Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgesel gerilimlerin tırmandığı bir dönemde yarın Katar’a kritik bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre; ikili ve heyetler arası görüşmelerde Türkiye-Katar stratejik ortaklığının yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve İsrail'in bölgeyi sarsan saldırganlığı en önemli gündem maddelerini oluşturacak.
YÜKSEK STRATEJİK KOMİTE İÇİN HAZIRLIKLAR BAŞLIYOR
Ziyaretin öncelikli maddelerinden biri, 2026 yılı içerisinde Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Yüksek Stratejik Komite’nin 12'nci toplantısına yönelik ön hazırlıklar olacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani’nin başkanlık edeceği zirve öncesinde, iki ülke arasındaki projeler Bakan Fidan tarafından gözden geçirilecek.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE BÖLGESEL GÜVENLİK GÖRÜŞÜLECEK
Bakan Fidan'ın çantasındaki en kritik dosyalardan biri de Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz. Mart ve nisan aylarında Katar’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından Türkiye’nin desteğini bir kez daha teyit etmesi beklenen Fidan, seyrüsefer serbestisinin önemine vurgu yapacak. Bölgesel güvenlik ve ekonomik istikrarın korunması adına Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın aşılması için diplomatik çözüm yolları masaya yatırılacak.
STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ VE SAVUNMA HAMLELERİ MASADA
Bölgedeki güncel gelişmelerin askeri ve savunma sanayii iş birliğinin değerini artırdığına dikkat çekecek olan Fidan, bağlantısallık projelerinin bölgesel istikrar için stratejik önem taşıdığını belirtecek. Körfez’deki ihtilafların kalıcı olarak sona erdirilmesinin acil bir öncelik olduğu vurgulanırken, İsrail’in istikrarı bozucu faaliyetlerine karşı "bölgesel sahiplenme" anlayışıyla ortak hareket edilmesi çağrısı yapılacak.
İSRAİL'İN SALDIRGANLIĞINA KARŞI ORTAK TAVIR
Bakan Fidan, Gazze ve Batı Şeria’da yaşanan insani felaketi uluslararası toplumun gündeminde tutmak adına Katar ile eşgüdümü artırmayı hedefliyor. Netanyahu hükümetinin barış çabalarını baltalayan politikalarına karşı müteyakkız olunması gerektiğini belirtecek olan Fidan'ın, Lübnan’ın toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrarsızlığın derinleşmesini önlemek adına hayati olduğunu vurgulaması öngörülüyor.