Bugün 20 Temmuz 2026. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs’a yönelik harekâtının üzerinden 52 yıl geçti. Ada’daki askerî ve siyasi dengeleri değiştiren sürecin başlangıcında, 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen darbe vardı.
LEFKOŞA’DA DARBE, ANKARA’DA ALARM
Atina’daki askerî cuntanın desteklediği Kıbrıs Rum Millî Muhafız Ordusu, Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’u devirdi. Yönetimin başına EOKA mensubu Nikos Sampson getirildi.
Darbenin hedefi, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını öngören “Enosis” planını hayata geçirmekti. Ankara, gelişmeyi Kıbrıs Türk toplumuna ve Ada’daki anayasal düzene yönelik doğrudan tehdit olarak değerlendirdi.
Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın ortaklığındaki hükümet, askerî ve diplomatik seçenekleri görüşmek üzere art arda toplantılar yaptı.
İNGİLTERE ORTAK MÜDAHALEYE YANAŞMADI
Türkiye, askerî harekâttan önce diğer garantör ülke İngiltere ile ortak hareket etme seçeneğini değerlendirdi. Ecevit, 17 Temmuz’da Londra’ya giderek İngiliz hükümetiyle görüştü.
İngiltere’nin ortak müdahaleye yanaşmaması üzerine Türkiye, Garanti Antlaşması’ndan doğan hakkını kullanarak tek başına harekete geçme kararı aldı.
20 TEMMUZ SABAHI ÇIKARMA BAŞLADI
Türk Silahlı Kuvvetleri, 20 Temmuz 1974 sabahı denizden çıkarma ve havadan indirme birliklerinin görev aldığı harekâtı başlattı.
Amfibi birlikler Girne yakınlarındaki Yavuz Çıkarma Plajı’ndan Ada’ya girerken paraşütçü komandolar Lefkoşa’nın kuzeyine indirildi. İlk hedef, Girne kıyısındaki birliklerle Lefkoşa çevresindeki kuvvetlerin bağlantısını sağlamaktı.
Harekâta 5 muhrip, 4 denizaltı, 5 koruma hücumbotu ve 31 çıkarma gemisinin katıldığı, ilk aşamada yaklaşık 2 bin askerin kıyıya taşındığı aktarılıyor.
Bülent Ecevit, harekâtın başladığını açıklarken Türkiye’nin yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek amacıyla Ada’ya gittiğini söyledi.
İLK HAREKÂT ÜÇ GÜN SÜRDÜ
21 Temmuz’da Rum kuvvetleri Türk birliklerine yoğun saldırılar düzenledi. Ertesi gün 39’uncu Piyade Tümeninin Ada’ya ulaşmasıyla Girne ve Lefkoşa çevresindeki birlikler birleşti.
Girne Kalesi ile Beşparmak Dağları’ndaki bazı bölgeler kontrol altına alındı. Birleşmiş Milletlerin çağrısı üzerine 22 Temmuz akşamı ateşkes yürürlüğe girdi.
Türk birliklerinin ulaştığı Hamitköy gibi yerleşimlerde askerler Kıbrıslı Türkler tarafından karşılandı. Bu anlar, harekâtın hafızalara kazınan fotoğrafları arasında yer aldı.
“AYŞE TATİLE ÇIKSIN” PAROLASI
Ateşkesin ardından Türkiye, İngiltere ve Yunanistan Cenevre’de görüşmelere başladı. Ancak Kıbrıs Türk yerleşimlerinin güvenliği ve kurulacak yeni yönetim konusunda uzlaşma sağlanamadı.
Dışişleri Bakanı Turan Güneş, görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine Ankara’ya “Ayşe tatile çıksın” mesajını gönderdi. Kamuoyunda zaman zaman ilk harekâtla ilişkilendirilen parola, 14 Ağustos’ta başlayan ikinci harekâtın işaretiydi.
Türk birlikleri iki gün içinde Mağusa, Lefkoşa ve Lefke hattına ulaştı. İkinci harekât, 16 Ağustos akşamı ateşkesin kabul edilmesiyle sona erdi. Ada’nın kuzeyindeki yaklaşık yüzde 36’lık alan Türk kuvvetlerinin kontrolünde kaldı.
498 TÜRK ASKERİ ŞEHİT OLDU
Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Türk Silahlı Kuvvetlerinden 498 asker şehit oldu. Kıbrıs Türk tarafında da mücahitler ve siviller hayatını kaybetti.
Harekâtın ardından 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Rauf Denktaş devlet ve meclis başkanı oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ise 15 Kasım 1983’te ilan edildi.
ABD AMBARGOSU YERLİ ÜRETİMİ HIZLANDIRDI
ABD Kongresi, harekâtın ardından Türkiye’ye yönelik silah ambargosu kararı aldı. Ambargo 5 Şubat 1975’te yürürlüğe girdi.
Türkiye buna karşılık ülkedeki Amerikan askerî tesislerinin faaliyetlerini sınırlandırdı ve tesisleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin denetimine aldı. Ambargo, Türkiye’nin dışa bağımlı savunma yapısını yeniden değerlendirmesine neden oldu.
ASELSAN’ın 1975’te kurulmasıyla askerî haberleşme sistemlerinde yerli üretim çalışmalarına hız verildi. Sonraki yıllarda HAVELSAN ve ROKETSAN gibi kuruluşlarla savunma sanayisinin kurumsal yapısı genişledi.