yörük aileleri için taşıdığı anlam da anlatılıyor.

Ramazan'ın eşi, ev kavramının yaşanılan yapıyla değil, aile ve mutlulukla ilişkili olduğunu belirterek şunları söylüyor:

“Mutluluk nerdeyse ev orasıdır, kara çadır veya duvar olmuş hiç fark etmez…”

Yörüklerin ihtiyaçlarından fazlasını tüketmemeye özen gösterdiğini anlatan kadın, yiyecek israfına ilişkin de şu ifadeleri kullanıyor:

“Yörükler israfı sevmeyiz. Elimizin ayarı vardır. Kişiye göre yemek ayarlar israf etmezler.”

KUŞ ALİ: ORMAN KENDİMDEN DEĞERLİDİR

Yapımda yaşamını doğanın koşullarına göre sürdüren Kuş Ali'nin anlatımlarına da yer veriliyor.

Su kaynakları ve hava koşullarındaki değişimlere değinen Kuş Ali, “Kar da yağmaz oldu, sular da olmaz oldu” sözleriyle karşılaştıkları güçlükleri anlatıyor.

Ormanın kendisi için taşıdığı değeri ise şöyle ifade ediyor:

“Canımdan ilerdedir benim ormanım. Orman olmazsa benim hiçbir varlığım olmaz. Yediğimiz içtiğimiz bu ormandır. Orman kendimden değerlidir benim yanımda. Ormana zarar geldi mi benim içim sızlıyor… Benim evim, bağımdır, bahçemdir her varlığım ormandır.”

YARALI KEÇİSİNİ BAŞININ ÜZERİNDE TAŞIDI

Belgeselin bir başka bölümünde, ailesiyle mağarada yaşayan Nazım'ın kaybolan yavru keçisi Sabiş'i araması anlatılıyor.

Nazım, ayağı kırılmış halde bulduğu keçisini başının üzerinde taşıyarak ağıla götürüyor.

Eşi ise yaşam koşullarına ilişkin düşüncelerini şu sözlerle paylaşıyor:

“Zor da olsa bize zor gelmiyor. Yaşam şartları bu diyoruz. Yaşamaya uğraşıyoruz…”

Bu hikâyeyle Yörüklerin hayvanlarıyla kurduğu bağ ve günlük yaşamın zorlukları izleyiciye aktarılıyor.

TOROSLAR'DAN BALKANLAR'A UZANAN HİKÂYE

Belgeselin son bölümünde Makedonya'da tarımla uğraşan Hasan ve ailesinin yaşamına odaklanılıyor.

Ailenin üretim süreci ve doğanın koşullarına bağlı yaşamı, “Güneşi bekleyiş, suyu bekleyiş ve hasadı bekleyiş” sözleriyle anlatılıyor.

COP31 için hazırlanan belgesel, farklı coğrafyalarda yaşayan Yörük ailelerinin hikâyeleri üzerinden doğayla uyumlu yaşam ve çevrenin korunması mesajını öne çıkarıyor.

Belgeselin tamamı YouTube üzerinden izlenebiliyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Malatya'da araca gizlenen silahlar ele geçirildi!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Malatya'da araca gizlenen silahlar ele geçirildi!
WhatsApp
İhbar Hattı