Ankara’da düzenlenen “NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma” konferansında, küresel güvenlik mimarisindeki dönüşüm ve NATO’nun geleceği ele alındı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, uluslararası sistemde yaşanan kırılmalara ve Türkiye’nin ittifak içindeki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
KÜRESEL DÜZENDE YAPISAL KIRILMA
Uluslararası sistemde eş zamanlı ve çok katmanlı krizlerin yaşandığını vurgulayan Duran, bu sürecin geçici değil, yapısal bir dönüşüm olduğuna dikkat çekti.
“Uluslararası düzen, çok boyutlu ve derin bir kırılma yaşıyor.” diyen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, mevcut güvenlik ortamının yeniden tanımlanması gerektiğini ifade etti.
Soğuk Savaş sonrası dönemde değişen güvenlik anlayışının bugün daha farklı bir boyuta taşındığını belirten Duran, NATO’nun bu yeni tabloya uyum sağlamak zorunda olduğunu dile getirdi.
NATO’DA DÖNÜŞÜM ÇAĞRISI
İttifakın karşı karşıya olduğu yeni tehditlere değinen Duran, NATO’nun klasik savunma yaklaşımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi.
“NATO, yapısal savaş ortamında kendisini dönüştürerek dayanıklılığı, caydırıcılığı ve kriz yönetimini merkeze alan güçlü ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundadır.” ifadelerini kullanan Duran, ittifakın dönüşüm ihtiyacını vurguladı.
Üye ülkeler arasındaki farklı önceliklerin zaman zaman görüş ayrılıklarına yol açtığı da konuşmasında yer buldu.
TÜRKİYE’NİN İTTİFAKTAKİ ROLÜ
Türkiye’nin NATO içindeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burhanettin Duran, ülkenin jeopolitik avantajlarına dikkat çekti.
“Türkiye, bu bağlamda NATO'ya, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çok ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir.” sözleriyle Türkiye’nin ittifak için önemine işaret etti.
Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki rolüyle öne çıkan Türkiye’nin, farklı güvenlik başlıklarını birlikte ele alan yaklaşımıyla dikkat çektiği belirtildi.
DİPLOMASİ VE KRİZ YÖNETİMİ
Konuşmasında diplomasi vurgusunu öne çıkaran Duran, Türkiye’nin uluslararası krizlerde aktif rol üstlendiğini ifade etti.
“Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz.” sözleriyle Türkiye’nin yaklaşımını ortaya koydu.
Türkiye’nin farklı coğrafyalarda yürüttüğü temaslarla barışın sağlanmasına katkı sunduğu belirtildi.
LÜBNAN AÇIKLAMASI
Bölgesel gelişmelere de değinen Duran, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına dikkat çekti.
“Ateşkese rağmen, Netanyahu hükümeti, Lübnan'a yönelik saldırıları ile barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef almayı sürdürmektedir.” değerlendirmesinde bulunan Duran,
“Türkiye olarak Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyor, uluslararası toplumu bir an evvel harekete geçmeye davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
İLETİŞİM VE HİBRİT TEHDİTLER
Günümüz güvenlik anlayışında iletişim alanının kritik rolüne dikkat çeken Burhanettin Duran, bu alanın artık doğrudan çatışmaların bir parçası haline geldiğini belirtti.
“İletişim alanı; dezenformasyon, algı yönetimi, yapay zeka tabanlı sahte içerikler ve daha nice unsurla artık çatışma ve savaşların bizzat parçası haline gelmiştir.” sözleriyle yeni nesil tehditlere işaret etti.
Konferansta yapılan değerlendirmelerde, NATO’nun mevcut krizler karşısında izleyeceği yol haritası ve Türkiye’nin bu süreçteki konumu çok boyutlu şekilde ele alındı.