SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Gözyaşı kalitesinin iş performansı üzerindeki etkisi

Haber görseli

Dijital çağın en yaygın alışkanlıklarından biri olan uzun süreli ekran kullanımı, sadece göz yorgunluğuna değil, aynı zamanda iş performansında ciddi bir düşüşe de zemin hazırlıyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, gözyaşı kalitesindeki bozulmanın odaklanma süresinden dikkat düzeyine kadar pek çok bilişsel fonksiyonu doğrudan etkilediği konusunda uyarılarda bulundu.

DİJİTAL EKRANLAR VE GÖZ KIRPMA REFLEKSİNDEKİ KRİTİK DÜŞÜŞ

Modern yaşamın bir gereği olarak ekran karşısında geçirilen sürelerin artması, göz yüzeyinin en büyük savunma mekanizması olan göz kırpma refleksini sekteye uğratıyor. Prof. Dr. Aylin Kılıç’ın aktardığı verilere göre, normal şartlarda dakikada ortalama 15 ila 20 kez gerçekleşen göz kırpma eylemi, ekran başına geçildiğinde yarı yarıya azalıyor. Bu durum, göz yüzeyinin olması gerekenden çok daha uzun süre dış dünya ile doğrudan temas etmesine neden oluyor. Sonuç olarak, gözyaşı kalitesi sınırda olan bireylerde yanma, batma ve erken yorgunluk gibi belirtiler kaçınılmaz hale geliyor.

PERFORMANS KAYBININ GİZLİ SEBEBİ: NEDENSİZ YORGUNLUK

Pek çok çalışan gün sonunda hissettiği halsizliği yoğun iş temposuna bağlasa da, Prof. Dr. Kılıç bu "nedensiz yorgunluk" hissinin arkasında aslında gözyaşı instabilitesinin yatabileceğine dikkat çekiyor. Gözyaşı filminin dengesinin bozulması, sadece fiziksel bir rahatsızlık vermekle kalmıyor; odaklanma süresini kısaltarak iş verimliliğini de baltalıyor. Belirgin bir şikayeti olmayan bireylerde dahi, uzun süreli odaklanma gerektiren işlerden sonra yaşanan dikkat dağınıklığı, göz sağlığındaki bu mikroskobik dengesizliklerden kaynaklanabiliyor.

BUT TESTİ VE GÖZ SAĞLIĞINDA 10 SANİYE KURALI

Göz yüzeyinin sağlığını korumak için gözyaşı tabakasının her göz kırpma sonrasında yaklaşık 10 saniye boyunca bozulmadan kalması gerekiyor. Bu sürenin ölçümü, klinik ortamda "Break-Up Time (BUT)" olarak adlandırılan özel bir testle gerçekleştiriliyor. Muayene sırasında mikroskop altında yapılan bu ölçümde, eğer gözyaşı filmi 10 saniyeden önce stabiliteyi kaybediyorsa, göz yüzeyinde instabilite teşhisi konuluyor. Prof. Dr. Kılıç, özellikle dijital ortamlarda çalışanların bu tür operasyonel kayıpları önlemek ve göz yüzeyi sağlığını korumak adına düzenli muayene yaptırmalarının kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.