Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), kamuoyunda tartışılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin kasıtlı bir zamanlamayla Sevr Antlaşması'nın yıl dönümünde TBMM Genel Kurulu'na getirildiği" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
"TBMM'NİN TAKVİMİ ANAYASAL USULLERE GÖRE YÜRÜTÜLMEKTEDİR"
DMM'nin resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların kamuoyunu yanıltmayı ve manipüle etmeyi amaçladığı vurgulandı. TBMM'nin tarihi rolüne ve çalışma düzenine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Gazi Meclisimiz, Sevr dayatmasını yırtıp atan, Milli Mücadele'yi zafere ulaştıran birlik ve beraberliğimizin nişanesi, millet iradesinin tecelligahıdır. TBMM'nin çalışma takvimi de anayasal usuller ve yasama süreçleri çerçevesinde yürütülmektedir. Bu süreçlerin, art niyetli sembolik eşleştirmelerle ilişkilendirilmeye çalışılması, toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyondur."
"KANUN TEKLİFİ İÇ CEPHENİN TAHKİM EDİLMESİNİ AMAÇLAYAN TARİHİ BİR ADIMDIR"
Yasa teklifinin amacına ve toplumsal birliğe değinilen açıklamanın devamında, vatandaşlara asılsız iddialara karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı:
"Yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı tek yürek olan aziz milletimiz, bugün de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında kenetlenmiş, dayanışmasını her alanda pekiştirmeye kararlılıkla devam etmektedir. Söz konusu kanun teklifi iç cephemizin tahkim edilmesini, milli dayanışmamızın daha da perçinlenmesini amaçlayan tarihi bir adımdır. Bin yıllık kardeşliğimizi, ortak geleceğimizi ve milli birlikteliğimizi hedef alan bu tür fitne odaklarına karşı vatandaşlarımızın hassas olması, asılsız iddialara itibar etmeyerek yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması büyük önem taşımaktadır."